Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/315 E., 2025/5563 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/315 E., 2025/5563 K. (22.09.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/315
Karar No
2025/5563
Karar Tarihi
22.09.2025
Konu
Tazminat

11. Hukuk Dairesi 2025/315 E. , 2025/5563 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/892 Esas, 2024/2025 Karar BİRLEŞEN BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ 2019/441 E. SAYILI DOSYASI HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/312 E., 2021/230 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada taraf vekilleri-birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA 1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan eser sözleşmesi gereğince müvekkilinin üzerine düşen edimleri yerine getirmesine karşın davalının 2018 yılının son aylarında FETÖ/PYD soruşturması kapsamında tutuklanması ve medyada bunun geniş yer tutması üzerine dağıtımı yapılan kitapların müvekkiline iade edildiğini, satışı imkansız hale gelen ve iade edilen eserlere istinaden davacının telif bedeli ödeme yükümlülüğünün kalmadığını, buna rağmen davalı tarafından icra takibi başlatıldığını ileri sürerek takip dosyasına ödenen 106.983,00 TL'lik kısmın istirdadını talep etmiştir. 2.Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; müvekkili tarafından yazılan üç adet kitap ve e-kitap ile ilgili yapılan sözleşme gereğince kitapların ilk basımlarının yapılarak dağıtımlarının ve satışlarının gerçekleştirilmesine rağmen davalı tarafından ödemede bulunulmadığını, halen yürürlükte bulunan sözleşmenin 6. maddesinde fesih şartlarının belirlendiğini, müvekkilinin kitaplarıyla ilgili baskı, satış ve toplatmaya dair herhangi bir mahkeme kararı bulunmadığı halde karşı yanca satışların durdurulması ve baskının devam ettirilmemesi nedeniyle yüksek miktarda zarara uğradığını ileri sürerek davalı ... Kitapevi Yayın Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin haksız ve hukuka aykırı olarak gerçekleşmiş eylemlerinden ötürü sözleşme gereği edimini yerine getirmemesinden kaynaklı belirsiz alacak davası olarak açtıkları davada şimdilik 5.000,00 TL maddi ve 45.000,00 TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini ve 27.09.2018 tarihli mali hakların devrine ilişkin sözleşmenin feshini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. 2.Davalı vekili birleşen dosyada davaya cevap dilekçesinde; eser sahibi olan davacıya gerekli ödemelerin yapıldığını, zarara uğramadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dosya yönünden davacının davasının kısmen kabulüne, 7.479,29 TL'nin ıslah tarihi olan 30.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine; birleşen davaya ilişkin olarak yapılan değerlendirmede ise, akdin feshine ilişkin irade beyanının birleşen dava davacısı tarafından tek taraflı öne sürebilmesi mümkün olup, feshin tespitinin talep edilmediği, dolayısıyla adı geçenin hukuki yararının bulunmaması nedeni ile bu istem yönünden dava şartının gerçekleşmediği, tazminat taleplerine gelince; davacının hem sözleşmeyi feshettiğini bildirip hem de sözleşme gereği davalı tarafın edimini hiç ya da eksik yerine getirmesinden kaynaklı uğramış olduğu maddi zararını istemesinin mümkün olmadığı, icra yoluyla da olsa davacının sözleşme gereği olan tahakkuk etmiş alacağını tahsil ettiği, dolayısıyla davacının maddi tazminat talebinin de yerinde olmadığı, davalı tarafından yalnızca sözleşme kapsamında ödenen paranın yeni duruma göre iadesinin istenildiği, davacı yazarın ceza soruşturması nedeniyle kitapların satılamadığından bahsedildiği, bu itibarla manevi tazminatın koşullarının da oluşmadığı gerekçeleri ile birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm, asıl davada taraf vekilleri, birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, asıl davada taraf vekilleri, birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, davacı tarafından icra yoluyla ödenen bedelin istirdadı; birleşen dava, sözleşmenin feshi ile maddi ve manevi tazminatın tahsili istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Taraf vekillerinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla HMK'nın 352/1(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre asıl davada davacının reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktar 99.553,71 TL, davalı aleyhine kabul edilen meblağ ise 7.479,29 TL olup, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığından taraf vekillerinin asıl davaya yönelik temyiz istemlerinin ayrı ayrı miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. 2.Birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin asıl davaya yönelik temyiz istemlerinin MİKTARDAN REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde birleşen davada davacıya iadesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde asıl davada davacıya iadesine, 22.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 1643c644f9e48e92 7b072faa5512ae23 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 11. Hukuk Dairesi 2025/315 E. , 2025/5563 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/892 Esas, 2024/2025 Karar BİRLEŞEN BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ 2019/441 E. SAYILI DOSYASI HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/312 E., 2021/230 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada taraf vekilleri-birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA 1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan eser sözleşmesi gereğince müvekkilinin üzerine düşen edimleri yerine getirmesine karşın davalının 2018 yılının son aylarında FETÖ/PYD soruşturması kapsamında tutuklanması ve medyada bunun geniş yer tutması üzerine dağıtımı yapılan kitapların müvekkiline iade edildiğini, satışı imkansız hale gelen ve iade edilen eserlere istinaden davacının telif bedeli ödeme yükümlülüğünün kalmadığını, buna rağmen davalı tarafından icra takibi başlatıldığını ileri sürerek takip dosyasına ödenen 106.983,00 TL'lik kısmın istirdadını talep etmiştir. 2.Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; müvekkili tarafından yazılan üç adet kitap ve e-kitap ile ilgili yapılan sözleşme gereğince kitapların ilk basımlarının yapılarak dağıtımlarının ve satışlarının gerçekleştirilmesine rağmen davalı tarafından ödemede bulunulmadığını, halen yürürlükte bulunan sözleşmenin 6. maddesinde fesih şartlarının belirlendiğini, müvekkilinin kitaplarıyla ilgili baskı, satış ve toplatmaya dair herhangi bir mahkeme kararı bulunmadığı halde karşı yanca satışların durdurulması ve baskının devam ettirilmemesi nedeniyle yüksek miktarda zarara uğradığını ileri sürerek davalı ... Kitapevi Yayın Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin haksız ve hukuka aykırı olarak gerçekleşmiş eylemlerinden ötürü sözleşme gereği edimini yerine getirmemesinden kaynaklı belirsiz alacak davası olarak açtıkları davada şimdilik 5.000,00 TL maddi ve 45.000,00 TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini ve 27.09.2018 tarihli mali hakların devrine ilişkin sözleşmenin feshini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. 2.Davalı vekili birleşen dosyada davaya cevap dilekçesinde; eser sahibi olan davacıya gerekli ödemelerin yapıldığını, zarara uğramadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dosya yönünden davacının davasının kısmen kabulüne, 7.479,29 TL'nin ıslah tarihi olan 30.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine; birleşen davaya ilişkin olarak yapılan değerlendirmede ise, akdin feshine ilişkin irade beyanının birleşen dava davacısı tarafından tek taraflı öne sürebilmesi mümkün olup, feshin tespitinin talep edilmediği, dolayısıyla adı geçenin hukuki yararının bulunmaması nedeni ile bu istem yönünden dava şartının gerçekleşmediği, tazminat taleplerine gelince; davacının hem sözleşmeyi feshettiğini bildirip hem de sözleşme gereği davalı tarafın edimini hiç ya da eksik yerine getirmesinden kaynaklı uğramış olduğu maddi zararını istemesinin mümkün olmadığı, icra yoluyla da olsa davacının sözleşme gereği olan tahakkuk etmiş alacağını tahsil ettiği, dolayısıyla davacının maddi tazminat talebinin de yerinde olmadığı, davalı tarafından yalnızca sözleşme kapsamında ödenen paranın yeni duruma göre iadesinin istenildiği, davacı yazarın ceza soruşturması nedeniyle kitapların satılamadığından bahsedildiği, bu itibarla manevi tazminatın koşullarının da oluşmadığı gerekçeleri ile birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm, asıl davada taraf vekilleri, birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, asıl davada taraf vekilleri, birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, davacı tarafından icra yoluyla ödenen bedelin istirdadı; birleşen dava, sözleşmenin feshi ile maddi ve manevi tazminatın tahsili istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Taraf vekillerinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla HMK'nın 352/1(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre asıl davada davacının reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktar 99.553,71 TL, davalı aleyhine kabul edilen meblağ ise 7.479,29 TL olup, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığından taraf vekillerinin asıl davaya yönelik temyiz istemlerinin ayrı ayrı miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. 2.Birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin asıl davaya yönelik temyiz istemlerinin MİKTARDAN REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde birleşen davada davacıya iadesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde asıl davada davacıya iadesine, 22.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 1643c644f9e48e92 7b072faa5512ae23 ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı