Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2024/6515 E., 2025/5671 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/6515 E., 2025/5671 K. (25.09.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6515
Karar No
2025/5671
Karar Tarihi
25.09.2025
Konu
Tazminat

11. Hukuk Dairesi 2024/6515 E. , 2025/5671 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/135 Esas, 2024/1579 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul BİRLEŞEN 2020/40 E. SAYILI DOSYA HÜKÜM : Davanın reddi BİRLEŞEN 2018/59 E. SAYILI DOSYA HÜKÜM : Davanın reddi 2021/473 E. SAYILI DOSYASI HÜKÜM : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/20 E., 2022/137 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 23.09.2025 günü hazır bulunan asıl davada davacı, birleşen davalarda (2018,59 E., 2021/473 E.) davalı, birleşen (2020/40 E.) davada davacı vekili Avukat ... ile asıl davada davalı, birleşen davalarda (2018/59 E., 2021/473 E.) davacı, birleşen davada (2020/40 E.) davalı vekilleri Avukat ... ve Avukat ... ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR

I. DAVA 1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin 2011 yılında kurulduğunu, ürünlerini ... markası ile piyasaya sunduğunu, müvekkilinin söz konusu markayı 2011 yılından itibaren tek başına ciddi bir şekilde kullandığını, bu kullanımdan davalının haberdar olduğunu, davalı tarafça müşterilere "2017 yılında markanın devir alındığı, bundan sonra "..." ibareli markayı kullanacağı, sektörde "..." markasını kullananlara karşı yasal işlem başlatılacağına" ilişkin bildirimler gönderildiğini, müvekkilinin ... ibaresini kullanımının davalının markasına tecavüz teşkil etmeyeceğini, söz konusu markanın müvekkilince uzun yıllardır ihtilafsız şekilde kullanıldığını, marka sahibinin uzun yıllar sessiz kalmasının bu kullanıma icazet sayılacağını, müvekkilinin marka ve unvan adı altında ürünleri üretip tanınır bilinir hale getirdiğini, müvekkiline karşı bu aşamadan sonra dava açılmasının dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağını, davalının, müvekkilinin müşterilerine bildirim göndererek müvekkilini tecavüz eden konuma düşürmeye çalışmasının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesine uymayacağını, davalının söz konusu markayı uzun yıllardır kullanmadığını, 5 yıllık sürenin geçtiğini ileri sürerek müvekkilinin kullanımının davalı adına tescilli 2007/65232 sayılı "... +ŞEKİL" ibareli markaya tecavüz olmadığının tespitine, davalı adına tescilli 2007/65232 sayılı "... ŞEKİL" ibareli markanın kullanılmama nedeniye iptaline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davacı ... vekili birleşen 2020/40 E. sayılı dosyanın dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Ltd. Şti.'nin kurucusu ve yetkilisi olduğunu, davalı ... Liman Mak. San. ve Tic. A.Ş. tarafından 2007/65232 sayılı "..." ibareli marka devir alınır alınmaz müvekkilinin müşterilerine whatsapp mesajları gönderilerek ve sözlü uyarılarda bulunularak "..." ibaresini devir alıp adına tescil ettirdiğini, ... markasını kullananlar aleyhine yasal işlemler başlatılacağını bildirdiğini, müvekkilince davalı tarafça markanın kullanılmaması nedeniyle hükümsüzlük davası, davalı tarafça da müvekkili aleyhine tazminat davası açıldığını, müvekkili ile davalı ...'un arkadaş olduğunu, birlikte ticaret yapmaya karar verdiklerini, davalı ...'ın arkadaşı dava dışı ...'a giderek dava konusu "..." markasını oluşturduklarını, davalı ...'ın markayı 2007/65232 sayı ile kendi adına tescil ettirdiğini, müvekkili ile Mersad arkadaş oldukları için Mersad'ın markayı kendi adına tescil ettirmesinde rahatsızlık duymadığını, markanın birlikte kuracakları şirket tarafından kullanılacağına inandığını, fakat davalı ...'