Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/1263 E., 2025/5163 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/1263 E., 2025/5163 K. (08.09.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1263
Karar No
2025/5163
Karar Tarihi
08.09.2025

11. Hukuk Dairesi 2025/1263 E. , 2025/5163 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1363 Esas, 2024/1446 Karar HÜKÜM : Davanın kabulü Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 567.540,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında sözleşme imzalandığını, müvekkiline aracı kurum tarafından 899.000,00 TL kredi kullandırıldığını, aracı kurumun müvekkiline ait sermaye piyasası araçları süresinde satmayıp daha sonra satarak müvekkilinin zarara uğramasına sebep olduğunu, Sermaye Piyasası Kurulu tarafından bu yanlışlıkların tespit edildiğini ileri sürerek şimdilik 1.000,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; mahkemenin yetkisiz ve görevsiz olduğunu, müvekkiline kusur izafe edilemeyeceğini, müvekkilinin re'sen satış hakkını kullanıp kullanmamak noktasında serbest bir yetkiye sahip olduğunu, davacının zarara uğratıldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesince, Yargıtay ilamına uyularak, öz kaynak koruma oranının altına düşüldüğü ilk tarihten davacıya geç bildirim yapıldığı tarihe kadar oluşan 53.750,00 TL zarardan davalının sorumlu olduğu, ancak bildirimin ardından davacının hisse satışına izin vermemesi ve borcunu ödeyeceğini beyan etmesi nedeniyle bu süreden sonraki zarar için davalıya sorumluluk yüklenemeyeceği gerekçesiyle davacının yalnızca 1.000,00 TL talebi bulunduğundan HMK'nın 26. maddesi gereğince taleple bağlı kalınıp, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiş, karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ A. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kredili alım açığa satış sözleşme hükümlerine aykırı olarak davacı aleyhine işlemler yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa davacının bu durumdan bir zararı olup olmadığı, zarar var ise bu zarardan kimin sorumlu olduğu noktalarında toplanmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince HMK'nın 373/3 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

V. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 08.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı