11. Hukuk Dairesi 2025/1428 E. , 2025/5805 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2739 Esas, 2024/1876 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İnegöl 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2019/308 E., 2021/372 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin hak sahibi olduğu "... Mobilya" ile mobilya sektöründe önemli bir yere sahip olduğunu, müvekkilinin kendine ait bir çok tescilli markası bulunduğunu, müvekkilinin tescilsiz korunan işbu davaya konu tasarımının 27.03.2015 tarihinde Bax Tv Sehpası olarak render programı ile çizdirildiğini, davalının ... tescil sayılı 17.1 no.lu tasarımın ise 08.03.2016 tarihinde tescil edildiğini, müvekkilinin 27.03.2015 tarihine çizdirip, kamuya arz ettiği tescilsiz korunan tasarımı ile davalının tasarımı karşılaştırıldığında tasarımların görsel, biçimsel, çağrışım, genel görünüm ölçütleri ve diğer tüm ölçüler bakımından aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olduklarını, davalının dava konusu tescilinin yenilik ve ayırt edicilik unsurlarını taşımadığını, karıştırılma ihtimalinin bulunduğunun ileri sürerek davalı adına tescil edilmiş ... tescil sayılı 17.1 no.lu tasarımının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili adına tescilli ürünlerin bizzat davacı tarafından üretildiğinin ve satış yapıldığının Mustafakemalpaşa Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2019/231 D. İş dosyasında yapılan keşifte tespit edildiğini, davacının sunduğu e-postanın delil vasfını taşımadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Türk Marka ve Patent Kurumu nezdinde tescilli endüstriyel tasarımına yönelik olarak hükümsüzlük ve sicilden terkini şartlarının gerçekleşmediği, davalının iddia ettiği e-postanın taraflar arasında gerçekleşen bir iletişim-haberleşme aracı olduğu, kamuya sunma kriterinden bahsedilemeyeceği, bu hususların bilirkişi raporu ile de belirlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı, "dava konusu tasarımın ... tarafından davalının tescil tarihinden önce tasarlandığını, e-posta ile 27.03.2015 tarihinde gönderildiğini, davalı adına tescilli tasarımın yeni ve ayırt edicilik unsurlarının bulunmadığını" ileri sürerek tasarımın hükümsüzlüğünü talep etmiş ise de, yargılama aşamasında alınan hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere kamuya sunmanın sergileme, satış gibi yollarla piyasaya sürme, kullanma, yayım, tanıtım veya benzer amaçlı faaliyetleri kapsadığı, karşılıklı e-postaların ve içeriğinde yer alan görsellerin kamuya sunma olarak değerlendirilemeyeceği, dosya kapsamında dava konusu tasarımın davalının tescil tarihinden önce kamuya sunulduğuna dair bir delilin bulunmadığı, tanık ifadelerinde yer alan katalogların ibraz edilmediği bu suretle dava konusu tasarımın hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, mutlak yenilik kriterinin resen dikkate alınması gerektiğinden davacı tarafça istinaf aşamasında sunulan sevk irsaliyesinin iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmadığı, ancak sunulan sevk irsaliyesinin davacının iddiasını ispatlamaya elverişli görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü ile sicilden terkini istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 30.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.