ın dava dışı ... Mak. Dış Tic. Ltd. Şti.'ne ortak olarak markayı bu şirket üzerinden kullanmaya başladığını, müvekkilinin 2011 yılında ... Ltd. Şti.'ni kurduğunu ve markasını bu şirket üzerinden kullanmaya devam ettiğini, ... Ltd. Şti.'nde ... Liman ile ortaklıklarının da devam ettiğini, ... Ltd. Şti.'nin kağıt üzerinde varlığını sürdürdüğünü, 2017 yılında ... Liman'ın davalı şirketi kurduğunu ve "... Liman" markası adı altında iş yapmaya başladığını, bu marka ile piyasada iş yapamayınca davalı ... ile anlaşarak müvekkilinden habersiz olarak dava konusu "..." markasını davalı şirketin devir aldığını, devirden sonra da piyasadaki müşterilere yukarıda belirtilen bildirimleri gönderdiğini, tescilli olmasa dahi dava konusu marka üzerinde müvekkilinin hakkı bulunduğunu, bu durumun davalı ...'ın 2018/20 E. sayılı dosyada verdiği tanık beyanından anlaşıldığını, dava konusu marka üzerinde müvekkili ve ...'un gerçek hak sahibi olduğunu, davalı şirkete devrin kötüniyetli yapıldığını, davalıların müvekkilinin tescilsiz kullanımından haberdar olduklarını ileri sürerek davalılar arasında 2007/65232 sayılı ... ibareli markanın devrinin ve devir sözleşmesinin iptali ile 2007/65232 sayılı ... ibareli marka üzerinde müvekkilin müşterek mülkiyetinin kabulü ve markanın gerçek hak sahibi olması nedeniyle müvekkili ... ve davalı ... adına tesciline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile asıl davadaki talebinin kabul edilmemesi durumunda müvekkilin marka üzerindeki hak sahipliği hususu dikkate alınarak 2007/65232 sayılı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. 3.Davacı ... Mak. San. Tic. A.Ş. vekili birleşen 2018/59 E. sayılı dosyanın dava dilekçesinde; müvekkilinin, ... adına kayıtlı 2007/65232 sayılı "..." ibareli markayı 2017 yılında devralarak kullanmaya başladığını, davalının 2011 yılında kurulduğunu, ... ibaresini izin almadan hem unvanında hem de marka olarak haksız surette kullandığını, fuarlara katıldığını, davalının eylemlerinin haksız rekabet ve markaya tecavüz yarattığını ileri sürerek davalının şimdiye kadar kullandığı süre esas alınarak müvekkilinin markasına tecavüz ettiğinin tespitine, davalı tarafından müvekkilinin markasının kullanılması ve müvekkili firmanın yönetim kurulu başkanı ile ilgili dilekçede belirtilen linklere erişimin engellenmesine, tabelalarının kaldırılmasına, faturalara ve basılı evraklara el konulmasına, davalı tarafından kullanılan ve adına kayıtlı ... alan adı kaydının iptaline, erişimin engellenmesine, davalı şirketin sosyal medya hesaplarına erişimin engellenmesine, davalının unvanından "..." ibaresinin terkinine, davalının kuruluşundan bugüne kadar verdiği zararın 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 151/1-b hükmüne göre hesaplanarak müvekkiline ödenmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 4.Davacı ... Mak. San. Tic. A.Ş. vekili birleşen 2021/473 E. sayılı dosyanın dava dilekçesinde; müvekkiline ait ... numaralı "..." ibareli markanın davalı tarafından takliti ve haksız kullanımı sebebiyle davalının 07.02.2018 tarihinden şimdiye kadar kullandığı süre esas alınarak müvekkilinin markasına tecavüz etmesine dayalı davalının defterleri incelenerek 07.02.2018 tarihinden şimdiye kadar kullandığı süre için uğrattığı zararın SMK'nın 151/2-b hükmüne göre hesaplanarak müvekkiline ödenmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 1.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı-birleşen davalarda ... Mak. San. Tic. A.Ş. vekili, 26.05.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile 2018/59 E. sayılı dosyadaki 10.000,00 TL olan maddi tazminat talebini 2.500.000,00 TL'ye, 10.000,00 TL olan manevi tazminat taleplerini ise 11.000,00 TL olarak ıslah ettiğini, 31.05.2022 tarihli duruşmada ıslah talebini açıklayarak, birleşen 2018/59 E. sayılı dosyadaki maddi tazminat taleplerini 350.000,00 TL artırarak 360.000,00 TL olarak belirlediklerini, birleşen 2021/473 E. sayılı dosyadaki 1.000,00 TL maddi tazminat taleplerini 2.139,000,00 TL artırarak toplam 2.140,000,00 TL olarak ıslah ettiklerini bildirmiştir.

