Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2025/558 E., 2025/4456 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/558 E., 2025/4456 K. (24.06.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/558
Karar No
2025/4456
Karar Tarihi
24.06.2025
Konu
Tazminat

11. Hukuk Dairesi 2025/558 E. , 2025/4456 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1176 Esas, 2024/1405 Karar HÜKÜM : Davanın usulden reddine Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... marka kamyonunu dava dışı ... Otomotiv şirketinden 22.09.2011 tarihinde satın almış olduğunu, davalı firmanın ise satışa konu aracı üreten şirketin Türkiye temsilcisi olduğunu, aracın hafriyat alımı işinde çalıştığı sırada bomba gibi bir gürültü ile patlaması sonucunda aracın içindeki şirket çalışanı şoförün yaralandığını, müvekkilinin aleyhine açılan tazminat davası sonucunda 393.500,00 TL ödemek zorunda kaldığını, bu dava kapsamında alınan raporlardan 12.10.2015 tarihli raporda kazanın oluşumuna araçtaki üretim hatasının neden olduğunun belirtildiğini, ancak yargılamayı yapan mahkemece bu rapora itibar edilmediğini ve verilen kararın kesinleştiğini, daha sonra SGK tarafından davacı aleyhine ikame edilen davada alınan raporda yine kazanın oluşumuna araçtaki üretim hatasının neden olduğunun belirtildiğini, müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığı iş kazası neticesinde kazazedeye ödemek durumunda kaldığı tazminatın, olayın meydana gelmesinde kusurlu olduğu düşünülen davalı şirkete rücu edilmesi gerektiğini ileri sürerek şimdilik 50.000,00 TL'nin ödeme tarihinde itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; huzurdaki davanın zamanaşımını nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, davaya konu edilen iş kazasının oluşumunda davacı şirketin kusurlu ve sorumlu olduğunun İstanbul 17. İş Mahkemesinin 2013/106 E. ve 2017/1088 K. sayılı ilamı ile kesinleşmiş bulunduğunu, artık farklı kusur ve sorumluluk oranı belirlenemeyeceğini, kazanın oluş şekli ile sabit olduğu üzere aracın kabinindeki sol ön camının kırılmış olduğunu, camın açılır kapanır özellikte hareketli bir yapıya sahip olduğunu ve teknik olarak raporda belirtildiği üzere gerilmesi, genleşmesi veya hatalı montaj nedeni ile patlamasının mümkün olmadığını, huzurdaki davanın mezkûr camın üreticisi ... Fabrikaları A.Ş.’ye ihbarı gerektiğini, müvekkili şirketin imalat hatası nedeni ile patladığı iddia edilen camın üreticisi olmadığını, ...Fabrikaları A.Ş.’den tedarik edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacının tüketici olmadığı, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Kanunu'nun (6502 sayılı Kanun) ithalatçıya getirdiği yükümlülüklerin ticari satışta söz konusu olmadığı, davalı ... - ... Türk A.Ş.’nin sadece garanti belgesinde taahhüt ettiği hususlarda sorumlu olduğu, dosya içerisine ibraz edilmiş garanti belgesi olmadığı, davacı tarafça davaya konu aracın garanti belgesinin olduğu iddia edilmediği gibi istinaf sebebi olarak da ileri sürülmediği, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesince davalı ... - ... Türk A.Ş. hakkındaki davanın reddi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, Dairece bozmaya uyularak yeniden karar verildiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının, dava dışı ... Otomotiv şirketinden satın almış olduğu aracın ayıplı imal edilmiş olması iddiasına dayalı olarak işçisine ödemiş olduğu tazminatın davalıdan rücuen tazmini istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/3 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

V. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 24.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 7cef7ffea707bc7a 5049716afdc9942b

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı