11. Hukuk Dairesi 2024/6695 E. , 2025/4124 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/46 Esas, 2024/1160 Karar HÜKÜM : Esastan ret Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin ... .. kanunlarına göre kurulmuş bir seyahat acentesi olduğunu, davalının ise ...'da açılan yol ihalelerine girip ihaleleri kazanabilmek için ... ..dan ... (...) şirketini kurduğunu ve bu şirketin %70 payının sahibi olduğunu, ... ... mevzuatına göre devlet ihalelerini almak isteyen yabancı tüzel kişilerin yerli bir şirketle ortaklık yapmasının yasal zorunluluk olduğunu, aksi halde ... .. tarafından açılan ihalelere giremeyeceğini, bu nedenle davalının ... ....da bir şube açmadığını, yerine yerli bir ortakla %70 hissesinin sahibi olduğu ...’yi kurduğunu ve bu şirketin hakim ortağı olduğunu, bu şirketin ... .. tarafından düzenlenen ihalelere katıldığını ve yol ihalelerini kazandığını, projeleri gerçekleştirebilmek için kendi mühendislerinin, Türk işçilerinin ve proje için gerekli personelinin uçak biletlerinin temini için müvekkili şirket ile kredi tahsis sözleşmesi imzaladığını, bu kredi kullanım sözleşmesinde ... ile kefili/garantörü olarak davalının da yer aldığını, sözleşmede davalının 25.000 ... Riyaline kadar ... şirketinin sorumlu olduğunu ve ilk talepte ödeneceği hükmünün yer aldığını, ihalesi alınan yol inşaatı projesi boyunca davalının mühendisleri ve personeli için davalının talebi üzerine müvekkili tarafından uçak biletleri kesildiğini ve ... şirketi adına faturalar düzenlendiğini, ... şirketinin kendilerine yapılan bildirimlere karşın borçlarını ödemediğini ve hiç bir yetkiliye ulaşılamadığını, fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine cari hesap ekstresindeki borç bakiyesi 30.438,49 .....nin takip tarihindeki karşılığı 439.796,61 TL alacağın tahsili için Ankara 30. İcra Müdürlüğünün 2019/1112 E. sayılı icra dosyası üzerinden icra takibine geçildiğini, ödeme emrinin tebliği üzerine borca haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı delilleri arasında yer alan davacının hatalı tanımlaması/çevirisi ile kredi tahsis sözleşmesinin yine ...da kurulmuş olan ... isimli bir şirket tarafından imzalandığını, bu İngilizce belgenin Türkçe karşılığı kredi tahsis sözleşmesi olmadığını, bu dokümanın aslında kredi tahsis talebi başvurusu olduğunu, kabul etmedikleri ihtirazi kaydı ile davacının iddia ettiği gibi bir sözleşme olsa bile bu sözleşmeye Türk Hukukunun değil ... ... Hukukunun uygulanabileceğini, sözleşmede uyuşmazlık halinde uygulanacak hukuk kuralının açıkça belirtilmediğini, edim borçlusunun sözleşmenin kurulması aşamasındaki mutat meskeni ve iş yeri ... ... olduğundan yetkili mahkemenin ... .. Ticaret Mahkemesi olduğundan bahisle yetki itirazında bulunduklarını, dava ve delil dilekçesinde yer alan ifade ile kredi tahsis sözleşmesinin tarafının müvekkili şirket olmadığını, kabul anlamına gelmemek birlikte ihtirazi kayıtla davacının hak ettiği bir alacak var ise bu taleplerini ... isimli diğer şirkete yöneltmeleri gerektiğinden husumet itirazında bulunduklarını, zamanaşımı definde de bulunduklarını, dava dışı ... şirketinin ... .. ülkesinde yerel hukuk kuralları çerçevesinde kurulmuş yasal ve aktif bir şirket olup ticaret sicil numarasının ... olduğunu, şirketin %70 hissesinin müvekkiline %30'unun ... isimli yerel bir şirkete ait olduğunu, davacı ile müvekkili arasında herhangi bir sözleşme imzalanmadığını, sözleşmedeki kaşenin ... isimli şirketin kaşesi olup bu şirket adına ...'ın imzaladığını, sözleşmenin hiç bir yerinde müvekkili şirketin kaşesi altında müvekkili şirketin yetkili ya da yasal temsilcisi adı altında atılmış bir imzanın bulunmadığını, sözleşmede müvekkilinin garantör ve/veya kefil olduğuna dair ibarenin yer almadığını, müvekkili şirketin anılan sözleşmede garantör ve/veya kefil olduğunu iddiasını kabul etmediklerini, 28.04.2015 tarihli sözleşmenin hem şekil hem de esas bakımından geçerli kabul edilebilecek kefalet hükümleri olmadığını, davanın tarafları arasında bir borç alacak ilişkisi bulunmadığını savunarak davanın reddi ile icra takip tutarının %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça kredi tahsis sözleşmesine (çeviriye göre kredi tahsis talebi başvurusu) dayalı olarak davacı ile dava dışı ... şirketi arasındaki sözleşme kapsamında davalının kefil olduğu iddiası ile uçak biletlerinden kaynaklı faturalara dayalı alacağın tahsili isteğiyle girişilen icra takibine itirazın iptali isteğinde bulunulmuş ise de dava konusu alacağın dayanağı belgede davalının kefil/garantör olduğuna ilişkin bir durumun bulunmadığı, ...'da kurulu şirketin ... şirketi olup türünün limited şirket olduğu ve yetkilisinin de ... olduğu, ...'ın davalı ... temsile yetkisi bulunmadığı gibi davalı şirket yetkilisi tarafından kefil/garantör sıfatıyla da imzalanmış davalı ... borç altına sokucu bir sözleşmenin olmadığı, davalının anılan sözleşmenin kefili/garantörü olduğu iddiasının kanıtlanamadığı anlaşılmakla davalıya yönelik davanın pasif husumet yokluğundan reddinin gerektiği, davacı cevaba cevap dilekçesinde ayrıca sözleşmenin kefili/garantörü sıfatlı taleplerinin yanı sıra ayrıca tüzel kişiliğin perdesinin aralanarak da talepte bulunulduğu belirtilmiş ise de davalının ... şirketinin %70 paylı ortağı olduğu ve tüzel kişilik perdesinin aralanmasını gerektirir bir husus bulunmadığı gibi bu iddianın da kanıtlanamadığı, dava dilekçesi içeriği ve davalının sözleşmenin garantörü/kefili olmadığı anlaşılmakla red sebebi nazara alınarak davalı lehine maktu vekalet ücreti takdir edildiği, davalı tarafça kötüniyet tazminatı isteğinde bulunulmuş ise de davacı tarafça kötüniyetle takibe geçildiği hususu kanıtlanamadığından davalının yasal koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı isteğinin reddinin gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili ile katılma yoluyla davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu alacağın dayanağı belgede davalının kefil/garantör olduğu ve davalının borçtan sorumlu olduğuna ilişkin hususun kanıtlanamamasına, davalı lehine tazminat koşullarının bulunmadığının anlaşılmasına göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacı ile yabancı dava dışı şirket arasındaki sözleşmenin kefili/garantörü olduğu ve ayrıca dava dışı şirketle davalı arasında tüzel kişilik perdesinin aralanması gerektiği iddiasıyla asıl borçlu yabancı şirket tarafından ödenmediği ileri sürülen alacağın tahsili için davalı aleyhinde başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 16.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! bb189a0dbbe215d0 f6d5940724d1f4dd