Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2024/6932 E., 2025/6071 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/6932 E., 2025/6071 K. (09.10.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6932
Karar No
2025/6071
Karar Tarihi
09.10.2025
Konu
Tazminat

11. Hukuk Dairesi 2024/6932 E. , 2025/6071 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/510 Esas, 2024/1728 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/112 E., 2021/1041 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 07.10.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat .... ile davalı vekilleri Avukat ... ve Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında imzalanan 25.02.2015 tarihli finansal kiralama sözleşmesi kapsamında, İtalya'da mukim şirketin imal edeceği toplam fiyatı 2.000.000,00 euro olan iki adet makinenin alınıp müvekkiline teslim edileceğini ve bu makinelerin ücretinin %30'unun peşin olarak (600.000,00 euro), %70'inin akreditif açılarak (1.400.000,00 euro) ödenmesinin kararlaştırıldığını, davalının düzenlenen proforma faturalar doğrultusunda dava dışı şirkete toplam 600.000,00 euro ödeme yaptığını ve bu miktarın müvekkilinin hesabına bloke konulmak suretiyle müvekkilinden alındığını ancak; dava dışı şirket tarafından makinelerin teslim edilmediğini, davalı bankanın doğmamış alacağını teminat altına aldığını fakat müvekkilinin dava dışı şirketten alacağını teminatsız bıraktığını, sözleşmenin imzalanmasından sonra geçen bir yıllık süreçte makinelerin teslim edilmeyeceğinin anlaşıldığını, bu sebeple akreditifleri iptal ettirdiklerini, ayrıca makinelerin teslim edilmemesinden kaynaklanan zarar da bulunduğunu ileri sürerek müvekkilinden alınan 600.000,00 euronun, şimdilik 1.000,00 TL fırsat maliyetinin ve şimdilik 1.000,00 TL mahrum kalınan kârın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin finansal kiralama sözleşmesine konu malın üreticisi, satıcısı veya sağlayıcısı olmadığını, müvekkilinin sadece finansmanı sağladığını ve mevzuat gereği mülkiyeti edindiğini, malın teslim edilmemesinden dolayı müvekkilinin sorumluluğunun ve kusurunun bulunmadığını, satıcıdan kaynaklanan nedenlerden dolayı müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, müvekkilinin edimlerini yerine getirdiğini, davacıyla 02.06.2016 finansal kiralama sözleşmesi ibra ve fesih protokolü imzalandığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile benimsenen bilirkişi kurulu raporunda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, kendisinin ve finansal kiracının hak ve menfaatlerini korumak zorunda olan davalı banka tarafından, üretici firmaya yapılan ödemeye karşılık teminat veya kontrgaranti alınmadığı, peşinatı davalıdan sağlanarak ödenen malın davacıya teslim edilmediği, bu durumda davalının kendi kusurundan dolayı oluşan zarar nedeniyle davacının hesaplarından yaptığı 600.000 euro tahsilatı davacıya iadesinin gerektiği, davacının mahrum kalınan kâr ve ekonomik fırsat maliyeti taleplerinin şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 600.000,00 euronun davalıdan tahsiline, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşmenin 17.1 ve 17.2 maddelerine göre, kiralayanın eylem ve işlemlerinde mutad dikkati göstermekle yükümlü olduğu, kiralayanın ancak kendisine kusur atfedilen hallerde, kusuru oranında sorumlu olduğunun kararlaştırıldığı, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu'nun 25. maddesinde, finansal kiralama konusu malın, kiralayanın malın imalatçısı veya satıcısı ile zamanında sözleşme yapmaması veya gerekli ödemeyi zamanında yerine getirmemesi veya kiralayanın kusur ve ihmalinden kaynaklanan diğer sebepler ile kiracıya teslim edilmemesi hâlinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 123, 1 25... . maddelerinin uygulanacağının belirtildiği, buna göre davalının kiracının hak ve menfaatlerini korumak zorunda olduğu, üretici firmaya yapılan ödemeye karşılık herhangi bir teminat veya kontrgaranti alınmadığı, peşinatı davalıdan sağlanarak ödenen malın davacıya teslim edilmediğinin sabit olduğu, bu durumda davalının kendi kusurundan dolayı oluşan zarar nedeniyle davacıya karşı sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, finansal kiralama sözleşmesinin ihlal edildiği iddiasına tazminat ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Dosya kapsamında yapılan incelemede davalı vekili cevap dilekçesinde, "davacı ile imzalanan finansal kiralama sözleşmesinde, makine bedellerin %30'unun davacı tarafından peşin olarak ödeneceğinin kararlaştırıldığını, dava konusu %30 peşinatın (600.000,00 euro) davacının kendisinin seçtiği satıcı şirkete, davacının yurt dışı ödeme talimatı doğrultusunda ödendiğini, davacının, satıcı şirket ile yaptığı görüşmeler neticesinde, kalan %70 makina bedeli için açılan akreditifleri kendi talebi ile iptal ettirdiği, makineleri, finansal kiralama yoluyla kiralamaktan vazgeçtiğini bildirdiğini, bu sebeple makinelerin, banka tarafından satın alınmadığını, davacının talebini geri çekmesi ve talebi üzerine finansal kiralama sözleşmesinden 02.06.2016 tarihli "finansal kiralama sözleşmesi ibra ve fesih protokolü" ile karşılıklı olarak dönüldüğünü" savunmuş, delil listesinde de bildirdiği ibra/fesih protokolünü dosyaya sunmuştur. Davalı vekili, Mahkemece alınan bilirkişi raporuna, bilirkişi heyetince ibra/fesih protokolü konusunda olumlu-olumsuz bir değerlendirme yapılmadığı gerekçesiyle itiraz etmiş, son celse de taraflar arasındaki fesih protokolü uyarınca davanın reddi gerektiğini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararında anılan protokole ilişkin bir değerlendirme yapılmadan davanın reddine karar verilmesi üzerine davalı vekili istinaf dilekçesinde protokole ilişkin itirazlarını tekrarlamış, Bölge Adliye Mahkemesince, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı HMK) 297/1-c hükmü uyarınca Mahkemenin gerekçeli kararının tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içermesi gerekmektedir. Buna göre Mahkemece, davalı vekilinin cevap dilekçesinden itibaren dayandığı 02.06.2016 tarihli ibra/fesih protokolü hakkında olumlu-olumsuz değerlendirmede bulunulmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir. 2.Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 6100 sayılı HMK'nın 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı