11. Hukuk Dairesi 2025/1013 E. , 2025/5575 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1494 Esas, 2024/1925 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/50 E., 2024/215 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıdan alacaklı olan dava dışı ... AG'nin alacağını müvekkiline temlik ettiğini, alacağın tahsili için İsviçre'de açılan davanın, İsviçre St. Gallen Kantonu Mahkemeleri Wil Bölge Mahkemesince 24.01.2022 tarihinde kabulüne karar verildiğini ileri sürerek bahse konu kararın tanınmasına ve tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (MÖHUK) 53. maddesi uyarınca, yabancı mahkeme ilamının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslının ve ilamın keşinleştiğini gösteren o ülke makamlarınca usulen onanmış tercümesinin dosyaya sunulması gerektiğini, müvekkilinin yabancı mahkeme kararından eldeki dava ile haberdar olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile MÖHUK'un 53. maddesinde tenfiz dilekçesi ile sunulması gereken belgelere yer verildiği, buna göre yabancı mahkeme ilamının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilamı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilamın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesinin sunulması gerektiği, tarafları ... AG ve ... olan asıl davada, davacı tarafından dosyaya sunulan temlik sözleşmesine göre, mahkeme kararı ile hükme bağlanan alacağın temlik alındığı, tenfizi istenen ilamın usulüne uygun olarak kesinleştiğini gösteren, o ülke makamlarınca usulen onanmış tercümesinin sunulması yönünde davacı vekiline verilen ara karar gereği işlem yapılmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça, dava dilekçesinin ekinde tanınması ve tenfizi talep edilen yabancı mahkeme ilamının apostil şerhinin sunulmadığı, mahkemece 14.09.2023 tarihli celsede bunun için davacı vekiline 60 günlük kesin süre verildiği, kesin süreye riayet edilmediği takdirde belge sunumundan vazgeçmiş sayılacağının ihtar edildiği, duruşmanın 15.02.2024 tarihine bırakıldığı, davacı vekili tarafından 25.09.2023 tarihinde mahkeme yazı işlerine evrak sunulduğu, tenfizi talep edilen 24.01.2022 tarihli kararın apostilli örneğinin ve yeminli tercümesinin mahkeme kasasında muhafaza etmek üzere elden teslim edildiğine dair personel tarafından kayıt oluşturulduğu görülmekte ise de, evrak içinde yabancı mahkeme ilamı ve tercümesi bulunduğu halde apostil şerhi ve tercümesine rastlanmadığı, apostil şerhi ve tercümesinin davacı tarafça kesin süreden sonra 21.03.2024 tarihinde sunulduğu, apostil şerhinin 15.02.2024 tarihli olduğu dikkate alındığında davacı tarafın kesin süreye riayet etmediği, dava şartı niteliğinde olan bu hususun yerine getirilmediği anlaşıldığından Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının ve özellikle apostil şerhinin 15.02.2024 tarihinde düzenlendiğinin anlaşılmasına, bu tarihten önce davacı vekilinin 14.09.2023 tarihli ara karar gereği mahkeme kararını sunduklarını belirtir dilekçesi üzerine zabıt katibinin düşmüş olduğu 25.09.2023 tarihli şerhe hukuki değer verilemeyecek olmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 22.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.