11. Hukuk Dairesi 2025/547 E. , 2025/5566 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1254 Esas, 2024/1510 Karar HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/180 E., 2021/68 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirketin 2004/02152, 2004/17890, 2004/02150, 2011/76454, 2014/109106, 2015/27750 ve 2015/27761 sayılı ''...'', ''... + şekil'', ''... ...'', ''...'', ''...'', ''... ...'' ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin ise bu markalarla karıştırılma ihtimali doğuracak derecede benzer nitelikteki ''...'' ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2019/41901 numarasını alan başvurunun Resmî Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itiraz edildiğini ancak itirazın reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından kesin olarak reddedildiğini, oysa dava konusu marka ile müvekkili markasının benzer olduğunu, hemen hemen aynı harflerden oluştuğunu, ibarelerinin aynı harfle başlayıp aynı harfle bittiğini, baş ve son harflerinin aynı olduğunu, sesçil olarak birbirini çağrıştırdığını, ibarelerin yazılış, okunuş, görsel ve işitsel olarak benzer olduğunu, bu nedenle ilgili tüketici nezdinde ilişkilendirilme ve karıştırılma olasılığına yol açacak düzeyde bulunduğunu, ''...'' ibaresinin Fransızca kökenli bir kelime olup Türkçe okunuşunda ''ion'' harflerinin ''yon'' şeklinde telaffuz edildiğini, bu sebeple ''...'' ile ''...'' ibarelerinin kulakta bıraktığı etkinin benzer olduğunu, ayrıca müvekkili markası ile dava konusu markanın aynı sınıfları kapsaması nedeniyle iltibasın ortaya çıktığını ileri sürerek dava konusu YİDK kararının iptaline ve 2019/41901 sayılı ''...'' ibareli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, markaların görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de dâhil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer olmadıklarını, başvuru konusu marka ile itiraz gerekçesi markalar incelendiğinde yalnızca ''ka-'' hecesiyle başlayıp ''-on'' hecesiyle bitmelerinin markaları benzer kılmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin ''... Lojistik Teknolojileri A.Ş.'' unvanlı şirketin kurucusu ve yönetim kurulu başkan yardımcısı olduğunu, firmanın 28.01.2020 tarihinden bu yana ticari faaliyetlerini sürdürdüğünü, davacı tarafından gerekçe olarak gösterilen markalar ile müvekkiline ait marka arasında iltibas bulunmadığını, davacı tarafça markaların parçalara bölünerek yapay bir benzerlik yaratılmaya çalışıldığını, müvekkiline ait markanın bir bütün halinde farklı bir kelimeden oluştuğunu ve taraf markalarının tüketici nezdinde bıraktığı izlenimin farklı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davaya konu marka kapsamında 42. sınıfta tescilli emtianın birebir şekilde davacı ... emtiasında yer aldığı, başvurunun standart karakterle yazılmış ''...'' ibaresinden oluştuğu, davacı ... davalı markalarının ayırt edici esaslı unsurunun ... ve ... olduğu, ... kelimesinin bir akarsuyun kalkerli bir alanda oyarak oluşturduğu, bir kıvrımı keserek iki yandaki çukurlukları birleştiren, dar ve boğaz biçimindeki vadi, dar boğaz, kapuz, kısık, klüz anlamına geldiği, ... kelimesinin Latincenin köklerinden türediği ve Fransızca kökenli ... kelimesinden yayıldığı, bu kelimenin dünya üzerindeki birçok dilde anlamsal ve işitsel karşılığının bulunduğu, Türkçe'de ... anlamına geldiği, taraf markaları arasında anlamsal olarak benzerlik bulunmadığı, ...-... kelimeleri açısından harflerin dizilimsel bir ortaklık taşısa da dava konusu markada ikinci hecede yer alan ''mi'' harflerinin markaları görsel anlamda birbirinden uzaklaştırmaya yeterli bir algı oluşturduğu, davalının başvurusunun davacı markaları açısından tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yarar sağlayabileceği veya markanın itibarına zarar verebileceği kanaatine varılamadığından dosya içeriği itibarıyla 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/5 hükmünde yer alan koşulların oluşmadığı gibi taraf markaları arasında SMK’nın 6/1 hükmü anlamında karıştırılma tehlikesi bulunmadığı ve dolayısıyla tanınmışlığın da bu duruma bir etkisinin olmayacağı, somut olayda davalı şahsın başvurusunun kötüniyetli olduğuna dair somut verilerin dosyada yer almadığı, davalının kötüniyetli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 22.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.