II. CEVAP Asıl ve birleşen davalarda davalılar vekilleri, ayrı ayrı verdikleri cevap dilekçeleri ile davaların reddini istemişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli ... no.lu markanın 7. sınıf bakımından: “Tarım, hayvancılık, ziraat sektörlerinde ve tahıl / meyve / sebze / gıda işlenmesinde kullanılan makineler ve robotik mekanizmalar. Rulmanlar, bilyalı veya masuralı yataklar. Lastik sökme ve takma makineleri. Alternatörler, jeneratörler, elektrik jeneratörleri, güneş enerjisi ile çalışan jeneratörler. Boya makineleri, otomatik boya püskürtme tabancaları, spiral makineler, basınçlı hava üreticiler, kompresörler, araç yıkama makineleri ve yukarıda sayılan makine ve araçlarla aynı işleve sahip robotlar. Matbaa makineleri. Tekstil makineleri, dikiş makineleri ve bunlarla aynı işleve sahip endüstriyel robotlar. Doğrama, öğütme, ezme, çırpma ve ufalama için mutfakta kullanılan elektrikli aletler; yıkama makineleri (çamaşır / bulaşık yıkama makineleri, çamaşır kurutma makineleri dahil); zemin, halı veya döşeme temizleme amaçlı elektrikli makineler, elektrikli süpürgeler ve bunların parçaları.” emtiaları bakımından kullanmama nedeniyle iptaline, sair emtialar yönünden talebin reddine, davacının dava konusu markayı kullanmasının marka haklarına tecavüz etmediğinin tespitine, birleşen 2020/40 E. sayılı dosya yönünden; davanın kısmen kabulüne, dava konusu ... no.lu markanın davacının önceki malik Mersat Koç ile (devir nedeniyle davalı ... Liman Makine Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi) müşterek malik olduklarının tespitine, tescil yönünden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen 2018/59 E. sayılı dava ve 2021/473 E. sayılı davaların reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile öncelikle birleşen 2020/40 E. sayılı davayla ilgili taraf vekillerinin istinaf taleplerinin incelendiği, her ne kadar İlk Derece Mahkemesince dinlenen tanık beyanlarına itibar edilerek birleşen davanın davacısı ...’in "..." markasında müşterek hak sahibi olduğunun tespitine karar verilmişse de markanın tescil başvurusunun yapıldığı 2007 yılından birleşen davanın açıldığı 2020 yılına kadar ... tarafından marka üzerinde hak iddia edilmediği, hatta davalı ...’un asıl davada tanık olarak verdiği ifadede ...’in 2017 yılında markayı kullanmak için kendisinden izin istediğini beyan ettiği, asıl davada dinlenen tanık anlatımlarında ...'in de markanın oluşturulması sırasında ... ile birlikte olduğuna dair anlatımlarından başkaca davacı ...’in marka üzerinde müşterek hak sahibi olduğuna dair bir delil bulunmadığı, yalnızca bu tanık beyanları ile davacının marka üzerinde müşterek hak sahibi olduğunun kanıtlanamayacağı kanaatine varılmakla birleşen 2020/40 E. sayılı davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı, asıl davayla ilgili taraf vekillerinin istinaf talepleri incelendiğinde; asıl davada kullanılmama nedeniyle iptali talep edilen 2007 65232 sayılı "..." ibareli markanın 07. sınıfta tescilli olduğu bir kısım emtia için dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık sürede ciddi ve etkin bir şekilde kullanıldığı, bir kısmı için ise davalı tarafça kullanımın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıya ait markanın kısmen iptaline karar verildiği, karara karşı her iki taraf vekili de istinaf talebinde bulunmuşsa da marka konusunda uzman, makine konusunda uzman ve mali konuda uzman bilirkişilerin de yer aldığı bilirkişi heyetinden alınan 30.01.2019 tarihli bilirkişi raporu ve 08.08.2019 tarihli ek bilirkişi raporu ile asıl davada davalı tarafa ait ticari kayıtlar ve sunulan tüm deliller incelenerek, denetime uygun bir şekilde markanın tescilli olduğu bir kısım emtia için ciddi ve etkin bir şekilde kullanıldığı, bir kısım emtia için ise kullanılmadığı tespit edilmiş olmakla, markanın kısmen iptaline ilişkin karara karşı taraf vekillerince yapılan istinaf taleplerinin yerinde görülmediği, asıl davada davacının marka kullanımlarının davalının marka hakkına tecavüz etmediğinin tespitine ilişkin verilen kararla ilgili davalı vekilinin istinaf taleplerinin incelenmesinde; her ne kadar Mahkemece kararın gerekçesinde davacı ... Mak. San. Tic. Ltd. Şti. yetkilisi ...’in marka üzerinde müşterek hak sahibi olduğu gerekçesine de yer verilmişse de dosya kapsamına ve birleşen 2020/40 E. sayılı davayla ilgili yukarıda açıklanan gerekçeye göre, ...’in marka üzerinde müşterek hak sahibi olmadığı; ancak davalı ... Mak. San. ve Tic. A.Ş.’nin markayı devraldığı ...’un "..." markasının davacı ... Mak. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından 2011 yılından bu yana kullanıldığını bildiği, birleşen davada tanık olarak dinlenen davalı şirket yetkilisi ... Liman’ın ifadesinde bunu açıkça belirttiği, ...’un markayı devrettiği 2017 yılına kadar bu kullanıma itiraz etmediği, bu hususu asıl davada bizzat tanık olarak alınan beyanı ile de teyit ettiği, sessiz kalma nedeniyle hak kaybına uğradığı, hak kaybının markayı devralan davalı şirket için de söz konusu olduğu, bu nedenle davacı ... Mak. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin "..." markasını kullanmasının davalı ... Mak. San. ve Tic. A.Ş.’nin marka haklarına tecavüz teşkil etmediğine karar verilmesinin yerinde olduğu kanaatine varılmakla davalı vekilinin asıl davaya ilişkin istinaf talebinin yalnızca gerekçenin bir kısmına ilişkin olarak kısmen kabul edildiği, diğer istinaf nedenlerinin kabul edilmediği, birleşen 2018/59 E. ve 2021/473 E. sayılı davalarla ilgili davacı vekilinin istinaf taleplerinin incelenmesinde; her ne kadar Mahkemece kararın gerekçesinde davalı ... Mak. San. Ltd. Şti. yetkilisi ...’in marka üzerinde müşterek hak sahibi olduğu gerekçesine de yer verilmişse de dosya kapsamına ve birleşen 2020/40 E. sayılı davayla ilgili açıklanan yukarıdaki gerekçeye göre, ...’in marka üzerinde müşterek hak sahibi olmadığı; ancak davalı ... Mak. San. Ltd. Şti.’nin "..." markasını, markanın ilk sahibi ...’un bilgisi dahilinde 2011 yılından bu yana kullandığı, davacı ... Mak. San. Tic. A.Ş. yetkilisi ... Liman’ın da bu kullanımdan haberdar olduğu, hatta ... Mak. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından üretilen makinelerin yine ... Liman'ın ortağı olduğu Setina Makina San. Tic. A.Ş. tarafından satışının ve pazarlamasının yapıldığı, birleşen davada tanık olarak dinlenen davacı şirket yetkilisi ... Liman’ın bunu açıkça ifade ettiği, taraf şirketlerin ortak ve yetkililerinin "..." markası altında birlikte fuarlara katıldıkları ve böylece davalı ... Mak. San. Tic. Ltd. Şti.'nin kullanımına rıza ve muvafakat gösterdikleri, sessiz kaldıkları, dava tarihine kadar yaklaşık 7 yıldan beri bu kullanımın devam ettiği ve tescilli marka sahibinin sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığı, aynı şekilde davacı şirketin ticaret unvanından da 2011 yılından bu yana haberdar oldukları, dolayısıyla davalı ... Mak. San. Tic. Ltd. Şti.'nin marka kullanımlarının davalıya ait markadan kaynaklanan haklarına tecavüz teşkil etmediği, davacının maddi ve manevi tazminat talep edemeyeceği, davalının ticaret unvanının terkininin talep edilmesinin de aradan geçen yaklaşık 7 yıllık uzun süre nedeniyle iyniyetli olmadığı gerekçesiyle asıl davayla ilgili davacı vekilinin istinaf taleplerinin reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne, birleşen 2018/59 E. ve 2021/473 E. sayılı davalarla ilgili davacı vekilinin istinaf taleplerinin kısmen kabulüne, birleşen 2020/40 E. sayılı davayla ilgili davacı vekilinin istinaf talebinin reddine, davalılar vekilinin istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl dava (Mahkemenin 2018/20 E. sayılı davası) yönünden; davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli 2007 65232 tescil numaralı "..." markasının 7.sınıf bakımından: "Tarım, hayvancılık, ziraat sektörlerinde ve tahıl / meyve / sebze / gıda işlenmesinde kullanılan makineler ve robotik mekanizmalar. Rulmanlar, bilyalı veya masuralı yataklar. Lastik sökme ve takma makineleri. Alternatörler, jeneratörler, elektrik jeneratörleri, güneş enerjisi ile çalışan jeneratörler. Boya makineleri, otomatik boya püskürtme tabancaları, spiral makineler, basınçlı hava üreticiler, kompresörler, araç yıkama makineleri ve yukarıda sayılan makine ve araçlarla aynı işleve sahip robotlar. Matbaa makineleri. Tekstil makineleri, dikiş makineleri ve bunlarla aynı işleve sahip endüstriyel robotlar. Doğrama, öğütme, ezme, çırpma ve ufalama için mutfakta kullanılan elektrikli aletler; yıkama makineleri (çamaşır / bulaşık yıkama makineleri, çamaşır kurutma makineleri dahil); zemin, halı veya döşeme temizleme amaçlı elektrikli makineler, elektrikli süpürgeler ve bunların parçaları." emtiaları bakımından kullanmama nedeniyle iptaline, sair emtialar yönünden talebin reddine, davacının dava konusu bu markayı kullanmasının davalının marka haklarına tecavüz etmediğinin tespitine, birleşen 2020/40 E. sayılı, birleşen 2018/59 E. sayılı ve Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2021/473 E. sayılı davaların reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, davacının marka kullanımlarının davalının marka hakkına tecavüz teşkil etmediğinin tespiti ve kullanmama nedeniyle markanın iptali, birleşen 2020/40 E. sayılı dava, marka devir sözleşmesinin iptali ve marka üzerinde müşterek malik olduğunun tespiti, olmadığı takdirde hükümsüzlüğü, birleşen 2018/59 E. sayılı dava, markaya tecavüzün tespiti, unvan terkini, maddi ve manevi tazminat, birleşen 2021/473 E. sayılı dava, markaya tecavüze dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince asıl davada, birleşen 2018/59 E. sayılı davada ve birleşen Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2021/473 E. sayılı davasında esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının asıl dava, birleşen 2018/59 E. sayılı dava ve birleşen Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2021/473 E. sayılı dava bakımından ONANMASINA karar vermek gerekmiştir. 2.Birleşen 2020/40 E. sayılı dava yönünden yapılan temyiz incelemesinde; yukarıda yapılan özetten anlaşılacağı üzere tarafların iddia ve savunmaları, ...'un asıl davada 05.12.2019 tarihli celsedeki beyanı, aynı celse tanık olarak dinlenen ...'un beyanı, Ticaret Sicil kayıtları, marka tescil belgeleri ve tüm dosya kapsamına göre birleşen 2020/40 E. sayılı davada davacı ... ve davalı ...'un arkadaş oldukları, makine imalatı konusunda iş yapmak üzere anlaştıkları, 2007 yılında üretecekleri makineler için bir marka oluşturmak üzere davalı ...'un tasarımcı arkadaşı ...'un yanına birlikte gittikleri, ...'un davacı ... ve davalı ... için tasarladığı "..." ibareli markayı taraflara verdiği, davalı ...'un 07.12.2007 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu'na (TÜRKPATENT) başvurarak markayı 14.10.2008 tarihinde kendi adına tescil ettirdiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamında sabit olduğu üzere davacı ... ve davalı ..., 2007 yılından itibaren "..." ibareli makineleri dava dışı ... Mak. San. Dış Tic. A.Ş. üzerinden üreterek pazarlamasını yapıp satmışlardır. ... Mak. San. Dış Tic. A.Ş.'nin ticaret sicil kayıtları incelendiğinde, 18.10.2007 tarihinde kurulduğu, ... Liman, ..., ... vd. kişilerin şirket bünyesinde ortak, yönetici ve diğer konumlarda bulundukları, davalı ...'ın daha sonra bu şirketten ayrıldığı görülmektedir. Yine ticaret sicil kayıtlarına göre asıl davada davacı, birleşen 2018/59 E., ve 2021/473 E. sayılı davalarda davalı ... Mak. San. ve Tic. A.Ş., 17.02.2011 tarihinde ... ve dava dışı kişiler tarafından kurulmuş, ürettiği makinelerde de "..." ibaresini kullanagelmiştir. Asıl davada davalı, birleşen 2018/59 E., ve 2021/473 E. sayılı davalarda davacı ... Liman Mak. San. Tic. A.Ş. ise 31.03.2017 tarihinde kurulmuş, tek ortak ve yöneticisinin ... Liman olduğu görülmüştür. Davalı ...'un, adına kayıtlı 2007/65232 sayılı "..." ibareli markayı, 24.11.2017 tarihinde ... Liman Mak. San. Tic. A.Ş.'ye devrettiği ve markanın halen anılan şirket adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Yine dosya kapsamından anlaşıldığı üzere dava konusu markanın ... Liman Mak. San. Tic. A.Ş. tarafından devralınmasından sonra, anılan şirket, piyasadaki müşterilere, "söz konusu markayı devraldığı, markanın tek sahibinin kendisi olduğu, sektörde ... ibaresini kullananlara karşı yasal yollara başvuracağı" yönünde bildirimde bulunmuştur. İşbu dava süreçleri de bundan sonra başlamıştır. Dairemizin yerleşik içtihatlarında benimsendiği üzere, marka üzerindeki öncelik hakkı, o markayı, ihdas ve istimal eden, piyasada maruf hale getiren kişiye aittir. Markanın yaratılma sürecinde her zaman tek kişi ya da kurum bulunmayabilir. Markanın yatılma sürecinde birden fazla kişinin bulunması halinde marka üzerinde müşterek hak sahipliği durumu söz konusu olabilmektedir. Taraflardan birinin markayı kendi adına tescil ettirmesi diğer müşterek marka sahibi açısından marka üzerindeki müşterek hak sahipliğini etkilemeyecektir. Söz konusu markayı müşterek hak sahiplerinin tescilli ya da tescilsiz olarak kullanabilecekleri kuşkusuzdur (Dairemizin 24.05.2010 tarihli 2008/14009 E., 2010/5719 K. sayılı, 13.05.2014 tarihli 2013/2451 E., 2014/9166 K. sayılı, 08.07.2025 tarihli 2024/6937 E., 2025/4975 K. sayılı emsal ilamları). Somut olayda dava konusu markanın yaratılma süreci nazara alındığında, davacı ... ile davalı ...'un dava konusu "..." ibareli markayı birlikte yarattıkları, bu markanın tanınmasına her ikisinin emek verip katkıda bulundukları ve davacı ...'in de söz konusu marka üzerinde müşterek hak sahibi olduğunun kabulü gerekmektedir. Yine dava konusu "..." ibareli marka, davacı ... ve davalı ... tarafından birlikte oluşturulduktan sonra davalı ... 