Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/2239 E., 2025/5801 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/2239 E., 2025/5801 K. (30.09.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2239
Karar No
2025/5801
Karar Tarihi
30.09.2025

11. Hukuk Dairesi 2025/2239 E. , 2025/5801 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/459 Esas, 2024/500 Karar HÜKÜM :Davanın reddi İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı gerçek kişinin 2017/18968 sayılı “... ...” ibareli marka başvurusuna 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6. maddesine dayalı itirazlarının davalı Kurumca reddedildiğini, müvekkilinin yaklaşık 80 tane markası bulunduğunu, 2016/61993 tescil numaralı "... İstanbul", 2015/03218 tescil numaralı "İstanbul Tramvayı", 2013/50520 numaralı "Ulaşım İstanbul", 2012/89225 numaralı "m üsküdar–sancaktepe metrosu", 2012/89165 numaralı "m İstanbul metrosu", 2010 /66758 sayılı "... İstanbul ..." markalarının bunlardan birkaçı olduğunu, dava konusu “... ...” markasındaki “...” ve “...” ibarelerinin ikisinin de genel ve kapsayıcı nitelikte bulunduğunu, markadaki ifadelerin her ikisinin de ayırt edici bir vasıf taşımadığını, bu tür ibarelerin markanın temel fonksiyonu olan ayırt etme işlevini yerine getirmeyen ve ilgili mal veya hizmetler bakımından doğrudan tanımlayıcı nitelikte bulunduğunu, mutlak ret sebeplerinin göz ardı edilmesinin yanında yapılan marka başvurusunun müvekkilinin markaları ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olup tüketici nezdinde karışıklığa sebep olacak nitelikte olduğunu, bu sebeple marka başvurusunun SMK'nın 6. maddesi çerçevesinde reddinin gerektiğini ileri sürerek 2019-M-9152 sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, dava konusu markanın münhasıran kelime unsurundan oluştuğunu, söz konusu kelime markasının somut ve soyut ayırt ediciliğinin bulunduğunu, SMK'nın 5. maddesi kapsamında çekişme konusu sınıfta tesciline bir engel olmadığını, davacının redde mesnet gösterdiği markaların kelime, şekil ve renk kombinasyonlarından oluşan farklı tasarıma sahip bulunduğunu, SMK'nın 6. maddesinin uygulanma koşullarının gerçekleşmediğini, YİDK kararının hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin 2009/59937 tescil numaralı “...” markasının sahibi olduğunu, “...” ibaresini ihtiva eden 100’e yakın markanın da sahibi olduğunu, dava dilekçesinde “...” ve “...” ibarelerinin genel ifadeler olduğundan bahisle marka tescil başvurusuna konu edilemeyeceğini iddia eden davacının “... Türk” ve “... Türkiye” markaları için de aynı şeyi iddia ettiğini, fakat aynı markaların kendisi adına tescilini talep ederken “tescil konu edilemeyecek olma” halini dikkate almadığını, davacının kötüniyetli olarak kendisi adına tescili reddedilen markaların müvekkili adına yapılan tescillerinin iptalini sağlamaya çalıştığını, dava konusu YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davalı gerçek kişinin başvurusuna ek olan "..." ibaresinin davacı mesnet markaları karşısında başvuruya ayırt edicilik kattığı, davalı ... başvurusu bakımından SMK'nın 6/1 hükmü bağlamında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, tanınmışlık ve müktesep hak şartlarının da gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, TÜRKPATENT YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacının bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

V. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 30.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! f79f48553c7a0dcf 88c9313497d276e5

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı