11. Hukuk Dairesi 2025/249 E. , 2025/5017 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/450 Esas, 2024/1753 Karar HÜKÜM : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 19. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/144 E., 2021/310 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu ... Panel A.Ş. hakkında İstanbul 9. İcra Müdürlüğünün 2014/17996 E. sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, ... Panel A.Ş.'ye ait malların proforma fatura ile ... Finansal Kiralama A.Ş.'ye satıldığı ve ardından ... Finansal Kiralama A.Ş.'nin aynı malları ... Panel A.Ş.’ye kiraladığını, sözleşme uyarınca hacizlerin kaldırıldığını, bu şekilde hacizli malların alacaklılardan kaçırıldığını, sözleşmenin muvazaalı olduğunu ileri sürerek sözleşmeye konu malların mülkiyetinin davalı ... Panel A.Ş.'ye ait olduğunun tespiti ile finansal kiralama sözleşmesinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 279. maddesine göre hak düşürücü sürenin bir yıl olduğunu, davalının borcunun doğduğu 10.06.2014 ve 13.06.2014 tarihinden geriye doğru bir seneden daha önce 2013 yılının Mayıs ayında davalının iptalini istediği tasarruf işlemini gerçekleştiğinden davanın süresinde açılmadığını, davacının finansal kiralama sözleşmesi konusu olduğunu bildiği malları kötüniyetli olarak haczettiğini, finansal kira sözleşmesinin feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalılar arasında düzenlenen Finansal Kiralama Sözleşmesinin 27.05.2013 tarihli olduğu, takip konusu çeklerin düzenleme tarihlerinin ise 13.06.2014 ve 10.06.2014 tarihli oldukları, kiralayan tarafından bizzat kiracıdan satın alınan malın tekrar aynı kiracıya kiralanabileceği, yasa hükmüne uygun olarak kiralama konusu malların önce kiracıdan satın alıp sonra kiralanmış olmasının muvazaa iddiasının dayanağı olarak ileri sürülemeyeceği, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin yasa hükümlerine uygun düzenlendiği, "sözleşmenin düzenlemesinin tarafların gerçek iradelerine uygun olmadığı, üçüncü kişileri aldatmak amacıyla muvazaalı olarak düzenlendiğine" dair somut delil bulunmadığı, diğer yandan davacı vekili, davalı şirketler ve dava dışı ... arasında organik bağ bulunduğunu ileri sürmüş ise de davalılar ve ... bir kısım yöneticilerinin alacağın doğduğu tarihten önce aynı kişilerden oluşmasının, bu şirketler arasında ticari ilişki ve bağ bulunmasının sözleşmenin muvazaa ile batıl addedilmesine yeterli bir sebep olarak değerlendirilemeyeceği, davalı şirketlerin faaliyet konularının farklı olduğu, finansal kiralama konusu malın mülkiyeti kiralayana ait olduğu, sözleşmenin alacaklıları zarara uğratma kastı ile düzenlendiğine dair muvazaa iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalılar arasında düzenlenen finansal kiralama sözleşmesinin muvazaalı olduğu iddiasına dayalı iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 09.07.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.