2007 yılında TÜRKPATENT'e başvurarak 2008 yılında markayı kendi adına tescil ettirmiş ise de davacı ... ve davalı ... 2007 yılından itibaren ... ibareli makineleri dava dışı ... Mak. San. Dış Tic. A.Ş. üzerinden üreterek pazarlamasını yapıp satmışlardır. Davacı ... de ... Mak. San. ve Tic. A.Ş.'yi 2011 yılında kurup ürettiği makinelerde "..." ibaresini kullanmaya devam etmiştir. Dava konusu markanın davalı ... tarafından 24.11.2017 tarihinde ... Liman Mak. San. Tic. A.Ş.'ye devredilip anılan şirket tarafından piyasadaki müşterilere ihtarname göndermesine kadar geçen "uzun süreçte" piyasada çatışma yaşamadan birlikte varolmuşlardır. Dairemizce “birlikte var olma” olarak tanımlanan marka hukukuna ait ilkenin şartlarının somut uyuşmazlık bakımından gerçekleştiğinin kabulü gerekir (Dairemizin 19.03.2025 tarihli 2024/3478 E., 2025/1942 K. sayılı, 07.05.2025 tarihli 2024/4246 E., 2025/3151 K. sayılı, 03.06.2013 tarihli 2012/8617 E., 2013/11464 K. sayılı, 20.12.2017 tarihli 2016/5340 E., 2017/7438 K. sayılı emsal ilamları). Bu durumda davacı ...'in dava konusu "..." ibareli marka üzerinde müşterek hak sahibi olduğu ve tarafların uzun yıllar piyasada çatışma yaşamadan birlikte varoldukları kabul edilerek sonucuna göre karar verilmek gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince, davacı ...'in dava konusu marka üzerinde hak sahibi olduğuna dair delil bulunmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, birleşen 2020/40 E. sayılı davaya yönelik kararın bozulması gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davacı ... Makina San. Tic. Ltd. Şti. vekilinin asıl davaya yönelik, ... Mak. San. A.Ş. vekilinin asıl davaya, birleşen 2018/59 E. sayılı davaya ve birleşen Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2021/473 E. sayılı davaya yönelik, davalı ... vekilinin birleşen 2020/40 E. sayılı davaya yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının asıl dava, birleşen 2018/59 E. sayılı dava ve birleşen Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2021/473 E. sayılı dava bakımından HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle birleşen 2020/40 E. sayılı sayılı davada davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının birleşen 2020/40 E. sayılı sayılı dava bakımından BOZULMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'un 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin birleşen 2020/2040 E. sayılı dosyada davalılardan alınarak davacı ...'e verilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl ve birleşen davalarda 2018/59 E. ve 2021/473 E. sayılı dosyalarda taraflardan ayrı ayrı alınarak yekdiğerine verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde birleşen 2020/40 E. sayılı davada davacı ...'e iadesine, 25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 05df37c93b29162b 9bf20f7e59956e6a

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı