11. Hukuk Dairesi 2024/6669 E. , 2025/4231 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1291 Esas, 2024/1535 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/201 E., 2022/104 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2019/.... sayılı “...” markasının sahibi olduğunu, davalı ajansın 2020/.... sayılı ve "..." ibareli başvurusuna yaptıkları itirazın Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa davalı başvurusunda “...” ibaresinin aynen yer aldığını, başvurunun 39. ve 43. sınıf hizmetleri kapsadığını, bu durumun taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalini doğurduğunu, dava konusu markanın tek başına ayırt ediciliğinin de bulunmadığını ileri sürerek YİDK kararının iptaline, 2020/78361 sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu başvurunun bir garanti markası olduğunu, işletmelerin kendi markaları altında verdiği hizmetlerin hijyen ve sağlık şartları açısından garantör unsuru olacağını, üçüncü kişilerin kendi markaları altında verecekleri hizmeti garanti eden bir markanın davacının markası ile iltibas teşkil etmeyeceğini, taraf markalarının işitsel ve görsel açıdan kolaylıkla ayırt edilebileceklerini olacaklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka başvurusu kapsamında yer alan 39 ve 43. sınıftaki hizmetler ile davacı yanın itiraza dayanak markası kapsamında yer alan 39. sınıf hizmetler arasında kısmen benzerlik bulunduğu, dava konusu markanın tüketiciler tarafından “...”, itiraza mesnet markanın ise “...” şeklinde algılayacağı, çekişmeli hizmetler yönünden “...” ibaresinin ayırt edici olmaması nedeniyle, taraf markalarında ortak olarak geriye kalan tek unsurun “güvenli” ibaresi olduğu, ancak bu ibarenin tek başına zayıf bir ayırt edicilik taşıdığı, taraf markalarında ortaklığı tespit edilen 39. sınıf hizmetlerin ilgili tüketicilerinin başvuru konusu marka ile davacı markasını benzer algılamayacağı, markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraf markaları arasında "güvenli" ibaresinin ortaklığından kaynaklı bir benzerlik bulunmadığı, zira söz konusu kelime zayıf bir ibare olup, iltibasa sebebiyet vermeyeceği, başvurunun davacı markasına yakınlaşmadığı, itiraza mesnet markadaki "YSF" ibaresi ile markanın yeterince farklılaşmasını sağladığı, markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK marka kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 17.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.