11. Hukuk Dairesi 2024/6667 E. , 2025/4246 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1146 Esas, 2024/1468 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/115 E., 2021/179 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili adına tescilli "..." ibareli tanınmış markaların bulunduğunu, davalı gerçek kişinin ise "..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından kısmen kabul edildiğini ve başvuru kapsamından bir kısım hizmetlerin çıkarıldığını, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davaya konu YİDK kararında da kabul edildiği üzere taraf markalarının iltibas oluşturacak düzeyde benzer bulunduğunu, taraf markaları arasında yegane farklılığın, müvekkili markasının son harfinin, dava konusu başvuruda yer almamasından kaynaklandığını, bu haliyle taraf markalarının karıştırılacağını veya irtibatlandırılacağını, müvekkili markalarının tescilli olduğu 35. sınıf hizmetlerin davalı başvurusunda da yer aldığını, müvekkili markalarının tanınmış olduğunu, bu nedenle de başvurunun reddinin gerektiğini, davalı yana ait başvurunun kötüniyetli olarak yapıldığını, müvekkiline ait "www....-tr.com" ibareli alan adının 02.01.2004 tarihinden itibaren tescilli olduğunu, bu alan adının varlığı karşısında da davalı yan markasının reddinin gerektiğini ileri sürerek YİDK'in 2019-M-403 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, Kurum kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, başvuru kapsamında kalan mal ve hizmetler yönünden davaya konu başvuru ile davacı markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, uyuşmazlık konusu ibare ile davacı markası arasında iktisadi–idari bir bağ kurulabileceği, bu nedenle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) 6/1 maddesi uyarınca sayılan hizmetler bakımından iltibas ihtimalinin bulunduğu, her ne kadar taraf marka işaretleri arasında benzerlik bulunsa da davalı yanın birebir aynı esas unsuru içerecek şekilde başvuru konusu etmediği "..." ibaresinin, davacı yana ait markaların itibarına ve ayırt edicilik düzeyine zarar verme, bu markadan imaj transfer etme ve böylelikle haksız yarar sağlama çabası içerisinde olmadığı, davalının, davacı markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlaması, markanın itibarına zarar vermesi, davacının menfaatini zedelemesi gibi durumların oluşmayacağı, davacının, kendi alan adının ayırt edici kısmını oluştursa dahi, faaliyet alanında yer almayan mal ve hizmetler üzerinde dava konusu markanın tescilini engelleme hakkı bulunmadığı, dolayısıyla davacının alan adının somut olayda SMK’nın 6/6 maddesi anlamında yalnızca benzer emita açısından tescil engeli oluşturacağı, bahse konu hizmetler yönünden SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca tescil engeli de mevcut bulunduğundan, bu hususta üstün hakka dayalı bir değerlendirme yapılmasına gerek olmadığı, davalının marka tescil başvurusunun kötüniyetli yapıldığının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, YİDK'in 2019-M-403 sayılı kararının başvuru markası kapsamında 35. sınıfta yer alan ve hüküm fıkrasında tek tek gösterilen hizmetler yönünden iptaline, YİDK iptaline yönelik fazlaya dair talebin reddine, dava konusu marka henüz tescil edilmediğinden hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karar, davalı Kurum vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davalı Kurum vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: YukarIda açıklanan nedenlerle, davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 17.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 08899130367630ec cfa8937ab4072044