11. Hukuk Dairesi 2025/1674 E. , 2025/6050 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1978 Esas, 2025/9 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/70 E., 2021/431 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “...” markalarının ilk olarak 1992 yılında 11, 20... . sınıf mallarda tescil edildiğini, 2014/...., 2015/... sayılı markalarının da bulunduğunu, müvekkilinin “...” markalarının aynı zamandan öze l/... sayısı ile tanınmış marka sicilinde de kayıtlı olduğunu, davalı Şirketin "... " ibareli başvurusuna yaptıkları itirazlarının dava konusu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkilinin itirazına mesnet markaları arasında, dava konusu başvurunun tescil edilmek istendiği 35, 41... sınıf hizmetler yönünden iltibas koşullarının oluştuğunu, müvekkilinin markalarının tanınmışlığının da birçok mahkeme kararında tespit edildiğini, dava konusu başvurunun müvekkilinin markalarının ayırt ediciliğine zarar verebileceğini ileri sürerek 2020-M-11451 sayılı YİDK kararının 35, 41... sınıfta yer alan hizmetler yönünden iptaline, dava konusu başvurunun tescili halinde anılan hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Diğer davalı vekili süresinde davaya cevap vermemiş, yargılama sırasındaki beyanlarında, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markalarının dava konu edilen 35, 41... . sınıf hizmetler açısından birebir aynı ya da aynı tür hizmetleri kapsadıkları, bununla birlikte dava konusu marka içerisinde kullanılan birden fazla sözcük unsuru arasında daha belirgin ve tüketici tarafından sözel iletişim anlamında edinilecek algı sırasında daha öncül olarak yer alacağı değerlendirilen ibarelerin “...” sözcükleri olduğu, bu sözcüklerden “...” ibaresinin, davacı yan markalarının kendisini oluşturduğu, bu haliyle, davacı markaları ile aynı hizmet sınıflarında “...” ibaresi kullanılarak yaratılmış sonraki bir markanın da davacı yanca veyahut davacı yan markalarının kullanım izni alınarak yaratılmış bir marka olduğu yönünde algı oluşmasının ihtimal dahilinde olacağı, karıştırılma ihtimalinde önemli olan hususun ilgili tüketicinin algısı olup tüketicinin her iki markayı her zaman aynı anda görüp detaylarını karşılaştırabileceğinin düşünülmesinin hayatın olağan akışına uygun düşmeyeceği, dolayısıyla dava konusu markanın sahip olduğu karışık mizanpaj içerisinde aklında yer edinecek unsurlarından birinin de “...” ibaresi olması nedeniyle tüketicinin taraf markaları arasında bir bağlantı kurma ihtimalinin var olacağı, her ne kadar taraf markalarının ortak hizmet sınıflarının ilgili tüketici kitlesinin niteliği nispeten daha yüksek dikkat, özen ve seçicilik seviyesine sahip kimselerden oluşmakta ise de “...” ibaresinin ilgili hizmetler açısından ayırt ediciliği bulunan bir ibare oluşu ve birebir sonraki marka içerisinde kullanımı nedeniyle, bu tüketici kitlesinin dahi taraf markaları arasındaki iktisadi ilişkiyi sorgulayabileceği, hal böyleyken, emsal olarak dosya içerisinde sunulduğu görülen mahkeme kararları da dikkate alınmak suretiyle, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimaline yol açabilecek düzeyde benzerlik halinin mevcut olduğu, ayrıca davacı markalarının hususiyetle “mobilya” ürünlerinde sektörel tanınmışlığının kabul edildiği göz önüne alındığında, başvuru kapsamındaki 35.sınıf 05. alt grupta satışa konu edildiği görülen “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için “Yapıldıkları maddelere ve malzemelere bakılmaksızın mobilyalar. Yatak şilteleri, yastıklar, tıbbi amaçlı olmayan havalı yataklar ve yastıklar, kampçılar için uyku tulumları, deniz yatakları. Aynalar. Arı kovanları, suni petekler ve petek çıtaları. Bebekler için ana kucakları, parmaklıklı oyun parkları (iç mekanlar için), bebek beşikleri, yürüteçler. Ahşap veya sentetik malzemeden mamul panolar, resimler, tablolar için çerçeveler, kimlik kartları, künyeler, isimlikler, etiketler. Tahta, mantar, kamış, bambu, hasır, boynuz, kemik, fildişi, balina kemiği, istiridye kabuğu, kehribar, sedef, lületaşı, balmumu, plastik veya alçıdan mamul bu sınıfa dahil süs ve dekorasyon eşyaları: biblolar, duvara asılan süsler, heykeller. Bambu perdeler, stor perdeler (iç mekan), şerit perdeler, dekorasyon amaçlı boncuklu perdeler; perde kopçaları, perde halkaları, perde kancaları, perde çubukları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetleri bakımından, davacı markasının doğrudan kendisini içeren dava konusu gibi markaların tescillerinin, davacı markalarının yıllara sair kullanımlar sonucunda elde ettiği ayırt ediciliğini zaman içerisinde sulandırabilecek ve markanın ayırt ediciliğini zedeleyebilecek sonuçlar doğurabileceği, markanın ilgili sektördeki özgünlüğünü zayıflatabileceği, benzer mahiyetteki sonuçların sair mal ve hizmetler bakımından ise meydana gelmeyeceği, diğer taraftan davalı yararına müktesep hak koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu YİDK kararının uyuşmazlık konusu hizmetler yönünden iptaline, dava konusu markanın uyuşmazlık konusu hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince ayrı ayrı istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu “..." ibareli başvuru ile davacının "..." asıl unsurlu markaları arasında, uyuşmazlık konusu 35, 41... . sınıf hizmetler yönünden, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1. maddesi anlamında, ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira uyuşmazlık konusu hizmetlerle davacının itirazına mesnet markaları kapsamında yer alan hizmetlerin aynı/ aynı tür olduğu, davacının itirazına mesnet markalarının asli unsurunun aynen dava konusu başvuruda da yer aldığı, başvuruda yer alan diğer ibarelerin yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, nitekim, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 11.10.2022 tarih ve 2021/2864 E.-2022/6882 sayılı kararında "..." ibaresi, 06.09.2022 tarih ve 2022/4306 E.-2022/5521 K. sayılı ilamıyla "..." ibaresi, 16.02.2021 tarih ve 2020/1819 E.-2021/1274 K. sayılı ilamıyla "... " ibaresinin, 03.02.2020 tarih ve 2019/2970 E.-2020/794 K. sayılı kararında "... " ibaresinin davacının "..." ibareli markalarıyla benzer bulunduğu, diğer taraftan davacının markaları mobilya sektöründe tanınmış olduğundan, karar yerinde belirtilen 35. sınıf hizmetler yönünden SMK'nın 6/5 maddesi koşullarının da oluştuğu, diğer taraftan dava konusu başvuru sahibi davalı Şirket yararına müktesep hak koşullarının da gerçekleşmediği, zira davalının müktesep hak iddiasına dayanak 2015/... /... sayılı markalarının kapsamında uyuşmazlık konusu hizmetlerin yer almadığı, uyuşmazlık konusu 41. sınıf hizmetler yönünden tescilli 2015/... markasının ise tescil tarihinden dava konusu başvuru tarihine kadar 5 yıllık süre geçmediği gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istekleri halinde davalılara iadesine, 09.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 0b1ffbd1a20ca3c2 dd33878251595bca This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 11. Hukuk Dairesi 2025/1674 E. , 2025/6050 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1978 Esas, 2025/9 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/70 E., 2021/431 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “...” markalarının ilk olarak 1992 yılında 11, 20... . sınıf mallarda tescil edildiğini, 2014/...., 2015/... sayılı markalarının da bulunduğunu, müvekkilinin “...” markalarının aynı zamandan öze l/... sayısı ile tanınmış marka sicilinde de kayıtlı olduğunu, davalı Şirketin "... " ibareli başvurusuna yaptıkları itirazlarının dava konusu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkilinin itirazına mesnet markaları arasında, dava konusu başvurunun tescil edilmek istendiği 35, 41... sınıf hizmetler yönünden iltibas koşullarının oluştuğunu, müvekkilinin markalarının tanınmışlığının da birçok mahkeme kararında tespit edildiğini, dava konusu başvurunun müvekkilinin markalarının ayırt ediciliğine zarar verebileceğini ileri sürerek 2020-M-11451 sayılı YİDK kararının 35, 41... sınıfta yer alan hizmetler yönünden iptaline, dava konusu başvurunun tescili halinde anılan hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Diğer davalı vekili süresinde davaya cevap vermemiş, yargılama sırasındaki beyanlarında, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markalarının dava konu edilen 35, 41... . sınıf hizmetler açısından birebir aynı ya da aynı tür hizmetleri kapsadıkları, bununla birlikte dava konusu marka içerisinde kullanılan birden fazla sözcük unsuru arasında daha belirgin ve tüketici tarafından sözel iletişim anlamında edinilecek algı sırasında daha öncül olarak yer alacağı değerlendirilen ibarelerin “...” sözcükleri olduğu, bu sözcüklerden “...” ibaresinin, davacı yan markalarının kendisini oluşturduğu, bu haliyle, davacı markaları ile aynı hizmet sınıflarında “...” ibaresi kullanılarak yaratılmış sonraki bir markanın da davacı yanca veyahut davacı yan markalarının kullanım izni alınarak yaratılmış bir marka olduğu yönünde algı oluşmasının ihtimal dahilinde olacağı, karıştırılma ihtimalinde önemli olan hususun ilgili tüketicinin algısı olup tüketicinin her iki markayı her zaman aynı anda görüp detaylarını karşılaştırabileceğinin düşünülmesinin hayatın olağan akışına uygun düşmeyeceği, dolayısıyla dava konusu markanın sahip olduğu karışık mizanpaj içerisinde aklında yer edinecek unsurlarından birinin de “...” ibaresi olması nedeniyle tüketicinin taraf markaları arasında bir bağlantı kurma ihtimalinin var olacağı, her ne kadar taraf markalarının ortak hizmet sınıflarının ilgili tüketici kitlesinin niteliği nispeten daha yüksek dikkat, özen ve seçicilik seviyesine sahip kimselerden oluşmakta ise de “...” ibaresinin ilgili hizmetler açısından ayırt ediciliği bulunan bir ibare oluşu ve birebir sonraki marka içerisinde kullanımı nedeniyle, bu tüketici kitlesinin dahi taraf markaları arasındaki iktisadi ilişkiyi sorgulayabileceği, hal böyleyken, emsal olarak dosya içerisinde sunulduğu görülen mahkeme kararları da dikkate alınmak suretiyle, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimaline yol açabilecek düzeyde benzerlik halinin mevcut olduğu, ayrıca davacı markalarının hususiyetle “mobilya” ürünlerinde sektörel tanınmışlığının kabul edildiği göz önüne alındığında, başvuru kapsamındaki 35.sınıf 05. alt grupta satışa konu edildiği görülen “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için “Yapıldıkları maddelere ve malzemelere bakılmaksızın mobilyalar. Yatak şilteleri, yastıklar, tıbbi amaçlı olmayan havalı yataklar ve yastıklar, kampçılar için uyku tulumları, deniz yatakları. Aynalar. Arı kovanları, suni petekler ve petek çıtaları. Bebekler için ana kucakları, parmaklıklı oyun parkları (iç mekanlar için), bebek beşikleri, yürüteçler. Ahşap veya sentetik malzemeden mamul panolar, resimler, tablolar için çerçeveler, kimlik kartları, künyeler, isimlikler, etiketler. Tahta, mantar, kamış, bambu, hasır, boynuz, kemik, fildişi, balina kemiği, istiridye kabuğu, kehribar, sedef, lületaşı, balmumu, plastik veya alçıdan mamul bu sınıfa dahil süs ve dekorasyon eşyaları: biblolar, duvara asılan süsler, heykeller. Bambu perdeler, stor perdeler (iç mekan), şerit perdeler, dekorasyon amaçlı boncuklu perdeler; perde kopçaları, perde halkaları, perde kancaları, perde çubukları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetleri bakımından, davacı markasının doğrudan kendisini içeren dava konusu gibi markaların tescillerinin, davacı markalarının yıllara sair kullanımlar sonucunda elde ettiği ayırt ediciliğini zaman içerisinde sulandırabilecek ve markanın ayırt ediciliğini zedeleyebilecek sonuçlar doğurabileceği, markanın ilgili sektördeki özgünlüğünü zayıflatabileceği, benzer mahiyetteki sonuçların sair mal ve hizmetler bakımından ise meydana gelmeyeceği, diğer taraftan davalı yararına müktesep hak koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu YİDK kararının uyuşmazlık konusu hizmetler yönünden iptaline, dava konusu markanın uyuşmazlık konusu hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince ayrı ayrı istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu “..." ibareli başvuru ile davacının "..." asıl unsurlu markaları arasında, uyuşmazlık konusu 35, 41... . sınıf hizmetler yönünden, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1. maddesi anlamında, ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira uyuşmazlık konusu hizmetlerle davacının itirazına mesnet markaları kapsamında yer alan hizmetlerin aynı/ aynı tür olduğu, davacının itirazına mesnet markalarının asli unsurunun aynen dava konusu başvuruda da yer aldığı, başvuruda yer alan diğer ibarelerin yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, nitekim, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 11.10.2022 tarih ve 2021/2864 E.-2022/6882 sayılı kararında "..." ibaresi, 06.09.2022 tarih ve 2022/4306 E.-2022/5521 K. sayılı ilamıyla "..." ibaresi, 16.02.2021 tarih ve 2020/1819 E.-2021/1274 K. sayılı ilamıyla "... " ibaresinin, 03.02.2020 tarih ve 2019/2970 E.-2020/794 K. sayılı kararında "... " ibaresinin davacının "..." ibareli markalarıyla benzer bulunduğu, diğer taraftan davacının markaları mobilya sektöründe tanınmış olduğundan, karar yerinde belirtilen 35. sınıf hizmetler yönünden SMK'nın 6/5 maddesi koşullarının da oluştuğu, diğer taraftan dava konusu başvuru sahibi davalı Şirket yararına müktesep hak koşullarının da gerçekleşmediği, zira davalının müktesep hak iddiasına dayanak 2015/... /... sayılı markalarının kapsamında uyuşmazlık konusu hizmetlerin yer almadığı, uyuşmazlık konusu 41. sınıf hizmetler yönünden tescilli 2015/... markasının ise tescil tarihinden dava konusu başvuru tarihine kadar 5 yıllık süre geçmediği gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istekleri halinde davalılara iadesine, 09.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 0b1ffbd1a20ca3c2 dd33878251595bca ... ...