11. Hukuk Dairesi 2025/2246 E. , 2025/5797 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/236 Esas, 2024/884 Karar HÜKÜM : Davanın reddi İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı ... haricindeki diğer davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin müteveffa ...’nın mirasçıları olup, anılan müteveffanın ... Bankasından hisse senedi aldığının tahmin edildiğini, bankanın 1927 yılında davalı ... Bankasına devredildiğini, davalıya çekilen ihtarnameden bir sonuç alınamadığını ileri sürerek müteveffa ...'nın ...'nın hissedarı olup olmadığının tespitini, kök hissesinin bedelli-bedelsiz sermaye artırımları sonucunda bugün kaç adet yaptığının ve değerinin kaç TL olduğunun tespitini, hisse senetlerinin müvekkillerine verilmesini, hisse senetlerinin geçmişe dönük ne kadar kâr payı getirdiğinin tespiti ile şimdilik 20.000,00 TL kâr payının faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın sadece tahmine dayalı olarak açıldığını, davada delil olarak sunulan hiçbir belgenin delil olarak değerlendirilemeyeceğini savunarak davanın husumet ve esas yönünden reddini istemiştir. III.MAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun (SPK) 13/4 hükmünde kayden izlenmeye başladığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmeyen sermaye piyasası araçlarının Yatırımcı Tazmin Merkezine (YTM) intikal edeceği, bunların üzerindeki sınırlı ayni hakların kendiliğinden sona ermiş sayılacağı, bunların YTM’nin hesabına geçmesinden itibaren üç ay içinde satılacağının düzenlendiği, Anayasa Mahkemesi'nin 12.11.2015 tarih ve 29530 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 22.10.2015 tarih ve 2015/29 E., 2015/95 K. sayılı kararıyla bu düzenlemenin iptaline karar verildiği, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı üzerine, ortaya çıkan hukuki boşluğun, 07.09.2016 tarihinde yürürlüğe giren “6362 Sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 13 üncü Maddesinin Dördüncü Fıkrasının Kısmen İptali Üzerine Yatırımcı Tazmin Merkezi Tarafından Yatırımcılara Yapılacak Ödemelere İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik" ile doldurulduğu, anılan Yönetmeliğin 4 üncü maddesinde; "Kayden izlenmeye başlandığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmediği için mülkiyeti YTM’ye intikal eden sermaye piyasası araçlarından; ilgili mevzuat uyarınca satışı yapılmamış olanlar 8 inci maddede belirtilen esaslar çerçevesinde aynen, satışı yapılmış olanlar ise 9 uncu maddedeki esaslar çerçevesinde belirlenen satış tutarları dikkate alınarak, 10 uncu maddede belirtilen nemaları ile birlikte, YTM’ye başvuran hak sahiplerine EK-1’de yer alan taahhütname ve ibraname alınmak kaydıyla ödenir. Ödeme için 5 inci maddede yer alan belgelerle birlikte YTM’ye başvurulması gerekmektedir." denildiği, bu Yönetmelik ile YTM'ye intikal eden hakların hangi usulle talep edileceğinin belirlendiği, davaya konu hisselerin kaydileştirilmeleri için fiziken teslim edilmemiş olmaları ve yedi yıllık sürenin geçmiş olması nedeniyle YTM'ye intikal etmelerinde herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı, Anayasa Mahkemesince iptal edilen kanun hükmünün, iptal kararından önce hisselere sahip olan YTM'ye sağladığı hakların varlığını sürdürdüğü, iptal kararıyla birlikte payların davalı ... Bankasına dönmediği, davacı tarafın dava konusu ettiği hisselerin belirtilen süre içerisinde kaydileştirilmeleri için fiziken teslim edilmemiş olmaları nedeniyle YTM'ye devredildiğinin dosya kapsamı ile belirlendiği, bu durumda YTM'ye devredilen hisse senetlerinin davalı tarafça davacı tarafa verilmesinin mümkün olmadığı, ancak YTM'den duruma göre aynen iade veya bedel talep edilebileceği, davacı tarafın dava konusuyla ilgili olarak davalıdan talep edebileceği bir hakkının bulunmadığı, davalıya husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm, davacı ... haricindeki davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacıların murisi ...'nın, davalı bankanın hissedarı olup olmadığı, hissedarı ise kaç adet kök hissesinin bulunduğu, kök hissenin sermaye arttırımları sonucunda bugün kaç adet yaptığı ve değeri ile hisse senetlerinin geçmişe dönük ne kadar kâr payı getirdiğinin tesbiti ile fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması kaydı ile 20.000,00 TL kâr payının en yüksek banka mevduat faizi ile davalıdan tahsili istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı ... haricindeki davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. SONUÇ: Davacı ... haricindeki davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.