11. Hukuk Dairesi 2024/4590 E. , 2025/4218 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/708 Esas, 2024/864 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2023/290 E., 2023/413 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 10.06.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat .... ile davalılardan ... ... Ltd. vekili Avukat ... ... ve davalı .... ve Müş. A.Ş. vekili Avukat ..dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı ... ile 29.11.2013 tarihli alım satım sözleşmesi imzalayarak 3.000 (üç bin) ton buğdayın “...” olarak teslimi konusunda anlaşma yaptığını, sözleşmede “...” teslim öngörüldüğünden satıcı Rusgrain firmasının kendi adına, müvekkili hesabına yük sigortası yaptırdığını, satıcı firmanın yükün “...” isimli gemiye yüklenmesini takiben poliçeyi davacı müvekkiline ilettiğini, ancak yüklemeyi müteakiben mürettebatın gemiyi terk ettiğini, geminin bir süre yüzer şekilde kaldıktan sonra yan yatmaya başladığını, jeneratör ve makine dairesine su dolduğunu, bu süre zarfında davacının, donatan ve ilgili Liman Başkanlığı nezdinde her türlü müdahalede bulunduğunu, ancak başarılı olamadığını, geminin su almaya başlamasından sonra hasar ihbarının 27.03.2014 tarihli ihtarname ile poliçe üzerinde gösterilen davalı ... hasar temsilcisine bildirildiğini, dava tarihine kadar davalı ... şirketinin yük üzerinde ekspertiz dahi yapmadığını, nihayetinde geminin ve yükün sahipsiz kaldığını, dava tarihi itibariyle geminin batmak üzere olduğunu, geminin devrolduğu iflas masası sorumlusunun yükün kısmen veya tamamen bozulmuş olmasının muhtemel olduğunu bildirildiğini, yine iflas idaresi sorumlusunun ekli 25.11.2014 tarihli yazısında geminin donma ile karşı karşıya olduğu ve acilen yük için önlem alınması gerektiğini bildirdiğini, geminin ambar kapaklarının açılamadığı, ambarlara su dolduğu, artık geminin yüzer hale getirilerek ambar kapaklarının açılması, geminin çekilmesi ve yükün boşaltılmasının da mümkün görülmediğini, bu durumun 17.11.2014 tarihinde davacının, davacı tarafından atanan survey şirketinin, ... limanı liman kontrol teftiş başkanının, donatan şirket iflas idaresi sorumlusunun ve davalı ... şirketi temsilcisinin katıldığı bir keşifte tespit edilerek ekli rapor ile imza altına alındığını, davalı ... şirketinin keşif faaliyetlerine katıldığı halde ihbarın gereğini yerine getirmek suretiyle davacının zararlarını tazmin etmek için gerekli adımları atmadığını, yükün ne kadarlık kısmının hasara uğradığı ise kapaklar açılınca belirleneceğini ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı tutarak, şimdilik 10.000,00 ABD dolarının dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... Mümessillik ve Müşavirlik A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... şirketinin acente ve temsilciliğini yapmadığını, davalıyı temsilen tebligat yapılmasının yerinde olmadığını savunarak davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesinde; sigorta poliçesi uyarınca yükün gemiye yüklenmesinden sonra seferin başlaması ile sigorta poliçesinin başlayacağını, geminin bilinmeyen bir kısım sebeplerle Aralık 2013 tarihinden itibaren yükleme limanında bulunduğunu, yükün gemide yüklü olduğunu ancak geminin yükleme limanından hareket etmediğini, davacı yük ilgilisinin gemi armatörü ile sulh protokolü imzaladığı ve yeni bir çarterparti akdettiğini, gemi armatörünün geminin bayrağını, klasını, P&I Kulübünü değiştirme ihtimalinin bulunduğunu, bir diğer taraftan, şayet geminin armatörü sulh protokolü şartlarında hareket eder ise, davacının kendilerini ibra edeceği ve ancak geminin çıplak gemi kiracısı aleyhinde her türlü haklarının saklı tutulduğunu ifade ettiklerinin görüldüğünü, davalı müvekkili tarafından gemi ile taşınması esnasında sigortalanmış olan yüke ilişkin 46-.../13 numaralı sigorta poliçesinin feshedildiği belirtilerek ilgili ek sözleşmenin davacının vekillerine gönderildiğini, davacı tarafın sigorta poliçesinin yenilenmesini talep etmiş olmasının 46-.../13 numaralı sigorta poliçesinin artık yürürlükte olmadığının yük ilgilileri tarafından da kabul edildiğinin çok açık bir ikrarı olduğunu, 29.08.2014 tarihli e-posta içeriğinde, gemi armatörü ile akdedilen sulh protokolünün başarıyla sonuçlanmadığı, yük ilgilisi olan davacının yüküne gerekli özeni göstermediği gibi yükü gemide kendi kaderine bırakarak basiretsiz ve özensiz davrandığını savunarak ... Mümessillik ve Müşavirlik A.Ş.'nin müvekkili sigorta şirketinin acentesi olmaması sebebiyle yapılan tebligatın geçersiz olduğunun tespitine, sigorta poliçesindeki tahkim şartı nedeniyle mahkemenin görevsiz olmasından dolayı davanın reddine, davaya Türk Hukukunu uygulanmasının mümkün olmadığını, herhalükarda dava şartı yokluğundan, müvekkilinin zarardan dolayı sorumluluğunun bulunmamasından dolayı da esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... şirketine temsilen/izafeten ...'a dava yöneltilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı, ....A.Ş.nin sigorta poliçesinde hasar temsilcisi olarak gösterildiği, davalının doğrudan davaya katıldığı tarihten sonra ....A.Ş.nin işbu davada, davalıyı temsil yetkisinin sona ereceği, davalının cevap dilekçesi süresinde olmadığından tahkim itirazının süre yönünden reddi gerektiği, dava konusu uyuşmazlıkta, sigorta ettiren ve aynı zamanda taşınacak eşyanın satıcısı olan firmanın yurt dışında mukim bir şirket olması, davalı ... şirketinin merkezinin ...’da bulunması, taşıma yapacak geminin yabancı bandrallı bir gemi olup, yüklemenin de ... Limanından yapılmış olması nedenleriyle uyuşmazlık yabancılık unsuru taşıdığından MÖHUK'un 24/1 hükmüne göre öncelikle tarafların açık olarak seçtikleri hukukun uygulanacağı, dava konusu sigorta poliçesinde hukuk seçimi yapıldığı, ancak bu hukuk seçimi sigorta poliçesinin tarafı olmayan davacının bilgisi ve iradesi dahilinde yapılmadığından yalnızca sözleşmenin taraflarını bağlayacağı, bu durumda, aynı maddenin 4. fıkrasına göre sözleşmeyle en sıkı ilişkili hukukun tespit edilerek uygulanması gerektiği, somut olay açısından uygulanacak hukuk sigorta şirketinin mukim olduğu ülke hukuku yani sigorta şirketinin mukim olduğu ... Federasyonu hukuk kuralları olduğu, davacının işbu davada aktif husumet ehliyetine haiz olduğu, davacının 29.11.2013 tarihli satım sözleşmesi ile yurt dışında mukim ... firmasından ... teslim şekli ile 3000 ton öğütmelik buğday satın aldığı, satım sözleşmesindeki ... kaydına uygun olarak yükün ... ... Limanından Samsun ve Marmara Bölgesi Limanlarına taşınması konusunda satıcı ile M/V ... isimli geminin kiracısı arasında navlun sözleşmesinin kurulduğu, yükün taşınması sırasında ortaya çıkabilecek rizikolara karşı teminat altına alınması amacıyla satıcı firmanın davalı ... şirketi ile sigorta sözleşmesi imzaladığı, yükleme tamamlandıktan sonra gemi kiracısının gemi adamlarına olan borçlarından dolayı liman otoritesi tarafından geminin limandan kalkışına izin verilmediği, bunun üzerine davacının geminin maliki olan ... şirketi ile görüşmeler yaptığı, görüşmelerin sonucunda taşımanın yapılması konusunda anlaşma sağlanarak yeni bir çarter parti düzenlendiği ancak bu tarihten sonra ... Bölgesi Tahkim Mahkemesinin 15.07.2014 tarihli kararı ile gemi maliki hakkında iflas kararı verilerek tasfiye memurunun atanması nedeniyle taşımanın yapılamadığı, bu şekilde gemi içerisinde bekleyen yükün devam eden süreç içerisinde eksilmesi ve kalanının da ekonomik değerini yitirmiş olmasından dolayı zayi olduğu, ... Federasyonu Deniz Sigortası Kanunu'nun 252/1-(c) bendine uyarınca deniz sigortası sözleşmesi sigorta priminin yatırıldığı andan itibaren geçerlilik kazandığı, buna göre sigortacının riziko taşıma borcunun da prim ödenmesi ile doğacağı, sigorta poliçesinde Gafta 72 sigorta koşullarına atıf yapıldığı, yük klozunun tercümesinden sigorta konusu eşyanın taşımanın başlangıcı olarak belirlenen yerden ayrıldığı zaman sigorta himayesinin başlayacağı ve taşımanın olağan seyri boyunca da devam edeceği, davalı sigortacının rizikoyu taşıma yükümlülüğünün başlamış olduğu, yük sigorta kurallarının 6. bendinde, sigorta teminatı dışında kalan haller yani riziko istisnaları sayılmış olup, bunlar arasında donatanın, gemi yöneticilerinin, gemi kiracıları veya işletenlerin tasfiyesi veya malik açısından aciz halinin de bulunduğu, poliçede aksine bir anlaşma olmadığı, bu durumda zararın sigorta teminatı kapsamında olmadığı, yük zararının sigorta teminatı kapsamında olduğu kabul edilse dahi, ... Federasyonu Deniz Sigortası Kanunu'nun 254. maddesinde yer alan sigorta ettirenin ve lehtarın yükümlülüklerine ilişkin yasal düzenlemede yükün zarar görmeden aynı gemi ile yada başka bir gemi ile taşınmasını sağlama veyahut yükün gemiden zarar görmeden boşaltılması için gereken girişimlerde bulunma, gerekli önlemleri alma alıcı sigortalıya düşen bir yükümlülük olarak kabul edilmiş olup Aralık 2013 ila Haziran 2014 arasında gerçekleşen süreçte davacıya akdedilebilecek bir kusurun bulunmadığı, buna karşın gemi malikiyle akdedilen navlun sözleşmesinin ifasının sonuçsuz kalmasından sonra, yani Haziran 2014 tarihinden itibaren davacının yükün akıbetiyle ilgili herhangi bir eylemde bulunmadığı, mevsimsel olarak yükün hasarsız ve daha az maliyetle gemiden boşaltılmasının mümkün olduğu halde davacı yükün kurtarılması için herhangi bir girişimde bulunmayarak yükü kendi kaderine terketmekle rizikonun gerçekleşmesiyle sonuçlanan süreçte kusurlu olduğu, ... Federasyonu Deniz Sigortası Kanunu'nun 265. maddesinde sigorta şirketinin, sigorta ettirenin veya lehtarın veya onun temsilcisinin kasıtlı hareketi veya ağır ihmali/dikkatsizliği sonucunda oluşan zararlara ilişkin sorumlu tutulamayacağı hükmünün yer aldığı, ayrıca yük taşıma sigortası kurallarının 6/ (e) bendinde de sigortalının kusurunun sigortacıyı sorumluluktan kurtaran hal olarak düzenlendiği, somut olaya konu hasarın sigorta teminatı kapsamında olmadığı, davalı ... şirketinin hasarı tazmin etme sorumluluğunun doğmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile katılma yoluyla davalı ... Ltd. vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sigorta poliçesi korumasının geminin hareket etmesinden önce başladığı ve tam tarihi belirlenememekle birlikte riziko gerçekleştiği, ancak rizikonun gerçekleşmesine sebep olan olayların, sigorta poliçesi ekindeki Yük Sigortası Kuralları ile ... Federasyonu Hukuku Deniz Ticareti Kanunu kapsamında sigorta poliçesinin sağladığı teminata dahil olmadıkları, davacının ağır kusuru nedeniyle davalının tazminat sorumluluğunun sona erdiğinin kabul edilmesinin dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı ile davalı ... Ltd'nin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, deniz yolu ile taşınacak emtianın gemiye yüklendikten sonra zayi olduğu iddiasıyla zararın sigorta poliçesi kapsamında sigorta şirketinden tazmini talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara alınarak verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 17.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 043390246a03b4e5 c6dcac425cd09c8d