11. Hukuk Dairesi 2024/6663 E. , 2025/4245 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1168 Esas, 2024/1472 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/397 E., 2021/339 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirketin 2019/106564 sayılı "..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince adına tescilli "..." ibareli marka ve tasarımlara dayalı olarak başvuruya itiraz edildiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından müvekkili itirazının kabulü ile başvurunun reddine karar verildiğini, bu karara da davalı şirketin itiraz ettiğini, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) davalı itirazını yerinde gördüğünü, marka işaretlerinin benzemediği ve davalı şirketin müktesep hakkı olduğu gerekçesiyle başvurunun reddi kararının kaldırıldığını, oysa müvekkilinin "..." ibareli markalarının tanınmış hale geldiğini ve başvurunun tescili halinde söz konusu markaların ayırt edici karakterine zarar verileceği gibi davalının bu tanınmışlıktan haksız yarar elde edeceğini, davaya konu başvuru ile müvekkili adına tescilli markaların aynı/ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, bu durumun ortalama tüketici nezdinde iltibas ihtimalini kuvvetle muhtemel kıldığını, özellikle çocuklara yönelik çikolata, bisküvi gibi ürünlere ilişkin markalarda görselliğin daha önemli olduğunu, somut olayda da iki markaya bakıldığında bisküvi şekillerinin aynı bulunduğunu, tüketicilerin bu durumda iki marka arasında irtibat kurmama ihtimallerinin olmadığını, tescil edilen aynı/benzer emtiaların gıda olması sebebiyle tüketicilerin göstereceği özen/dikkat seviyesinin düşük olacağını, davalının başvurusunun kötü niyetli olarak yapıldığını ileri sürerek YİDK'in 2020-M-9412 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet marka ve tasarımlar arasında karıştırılma tehlikesinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, müvekkili başvurusu ile davacı markaları arasında benzerlik olmadığını, dava konusu markaların tarafların çatı markaları ile de temsil edildiğini, markaların fonetik, söz dizilimi ve görsel olarak benzer olmamaları nedeniyle markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, yapılacak incelemede markaların bütünün dikkate alınması gerektiğini, çatı marka olan "..." ve "..." ibarelerinin başvurularında çok net olarak göründüğünü, davacının tanınmış marka iddiasını kabul etmediklerini, başvurunun kötüniyetli yapıldığı iddiasının yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacının mal benzerliği olan "...+şekil" ibareli (2009/...) ve "...+şekil" ibareli (2008/...) tescilli markaları arasında görsel benzerlik bulunduğu, davacının bu markalarındaki renk ve şekil ögelerinin çok yüksek şekilde davalı başvurusunda yer aldığı ve bu şekilde davalının davacı markalarına yanaşma-yaklaşma çabası sergilediği, ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde başvuru konusu işaret ile davacının "... +şekil" ibareli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı oluşabileceği, markaların karıştırılabileceği, iltibas koşullarının oluştuğu, davalı başvurusunun kötüniyetli olarak yapıldığının kanıtlanmadığı, davalının dava konusu başvurusu ile önceki markasının aynı olmadığı, sonraki markasında şekil ve renk unsuruna ağırlık verildiğinden müktesep hak koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK'in 2020-M-9412 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkin edilmesine karar verilmiş, karar, davalılar vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, gerekçesiyle davalıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde ilgililere iadesine, 17.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.