Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/2675 E., 2025/6060 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/2675 E., 2025/6060 K. (09.10.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2675
Karar No
2025/6060
Karar Tarihi
09.10.2025
Konu
Tazminat, Tapu, Miras

11. Hukuk Dairesi 2025/2675 E. , 2025/6060 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/451 Esas, 2025/126 Karar HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 304.000,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle uygulanması gereken 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların dava dışı ... A.Ş. ile 07.01.2005 tarihli genel kredi sözleşmesi yaparak ticari işlek kredi, taksitli ticari kredi ve acil ihtiyaç kredisi kullandıklarını, kredi borçlarının ödenmeyerek hesapların kat edildiğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini, icra takibine konu alacağın davacı tarafından 03.06.2008 tarihli temliknameyle dava dışı ... A.Ş.'den temlik alındığını iddia ederek itirazın iptaline ve davalılar aleyhine icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde; ... Ltd. Şti’nin 07.01.2005 tarihinde alacağı temlik eden ...’tan 25.000,00 TL kredi çektiğini, davalı ...’ın bu krediye kefil olduğunu ve evini banka lehine ipotek verdiğini, diğer davalı ...’in ise kefil olduğunu, bu kredinin kapatıldığını, ... Ltd. Şti.’nin hiçbir borcunun kalmadığını ve ipoteğin fekkedildiğini, ... Ltd. Şti.’nin 6 ay sonra 30.000,00 TL tutarında yeni bir kredi kullandığını, bu kredi için davalı ... A.Ş. ve davalı ...’ın kefil olduklarını, bu kredinin de ödendiğini, diğer davalıların bilgisi dışında ... Ltd. Şti. tarafından daha sonraki tarihlerde kredi kullanıldığını ve ödenmediğini, bu krediden diğer davalıların haberi olmadığını, temlik eden banka tarafından muhtemelen sözleşme tarihinin ve kefalet limitinin sonradan gerçeğe aykırı olarak doldurulduğunu savunarak davanın reddi ile kötü niyet tazminatı istemiştir. 2.Davalı ... mirasçıları davaya cevap vermemiştir. III.MAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak davalıların sadece soyut beyanlarla kefaletin geçerliliğine itirazda bulundukları, dosyada yer alan 02.12.2016 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda yazı yaşı tayinine yarayan ve halen kullanılagelen bilimsel bir metod bulunmaması nedeniyle inceleme yapılamadığına dair rapor da dikkate alındığında kredi sözleşmelerindeki tarih ve limit bilgilerinin sonradan doldurulduğuna dair somut bir delilin bulunmadığı, bilirkişi raporundaki hesaplamaların dosya kapsamı ile uyumlu, Yargıtay bozma ilamlarını ve tarafların itirazlarını karşılar nitelikte olduğu, takipte 3 farklı kredi yönünden alacak talep edilmiş olduğundan her bir kredi yönünden davalıların sorumluluğunu tayin edecek nitelikte hüküm kurulması gerektiği, her bir kredi yönünden bilirkişi heyetinin yapmış olduğu hesaplamalar dahilinde hüküm kurulması gerektiği, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 2022/7157 E., 2024/1113 K. sayılı bozma ilamında, mahkememizce verilen (Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi) 2011/231 E., 2014/58 K. sayılı kararın yalnızca bir kısım davalılar ..., ..., ..., ....A.Ş. ve ....Ltd. Şti. tarafından temyiz edilmiş olduğu, buna rağmen talep aşımı yapılarak toplam miktar bakımından karar verilmesinin isabetsiz olduğunun belirtildiği, bu nedenle Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/231 E., 2014/58 K. sayılı kararı ile bu davalılar aleyhine hükmedilen miktarları aşmamak üzere hüküm kurulduğu, ancak belirtilen önceki kararda davalılar aleyhine hükmedilen meblağ, en son aldırılan 19.01.2025 tarihli rapor ile hesaplanan tutarlardan daha fazla olduğundan aleyhe hüküm verme yasağının devreye girmesine gerek kalmadığı, ayrıca her ne kadar davalı .... Ltd. Şti.'de bu kapsamda olsa da, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2022/7157 E., 2024/1113 K. sayılı bozma ilamında da belirtildiği üzere davalı .... Ltd. Şti. yönünden mahkemenin 2021/221 E., 2022/661 K. sayılı kararına yönelik temyiz dilekçesinde temyiz nedeni ileri sürülmediğinden bu davalı yönünden anılan kararın kesinleştiğinden önceki hükmün tekrarının yapıldığı, davacı alacaklının göndermiş olduğu hesap kat ihtarında borçluların ödemesi gereken tutarlar yazılı olup alacak likit durumda olduğundan İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi uyarınca icra inkar tazminatı şartlarının oluştuğu, ancak tüm dosya kapsamında davacının reddedilen tutarlar yönünden icra takibi başlatmakta kötü niyetli olduğuna dair delil bulunmadığından kötü niyet tazminatı şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davalı ...'in vefat etmiş olması ve mirasçıları olan ..., ..., ve ...'in mirası reddetmeleri nedeniyle haklarında açılanın davanın adı geçenler yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı .... San. Tic. Ltd. Şti., ..., ..., ... A.