11. Hukuk Dairesi 2024/6677 E. , 2025/4122 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/885 Esas, 2024/1721 Karar HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri aleyhinde Akçaabat İcra Dairesinin 2020/3709 E. sayılı dosyasında 42.000,00 USD miktarlı bonoya dayalı takip başlatıldığını, müvekkillerinin bonodan doğan borcunun 40.000,00 USD'lik kısmını elden davalının oğlu ve temsilcisine ödediğini ancak akrabalık ilişkisi ve kalan bakiye nedeniyle bononun teslim edilmediğini, daha sonra anılan takibin haksız şekilde açıldığını, müvekkillerinin aleyhlerinde başlatılan takip miktarı kadar borçları bulunmadığını ileri sürerek müvekkillerinin davalıya 40.000,00 USD borçlu olmadıklarının tespiti ile takibin bu miktar kadar iptaline ve bu miktar üzerinden kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; menfi tespit davasında ispat yükünün borçlu olan davacılarda olduğunu, davacıların müvekkille ilgisi olmayan dava dışı ... ile yine davacılarla ilgisi olmayan .. .. arasında gerçekleştiği iddia edilen telefon kayıtlarına istinaden menfi tespit davası açmalarında hukuki yarar bulunmadığını, davacıların süreci uzatmak maksadıyla sürekli dava açıp şikayette bulunduklarını, iddiaların asılsız ve tutarsız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, davacının senetlerden kaynaklı borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, hukuki işlemlerin davalı ...'ın oğlu dava dışı ... tarafından yapıldığı iddiasında bulunulduğu, menfi tespit davalarında kural olarak davalı alacaklının alacağını ispatla yükümlü olduğu ancak takibe konu bono kambiyo senedi vasfında olup illetten mücerret olduğundan bonodan dolayı borçlu bulunmadığının ispat yükümlülüğünün davacıya ait olacağı, davacıya ödeme olgusunu ispata yarayan yazılı delillerini dosyaya sunması için tarafına kesin süre verildiği halde herhangi bir yazılı delil dosyaya sunamadığı, senetle ispat zorunluluğu bulunması nedeniyle iddianın tanıkla ispat edilemeyeceği, Akçaabat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi' nin 2021/727 E. sayılı dosyasında yemin delili hatırlatıldığı halde davacının yemin deliline başvurmadığı, davacının dosyaya sunmuş olduğu Whatsapp yazışmalarının iddiasını ispata yeterli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takip konusu bononun ödendiğinin kesin delil ile ispat edilememesine, dosya içerisinde bulunan ses kayıtlarının ve Whatsapp yazışmalarının lehtar dışındaki kişi ile olmasına, Akçaabat 2. Noterliği'nin 10.05.2018 tarih 2620 sıra numaralı vekaletnamesinde dava dışı ...'ın tahsil ve ibra yetkisinin bulunmadığının anlaşılmasına, usulüne uygun olarak yemin delilinin de hatırlatılmış olmasına göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, bono ve bonoya dayalı takipte menfi tespit istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 16.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.