Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/6821 E., 2025/4132 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/6821 E., 2025/4132 K. (16.06.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6821
Karar No
2025/4132
Karar Tarihi
16.06.2025

11. Hukuk Dairesi 2024/6821 E. , 2025/4132 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/545 Esas, 2024/1777 Karar HÜKÜM :Yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddi Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin kurulduğu 2016 yılından beri ... unvanı ile ticaret hayatına devam ettiğini, şirketin otomobil alım satım işinde "..." ibaresini kullandığını, akabinde "..." ibaresinin müvekkili şirketle özdeşleşmesi ve adeta tescilsiz bir marka haline gelmesi sebebiyle "... ..." ismiyle faaliyetine devam ettiğini, işyeri tabelasında "... ..." ibaresini kullandığını, marka tescili olmasa da, "..." ibaresinin müvekkili ile özdeşleştiğini, davalının 2019/... başvuru numarasıyla marka olarak tescil ettirdiği "... ..." ibaresi üzerinde müvekkilinin üstün hak sahibi olduğunu, davalının kötüniyetli tescili ile müvekkilinin bugüne kadar "... ..." adı altında inşa ettiği artılardan haksız bir şekilde yararlanmak istediğini, müvekkilinin kartvizitindeki "... + şekil"den müteşekkil logo ile davalının marka tescil belgesinde tescil edilen "elegancemotors + şekil" mukayese edildiğinde hem biçim hem fonetik hem de markasal benzerlik bulunduğunu, tescilsiz üstün hak sahibi müvekkilinin "... ..." adını kullandığı hiçbir platformun davalının marka hakkına tecavüz teşkil etmediğini, bu nedenle davalının müvekkiline yönelik marka hakkına tecavüz olgusuna dayanan ihtar ve taleplerinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek müvekkilin üstün hak sahibi olduğu markaya ilişkin tecavüzün tespitine ve önlenmesine, davalı adına tescilli 2019/... başvuru numaralı "... ..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, zamanaşımı itirazlarının olduğunu, müvekkili şirket kurulmadan önce müvekkili şirket yetkilisi ...'ün aynı adlı şahıs firması altında 2009 yılından bu yana ....com internet sitesinde "..." ve "... ..." ismiyle yer aldığını, gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, buna ilişin delilleri dosyaya sunduklarını, müvekkilinin ... ... ve ... isimleri ile hiçbir ilgisi olmadığı ve kötüniyetli olduğu iddia edilse de müvekkilinin "..." ibaresini yıllardır kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının tescilli markasını fiilen kullandığına ilişkin dosyaya delil sunulmadığı, fiili kullanımın dava dışı 3. kişi tarafından gerçekleştirildiği, davalı yönünden tecavüz fiili için hukuki koşulların oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının dava konusu markaya ilişkin en eski kullanımının 17.03.2015 olduğu, davalının fiili bir markasal kullanımının bulunmadığı, ancak dava dışı gerçek kişi ...'e ait belgelerin olduğu, davaya konu 2019/... tescil numaralı markanın 20.11.2019 tarihinde davalı şirket adına tescil edildiği, davacının gerçek hak sahipliği ilkesine dayandığı, Mahkemece, öncelik hakkı değerlendirilirken davalı şirket ile dava dışı ... arasında organik bağ bulunmadığı gerekçesi ile hüküm kurulduğu, ancak ...'ün davalı şirketin tek yetkilisi ve ortağı olduğu, davalı şirketin iştigal konusunun ...'ün eski şirketinin faaliyet konusu ile aynı olduğu, ...'ün davalı şirketten önce şahıs firması altında 2009 yılından bu yana ...com internet sitesinde ''...'' ve ''... ...'' ismiyle yer aldığı, 21.09.2013 tarihli bir adet .... Teknolojiler A.Ş. tarafından davalı adına ...' a hitaben kesilmiş fatura örneği sunulduğu, 2011 tarihli noter tasdikli gider pusulası defteri, araç satış sözleşmeleri ve bu sözleşmelere istinaden düzenlenmiş gider pusulası belgelerinin cevap dilekçesi ekinde sunulduğu, ... - ... kaşesi imzası bulunan 15.07.2010 tarihli matbaa ... formu bulunduğu, davalı şirket yetkilisinin önceye dayalı kullanımı bulunduğu markayı yetkilisi bulunduğu şirket adına tescil ettirdiği, ...'ün dava konusu marka üzerinde gerçek hak sahipliği bulunduğu ve markayı yetkilisi bulunduğu davalı şirket adına tescil ettirerek davalı şirketin halefiyet ilkesinden faydalanacağı, Mahkemece hak sahipliğinin tespiti yönünden hatalı değerlendirme yapıldığı, davacı tarafça ticaret unvanının çekirdek unsuruna dayalı olarak 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/6 hükmüne göre hükümsüzlük talebinde bulunulmuşsa da, ticaret unvanının işletmeleri birbirinden ayırmak, markanın ise işletmelerin mal ve hizmetlerini birbirinden ayırma fonksiyonunun bulunduğu, davacı tarafın ticaret unvanının çekirdek unsurunu davalıdan önce ticari etki yaratacak şekilde markasal olarak kullandığını ispat etmesi gerektiği, sırf ticaret unvanının tescilinin ve şirketin faaliyet alanlarının davalı markasının tescil sınıfları ile aynı/benzer olmasının davalı markasının hükümsüzlüğünü gerektirmeyeceği, hükümsüzlük davasının da reddine karar verilmesi gerekirken, önceye dayalı hak sahipliğinin değerlendirilmesinde davalı şirket yetkilisinin şahıs firmasındaki kullanımlarının ve önceye dayalı hak sahipliğinin dikkate alınmaması ve ticaret unvanı ile şirket faaliyet alanları ile davalı marka tescil sınıflarına yönelik karşılaştırma yapılarak hükümsüzlük davasının kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, buna göre davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, üstün hak iddiasına dayalı marka hükümsüzlüğü talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 16.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı