Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/422 E., 2025/5152 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/422 E., 2025/5152 K. (08.09.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/422
Karar No
2025/5152
Karar Tarihi
08.09.2025

11. Hukuk Dairesi 2025/422 E. , 2025/5152 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI :2024/2146 Esas, 2024/2282 Karar HÜKÜM :İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ :Yozgat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI :2020/252 E., 2024/268 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2016, 2017, 20 18... yıllarında ürettiği tüm mahsulleri satmak üzere davalı şirketin kantarında tarttırarak karşılığında kantar fişi aldığını, ancak satış bedellerini almaksızın ürünleri davalıya teslim ettiğini, 2019 yılında mahsullerin bedelini talep eden müvekkiline ödemede bulunulmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kaydıyla şimdilik 100,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ispat yükü üzerinde olan davacının, alacak istemine konu tarladan çıkan mahsulü davalıya teslim ettiğini ispatlamasının gerektiği, davacı yanca dosyaya sunulan kantar tartım fişlerinin ürünün teslim edildiği anlamına gelmediği, tanık beyanlarının da bu yönde olduğu, davalı ticari defterlerinde davalının davacıya borçlu olduğuna ilişkin bir kaydın bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, alacak istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesinde düzenlendiği üzere "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olayların varlığını ispatla yükümlüdür". 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 190/1. maddesi gereğince "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir”. Somut olayda; davacı yanca, davalı şirkete 2016, 2017, 20 18... yıllarında satılıp teslim edilen ürünlerin parasının ödenmediği iddia edilerek teslimin ispatı olarak 07.07.2016-03.08.2019 tarihleri arasını kapsayacak şekilde davalının ticaret unvanın da bulunduğu 74 adet tartım fişinin dosyaya delil olarak sunulmasına karşılık davalı yanca, tartım fişlerinin, ürünün teslim edildiğini göstermediğini, iş yerinde tarım ürünleri dışında saman balyası ve hurda demir gibi ürünlerin de tartımının yapıldığını, tartının herkese açık alanda olduğunu, ürünün satın alınması halinde karşılığında müstahsil makbuzu düzenlenerek Yozgat Ticaret Borsasına bildirimde bulunulduğunu, üreticilerin de devlet desteği alabilmek için müstahsil makbuzlarını Tarım İl/İlçe Müdürlüklerine sunmak zorunda olduklarını, davacı yanca teslime ilişkin bir belgenin ya da makbuzun ibraz edilememesi nedeni ile davanın reddi yönünde bir karar verilmesi gerektiğinin savunulduğu, Mahkemece dinlenen bir kısım tanıkların da, ürünün davalı şirketçe alınması durumunda tartım ücretinin alınmamasına rağmen, üretici tarafından bir başkasına satılması halinde tartım ücretinin tahsil edildiğine dair bir uygulamanın olduğu yönünde beyanda bulundukları anlaşılmıştır. Hal böyle olunca ticari şirket olduğu da dikkate alınarak davalının, satın almadığı ürünlerin de kendi kantarında tartıldığını beyan etmesi karşısında ispat yükünün davalı tarafa ait olduğu, bu itibarla davalı yana ispat imkanının tanınması, gerekirse davalının ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, davalı yanca tartım işlemlerinin ürün satın alma dışında yapılıp yapılmadığı, davalı tarafından satın alınmayan ürünlere ilişkin tartım hizmeti nedeni ile gerek davacıdan gerekse de üçüncü kişilerden tartım ücreti alınıp alınmadığı da tespit edilerek oluşacak sonuç dairesinde karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 08.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 567b12f2903ceab0 f3e88bfc62793523

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı