11. Hukuk Dairesi 2024/6564 E. , 2025/4244 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1145 Esas, 2024/1383 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/12 E., 2021/302 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2018/... sayılı "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı Şirketin adına tescilli 2014/... sayılı "..." ibareli markaya dayalı olarak bu başvuruya itiraz ettiğini, Markalar Dairesi Başkanlığının bu itirazı kısmen yerinde görerek, bir kısım mal ve hizmetlerin başvuru kapsamından çıkarılmasına karar verdiğini, müvekkilinin bu karara yönelik itirazının ise Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı bulunduğunu, "..." markasının, ... üyeleri, ... ve grup şirketleri çalışanları ve bunların birinci derece yakınlarına yönelik oluşturulmuş bir ... olduğunu, pek çok alanda hizmet vermek adına kurulduğunu, "www.....com.tr" web sitelerinin bulunduğunu, müvekkilinin 100’ü aşkın tescilli markanın sahibi olduğunu, müvekkili markalarının tanınmış olduğunun mahkemelerce kabul edildiğini, "..." ibaresinin, davalı tarafından daha önce tescil edilmesi nedeniyle yanılgı doğabileceği yönündeki tespitin hatalı olduğunu, anılan ibarenin ayırt edici olmadığını, zayıf karakterli olduğunu, müvekkili markasının esas unsurunun "..." ibaresinden oluştuğunu, davalının halı sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalı markası ticari bir marka iken müvekkili markasının bir hizmet markası olduğunu ileri sürerek YİDK'in 2019-M-... sayılı kararının iptaline, müvekkili başvurusunun tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili adına tescilli "..." ibareli marka ile dava konusu marka arasında karıştırılma tehlikesinin bulunduğunu, çünkü "..." ibaresinin, her iki markada da ortak olarak kullanıldığını, bu ibarenin ayırt ediciliğinin de bulunduğunu, başvuruda yer verilen "..." ibaresinin, markalar arasındaki benzerliği ortadan kaldırmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, başvuru kapsamından çıkartılmasına karar verilen mal ve hizmetlerin, ret gerekçesi markanın kapsamında yer alan mal ve hizmetlerle aynı/benzer olduğu, marka işaretleri arasında da biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, başvurunun, redde mesnet markanın bir uzantısı, yeni bir versiyonu ya da serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu, buna göre taraf markaları arasında çekişmeli sınıflar yönünden karıştırılma tehlikesinin bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 17.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 36db4196d752b43a 435ae6a5d822cec1