Ş. ve ... hakkındaki davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Dava dışı ... A.Ş. ile davalı ...Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arasında 24.09.20 03... .01.2005 tarihli olmak üzere iki adet Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, 24.09.2003 tarihli sözleşmede davalılar ..., ... ve ...'in, 07.01.2005 tarihli sözleşmede ise davalılar ... A.Ş., ... ve ...'in kefil kaydı bulunduğu, bu kapsamda davalı/asıl borçlu şirkete taksitli ticari kredi, ticari işlek kredisi ve acil ihtiyaç kredisi kullandırıldığı, kredi borcu ödemelerin yapılmaması üzerine hesapları kat edilerek icra takibine geçildiği, davalıların 01.10.2007 tarihli itiraz dilekçesi ile borca ve faize itiraz ettikleri, bu sebeple eldeki davanın tesis edildiği, davacı ... yönetim şirketi ile kredi kullandıran ... A.Ş. arasında imzalanan 03.06.2008 tarihli alacak temlik sözleşmesi ile alacağın davacı ... yönetim şirketine devir ve temlik edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece 15.02.2024 tarihli bozma ilamına uyularak asıl borçlu ve her bir kefil yönünden davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. Mahkemenin, tüm kefiller yönünden ve çatı genel kredi sözleşmesi ayrımı/tespiti yapılmaksızın vermiş olduğu 21.09.2022 tarihli bir önceki kararı, Dairemizin 15.02.2024 tarihli ve 2022/7157 E., 2024/1113 K. sayılı işbu dosyaya yönelik üçüncü bozma ilamı ile; davacı/temlik eden bankanın, takibe konu ettiği kredi alacağının/alacaklarının hangi kredi sözleşmesi/sözleşmeleri çerçevesinde kullandırıldığı, her bir kefil bakımından ayrı ayrı inceleme yapılarak kefaletinin bulunduğu kredi sözleşmesi çerçevesinde kullandırılan krediden kaynaklı davacı/temlik eden bankanın takibe konu ettiği bir alacağının bulunup bulunmadığı varsa miktarı denetime elverişli bir şekilde daha önceki bozma ilamlarında açıklanan gerekleri de yerine getirir şekilde irdeleyen, itirazları karşılayan, bir rapor alınarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur. Ancak icra takibine konu kredilerin hangi kredi sözleşmesi kapsamında kullandırıldığı tespit edilmeyerek bozma ilamına uyulmasına rağmen gereği yerine getirilmemiştir. 2.Ayrıca, ... A.Ş. tarafından tapu sicil müdürlüğüne yazılan 01.03.2005 tarihli ve "Şubemiz müşterilerinden .... SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. asaleten ve kefaleten hiçbir borcu kalmadığından dolayı aşağıda dökümü yapılan gayrimenkul ipoteklerinin fekki hususunu bilgilerinize rica ederiz." içerikli yazısında; fekki istenen ipotek kayıt tarihinin 07.01.2005 olduğu, ikinci ipoteğin de yine aynı tarihte kurulduğu, borcun bittiği tarihin 01.03.2005 olduğu belirtilmiştir. Kredi kullandıran/alacaklı bankanın bu yazısı nazara alındığında 07.01.2005 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklanan herhangi bir borcun bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla, Dairemizin 2022/7157 E., 2024/1113 K. sayılı bozma ilamı ve önceki bozma ilamları da nazara alınarak davacı/temlik eden bankanın takibe konu ettiği kredi alacağının/alacaklarının hangi kredi sözleşmesi/sözleşmeleri çerçevesinde kullandırıldığı, her bir kefil bakımından ayrı ayrı inceleme yapılarak hangi davalıların geçerli kefaletinin bulunduğu, tespit edilen kredi sözleşmesi çerçevesinde kullandırılan krediden kaynaklı davacı/temlik eden bankanın takibe konu ettiği bir alacağının bulunup bulunmadığı varsa miktarı, denetime elverişli bir şekilde daha önceki bozma ilamlarının gerekleri de yerine getirilerek tespitinin yapılması, ayrıca dosyada mübrez ... A.Ş.'nin tapu sicil müdürlüğüne gönderdiği 01.03.2005 tarihli yazısı nazara alınarak yapılacak bir değerlendirme sonucunda varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bozmaya uyulmasına rağmen gereği yapılmadan ve tüm deliller değerlendirilmeden yazılı şekilde davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir. 3.Bozma sebebine göre davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir. V.SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentler uyarınca davalılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının BOZULMASINA, (3) numaralı bent uyarınca davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 16a78bb677277fdd ced3cdabc90a008b

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı