Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/1887 E., 2025/5682 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/1887 E., 2025/5682 K. (25.09.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1887
Karar No
2025/5682
Karar Tarihi
25.09.2025
Konu
Tazminat

11. Hukuk Dairesi 2025/1887 E. , 2025/5682 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/816 Esas, 2025/103 Karar HÜKÜM : Davanın reddi İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekilince temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkili şirketin eski ortağı olduğunu, davalının şirketin ortağı olduğu döneme ait 672.035,72 TL avans/cari hesap bakiyesi borcunun bulunduğunu, 29.09.2016 tarihli ihtarname keşide edilmesine borcun ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine haksız şekilde itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde davanın hukuki sebebinin açıklanmadığını, zamanaşımının gerçekleştiğini, müvekkilinin 1995-2015 tarihleri arasında davacı şirket bünyesinde çalıştığını, 2005-2015 yılları arasında sigortalı çalıştığını, ancak yasal zorunluluk nedeniyle davacının şirket hissesinin bir kısmını evrak üzerinde davalıya devrettiğini, davalının iş akdinin 06.01.2015 tarihinde sona erdiğini, müvekkilinin kağıt üzerinde gözüken hisselerini bedelsiz olarak davacıya iade ettiğini, hiçbir zaman gerçek manada şirket ortaklığı kurulmadığını, davacının yaptığı tüm ödemelerin hizmet akdi kapsamında ücret, ücret benzerleri ve masraf kalemlerine vs. ilişkin olduğunu, davacının sunduğu muavin defter kayıtlarından ödemelerin mahsuben yapıldığının belli olduğunu, davalının 2014 yılına kadar şirketin SPK ve BDDK nezdindeki bağımsız denetim faaliyetlerinin neredeyse tamamında sorumlu ortak olarak görev yaptığını, bu nedenle fazla mesai yapıp bu ücrete hak kazandığını, davacı tarafın iddiası olan cari hesap sözleşmesinin mevzuat gereği yazılı yapılması gerektiğini, davacı şirket tarafından işçisine yapılan ödememden dolayı reeskont faizi talep edilemeyeceği gibi faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, müvekkili hisselerini bedelsiz devrettiğinden müvekkilinin kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai, yıllık ücretli izin, yasal işçilik alacaklarının da davacı taraftan takas mahsup yoluyla tahsili gerektiğini savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacı şirketin davalıya borç verdiğini iddia ettiği, ispat yükü davacı taraf üzerinde olup borç verdiğini usulüne uygun delillerle ispat etmesi gerektiği, davacı tarafın davalı tarafa borç verdiğini usulüne uygun yazılı bir belgeyle ispat edemediği, ayrıca davalının, davacı şirketin ortağı, çalışanı ve bir dönem yöneticisi olduğundan davalı şirketin icra takibi yapmakta kötüniyetli kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacı şirket tarafından ortağı, çalışanı ve bir dönem yönetim kurulu üyesi olan davalıya borç olarak verildiği iddia edilen paranın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

V. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 25.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı