Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/2011 E., 2025/5683 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/2011 E., 2025/5683 K. (25.09.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2011
Karar No
2025/5683
Karar Tarihi
25.09.2025
Konu
Tazminat

11. Hukuk Dairesi 2025/2011 E. , 2025/5683 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/7 Esas, 2024/896 Karar HÜKÜM : Davanın reddi İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı tarafça temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin, petrol ofisi niteliğindeki taşınmaz için davalı şirket ile 04.10.2011 tarihli "Satış Çerçeve Protokolü" ve eki niteliğindeki "Bayilik Anlaşması’’ imzaladığını, imzalanan sözleşmeye ek olarak müvekkili tarafından davalı şirkete 650.000,00 TL tutarındaki 30.10.2014 tarihli ... numaralı teminat senedinin yanında 026904 67... 468 numaralı iki adet çekin, vade ve miktarları boş şekilde imzalanarak davalı şirket yetkilisine teslim edildiğini, davacının yeterli teminatı olmasına rağmen, cari hesaptaki miktar bahane edilerek davalı tarafından akaryakıtsız bırakıldığını ve benzin istasyonunun atıl durumda kalmaya zorlandığını, davalıya verilen ... numaralı çekin 450.000,00 TL miktar üzerinden doldurularak tahsil edildiğini, davacının, verilen teminat senedi ile tahsil edilmeyen bakiye borcun tahsil edilmesini ve atıl durumda kalan benzin istasyonuna akaryakıt gönderilmesini istemesine rağmen bu talebin kabul edilmediğini, davalının ihtarname ile, davacıya 3 gün içinde vadesi gelmemiş borçlarını da ödenmesini aksi taktirde sözleşmeyi fesh edeceklerini bildirildiğini, sözleşmelerini haksız olarak feshedildiğini ve sözleşmede kararlaştırılan 200.000,00 USD tutarındaki cezai şartla birlikte günlük 500,00 USD fuzuli işgal tazminatını ayrıca sözleşme sonuna kadar mahrum kalınan kâr miktarının da talep edildiğini ileri sürerek davalı tarafa borçlu olmadıklarının tespitine ve ... numaralı çekin dava sonunda iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının, tüzel kişiliğini dava tarihinden önce kaybettiğini, dava açma ehliyeti bulunmadığını, davacının borçlarını ödemeyerek temerrüde düştüğünü, satış yerindeki faaliyetini aksattığını, vadesi geçmiş borçları bulunduğundan haklı olarak sözleşmenin feshedildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, taraflar arasında akdedilmiş sözleşmelerde yazılı hükümlere rağmen davacı bayinin, davalı dağıtım şirketine olan cari borcun mevcudiyeti ve ödenmemesi karşısında, istasyonun asıl işlevi olan nihai tüketiciye kesintisiz olarak pompadan satış yapılması yükümlülüğünü de aksattığı, bu bağlamda da davalının, taraflar arasında akdedilmiş sözleşmeleri tek taraflı feshetmesinin, sektörel teamül ve uygulamalar kapsamında geçerli nedenlere dayandığı, bu bağlamda davalı tarafından yapılan feshin haklı olduğu, buna göre de cezai şart bedelinin talep edilebileceği, 23.01.2015 tarihi itibarıyla davacı şirketin davalı şirkete cezai şart faturası hariç 649.600,00 TL tutarındaki borcun davacı kayıtlarına göre fesih tarihi itibarıyla ödenmediği, fesih tarihi olan 09.01.2015 tarihinde davacının davalı şirkete muaccel borcunun bulunduğu, davalı kayıtlarından görüleceği üzere sonrasında da 470.140,00 TL'lik ceza faturası eklendiği, toplam borcun 1.119.740,00 TL olduğu, davalı kayıtlarında 13.02.2015 tarihli teminat mektubu ödemesi açıklaması ile 650.000,00 TL bedelli teminat mektubu ödemesinin mahsup edildiği ve 4.956,00 TL'lik söküm bedeline ilişkin masraf yansıtma faturası ile birlikte davacının toplam bakiye borcunun 474.696,00 TL olduğu, dava konusu 1.119.740,00 TL bedelli çekin 470.140,00 TL'lik kısmının takibe konulduğu ve bakiye borç miktarının altında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine, takip miktarı olan 589.721,93 TL'nin %20'si olan 117.944,38 TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, satış çerçeve protokolü ve eki niteliğindeki bayilik anlaşması ile teminat olarak verilen çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

V. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 25.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı