Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/5232 E., 2025/6051 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/5232 E., 2025/6051 K. (09.10.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5232
Karar No
2025/6051
Karar Tarihi
09.10.2025

11. Hukuk Dairesi 2025/5232 E. , 2025/6051 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/817 Esas, 2025/1125 Karar HÜKÜM : Direnme-Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/36 E., 2020/242 K. Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin “...” ad ve logolu televizyon kanalını uzun yıllardır kullandığını, izleyici tarafından tanınmış ve bilinen bir marka yaptığını, müvekkilinin “...” ibaresi içerir muhtelif markaların sahibi olduğunu, yine müvekkilinin ...alan adlı ... sitesinden ... yayını yaptığını, davalı gerçek kişinin “...” şeklinde 38, 42... . sınıflarda tescil başvurusuna konu ettiği 2016/... sayılı markanın müvekkili şirkete ait olan ve uzun yıllardır faaliyet gösteren “...” markaları ile benzerlik gösterdiğini, başvuruya yapılan itirazın Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından nihai olarak reddedildiğini, özellikle aynı sınıf mal ve hizmetlerde markaların iltibas ihtimalinin daha da kuvvetleneceğini, dava konusu “...” markasının tescilinin müvekkili, markasının itibarına ve tanınmışlığına zarar verebileceğini, davalının anılan ibareyi tescil başvurusuna konu etmesinin hiçbir haklı nedeninin bulunmadığını, davalının kötüniyetli olduğunu, haksız rekabete sebebiyet vereceğini ileri sürerek 2017-M-10437 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu marka ile itiraza dayanak markaların farklı olduklarını, dava konusu markada itiraz markalarında yer almayan şekil unsurlarına ayrıca “...” ibaresinin de eklendiğini, markalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde görsel, işitsel ve de kavramsal olarak birbirleri ile kıyaslanmayacak derecede farklılık arz ettiğini, ... ibaresinin tek başına ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, anılan ibarenin günün ... saatini ifade eden yaygın kullanımı bulunan bir işaret olduğunu, dolayısıyla markaların bütünü ile bıraktıkları algıların birbirlerinden farklılaştığını, önceye dayalı kullanım ve tanınmışlık koşullarının oluşmadığını, haksız rekabet ve kötüniyet gerekçeli itirazlara, markalar benzer olmadığından ve sunulan bilgi ve belgeler yeterli olmadığından, işbu dava kapsamında itibar edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... Gürsoy davaya cevap vermemiştir.

III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, uyuşmazlık konusu ibarenin yayıncılık sektöründe herkesin kullanımına açık, hatta ... saat yayın yapıldığı anlamında sektörde sıkça kullanılan "..." ibaresi olduğu, bu ibarenin bir kişinin tekeline bırakılmasının, yayıncılık sektörünü olumsuz etkileyeceği, öte yandan dava konusu başvurunun kobilere yönelik ... saat yayın yapan bir kanal anlamında kullanıldığı izlenimini veren "..." ibareli olduğu, mavi renkte "..." sözcüğü ve yeşil renkle yazılmış "..." şeklinde oluşturulduğu, köşesinde ise bir saat figürüne yer verildiği, davacı markalarının ise turuncu bir daire içerisinde ... sayısından oluştuğu, daire ile saat algısı yaratılmaya çalışıldığı, bilirkişi raporunda da vurgulandığı üzere, taraf markalarında ortak unsur olan "..." sayısının, markalarda kullanılan ve zaman algısı yaratan şekil unsuru ile birlikte değerlendirildiğinde, günün ... saatini ifade etmek üzere kullanıldığı ve uyuşmazlık konusu 38. sınıftaki "Radyo ve televizyon yayın hizmetleri. Haberleşme hizmetleri (internet servisi sağlama hizmetleri dahil). Haber ajansı hizmetleri. " yönünden yaygın kullanılan, ayırt ediciliği son derece zayıf bir ibare olduğu, dava konusu başvurudaki sair kelime ve şekil unsurlarının yeterli ayırt ediciliği sağladığı, bunun yanında sayıların hiç kimsenin tekeline verilemeyeceği de gözetildiğinde, taraf markaları arasında, dikkatli ve seçici kişilerden oluşan ortalama alıcı kitlesi nezdinde benzerlik ve karıştırılma tehlikesinin oluşmadığı gerekçesiyle eski hükümde direnilmesine, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/5 hükmü gereğince Dairemizce yeniden yapılan incelemede; yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde Bölge Adliye Mahkemesince verilen direnme kararında bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. V.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 ve 373/5 hükümleri uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 09.10.2025 tarihinde kesin olarak oy çokluğuyla karar verildi. MUHALEFET ŞERHİ Dava, başvuru ve itiraza mesnet markalar arasında ortalama tüketiciler nezdinde ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali olacak şekilde benzerlik bulunup bulunmadığına ilişkindir. Her iki markada da esas unsur ... ibaresidir. Davalının .. ibaresine "..." ibaresini ekleyerek markayı farklılaştırıp farklılaştırmadığı ve iltibas değerlendirmesinin bilinçli kullanıcılar mı dikkate alınarak ya da ortalama tüketici düzeyinde mi değerlendirmesi gerektiği hususu sayın çoğunlukla görüş ayrılığını oluşturmaktadır. TV yayınları tüm tüketici kesimleri tarafından izlenmektedir. Bu nedenle her iki marka arasında iltibas tehlikesi olduğu, "..." kelimesi ile şekil ve renk unsurları yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı dikkate alınarak, sayın çoğunluğun İstinaf Mahkemesinin direnme kararının onamasına katılmamaktayım.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı