Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2025/2153 E., 2025/4229 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/2153 E., 2025/4229 K. (17.06.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2153
Karar No
2025/4229
Karar Tarihi
17.06.2025

11. Hukuk Dairesi 2025/2153 E. , 2025/4229 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/419 Esas, 2024/564 Karar HÜKÜM : Davanın reddi Mahkemece bozma ilamına uyularak verilen karar, davacılar vekilince temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin yurt dışında birçok ülkede yatırılan paraların istenildiği her an geri çekilebileceği ve karşılığında yüksek oranda faiz verileceği garantisi ile müvekkillerinin davalı tarafa para verdiğini, ancak ödenen paranın bir türlü geri alınamadığını ileri sürerek, taraflar arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine ve ödenen paranın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, davacıların iddialarının asılsız olduğunu, davacıların şirketin ortağı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III.MAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak, davalıların eylemlerinin haksız fiil niteliğinde olduğu, süresi içerisinde zamanaşımı definde bulunulduğu, davacının davalı şirkete para yatırdığı tarihten itibaren zamanaşımı süresi geçtikten sonra eldeki davanın açıldığı gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, geçerli ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti ve alacak talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir. 2.Dairemizin 04.03.2024 tarihli bozma ilamı ile dava konusu uyuşmazlığa uygulanan 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 41. maddesinin, Anayasa Mahkemesinin 18.05.2023 tarihli, 2020/11 E. ve 2023/98 K. sayılı iptal kararı ile Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edildiği, bu durumda İlk Derece Mahkemesince ve Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararların yasal dayanağının ortadan kalktığı gerekçesiyle tarafların iddia ve savunmaları ile ilk itirazları değerlendirilerek davanın esası hakkında bir karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesinin, "dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına" dair kararının resen bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, fakat kendisini vekil ile temsil ettiren davalı şirket yararına vekâlet ücretine hükmedilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 326/1 hükmü "Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. " şeklinde ise de somut dosyada yaşanan yargılama süreci Anayasa Mahkemesinin tasarrufu nedeniyle gerçekleşmiş olduğundan her iki tarafa da kusur izafe edecek bir durum söz konusu olmayacaktır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesinde yer alan “Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hâkim, hukuka ve hakkaniyete göre karar verir” hükmü gereğince hakimin her bir tarafın yaptığı yargılama giderini kendi üzerinde bırakması keza tarafların leh ve aleyhine vekâlet ücretine hükmetmemesi hakkaniyete daha uygun düşecektir. Bu itibarla İlk Derece Mahkemesince verilen kararın davalı taraf yararına hükmedilen vekâlet ücreti yönünden bozulması gerekir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370/2 hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. V.SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca davacılar vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 7. bendinde yer alan "AAÜT'ye göre hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalı şirkete verilmesine" ibaresinin çıkartılmak suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 17.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 8561f5e1be814735 62127d64a2525d79

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı