11. Hukuk Dairesi 2024/6800 E. , 2025/4131 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1392 Esas, 2024/1707 Karar HÜKÜM :Esastan ret Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; karşılıksız çek keşide etme suçu ile ilgili olarak müvekkilinin yargılandığı icra ceza mahkemesince, müvekkilinin bahsekonu çekten dolayı sorumlu olup olmadığı yönünde ticaret mahkemesi nezdinde menfi tespit açılıp açılmadığı hususunda bilgi verilmesine dair ara karar oluşturulduğunu, her ne kadar davalı tarafça anılan ceza dava dosyasında dava konusu çekin dava dışı şirket tarafından keşide edildiği belirtilmiş ve iddia edilmiş ise de müvekkilin anılan çekin keşide edildiğinden bilgisi olmadığı gibi dava konusu çek altında yer alan imzanın da müvekkiline ait olmadığını, imzası müvekkiline ait olmayan çekin karşılıksız çıkmasından dolayı müvekkilinin gerek malen gerekse cezai anlamda sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, dolayısıyla eldeki davanın açılmasında müvekkilinin hukuki yararının bulunduğunu, müvekkilinin dava dışı şirkette bir dönem imza yetkisi olmasına rağmen ilgili kurumlardan celp edilecek bilgi ve belgelerden de görüleceği üzere dava dışı şirketlerle müvekkilin herhangi bir ilişkisinin kalmadığını, icra ceza mahkemesince imzaya yönelik inceleme yapılmış olmasına rağmen müvekkilinin ceza alma baskısı altında olduğunu ileri sürerek 31.03.2021 keşide tarihli 500.000,00 TL bedelli çekteki imzanın ve dolayısıyla çekin sahteliğinin tespiti ile bu çek sebebiyle müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığına ve borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu çekin keşidesicinin ... Grup İnş. San. ve Tic A.Ş., lehtarının ise ... San. Tic. ve A.Ş. olduğunu, davacının her iki şirketin de yetkilisi sıfatını taşıdığını, ... San. Tic. ve A.Ş. ile müvekkili arasındaki iş ilişkisinden dolayı çekin 28.08.2020 tarihinde müvekkiline teslim edildiğini ancak çekin ibrazının engellenmesi için 05.10.2020 tarihinde şirketi temsil etmek üzere davacının eşi ile birlikte temsil yetkisi kararı alındığını, bu şekilde tek imzalı çekin ibraz ve tahsilinin önüne geçildiğini, resmî evrakta sahtecilik ve dolandırıcılıktan dolayı suç duyurusunda bulunulduğunu, dava konusu olmayıp müvekkiline teslim edilen diğer çeklerle ilgili savcılık dosyasında alınan bilirkişi raporunda, davacının çekleri bizzat imzalamayıp taklit sureti ile 3. kişilere imzalatarak müvekkilini ekonomik zarara uğrattığının tespit edildiğini, davacı aleyhine açılmış alacak davası veya onları borç altına sokabilecek herhangi bir hukuki işlem bulunmadığından davacının eldeki davayı açmasında hukuki yararının ve aktif taraf ehliyetinin bulunmadığını savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İstanbul Anadolu 1. İcra Dairesinin 2021/10140 E. sayılı dosya borçlusunun dava konusu çekin lehtar/cirantası olan dava dışı ... San. ve Tic. A.Ş. olduğu, çekin dava dışı ... Grup İnşaat San. ve Tic. A.Ş. tarafından keşide edilidiği, davacı ...'un dava konusu çek üzerinde çekten hukuki anlamda şahsen sorumlu olmasını gerektirecek bir sıfatının ve imzasının olmadığı, bu sebeple eldeki davada aktif husumetinin bulunmadığı, ceza yargılamasının eldeki davanın konusundan bağımsız olduğu, bu sebeple davacı hakkında icra ceza mahkemesinde karşılıksız çek keşide etme suçundan kaynaklı ceza davası görülmesinin eldeki davada davacıya aktif husumet kazandırmayacağı gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu çekin keşidecisinin dava dışı ... Grup İnş. San. ve Tic. A.Ş. olduğu, keşide tarihinde keşideci şirket yetkilisi olan davacının çekten dolayı borçlu sıfatının bulunmadığı, davacının dava tarihinde ve halen çek keşidecisi dava dışı şirketin yetkilisi olup, davacı tarafından şirket adına dava açılmasının ve yürütülmesinin fiilen mümkün olmadığı yönündeki iddianın yerinde olmadığı, davacının sıfat yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, çekten dolayı borçlu olunmadığının tespiti talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 16.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.