Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/6554 E., 2025/4242 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/6554 E., 2025/4242 K. (17.06.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6554
Karar No
2025/4242
Karar Tarihi
17.06.2025

11. Hukuk Dairesi 2024/6554 E. , 2025/4242 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1176 Esas, 2024/1389 Karar HÜKÜM : Kısmen Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/174 E. - 2021/301 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... vekili tarafından Yargıtayca duruşma istemli, davacı vekili ile davalı Kurum vekili tarafından duruşmasız olarak temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369. maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı gerçek kişinin 2018/... sayılı "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilince adına tescilli "..." ibareli markalara dayalı olarak bu başvuruya itiraz edildiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından bu itirazın kısmen kabul edildiğini ve bir kısım emtianın başvuru kapsamından çıkarıldığını, müvekkilinin başvurunun tümden reddi için bu karara yaptığı itirazın ise Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, başvuru kapsamında kalan mal ve hizmetler yönünden de taraf markaları arasında karıştırılma tehlikesinin bulunduğunu, davalı başvurusunun, müvekkili markaları karşısında ayırt edici olmadığını, dava konusu başvurunun tescili halinde müvekkilinin seri markası olarak algılanabileceğini, müvekkili markalarının tanınmış olduğunu ve bu nedenle de başvurunun reddinin gerektiğini, başvuru konusu üzerindeki gerçek hak sahibinin müvekkili bulunduğunu, davalının yanın kötüniyetli olduğunu ileri sürerek YİDK'in 2020-M-... sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüz kılınarak sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı Şahıs vekili cevap dilekçesinde; dava konusu başvurunun soy isminden türetildiğini, müvekkilinin faaliyet gösterdiği alana uygun olarak "..." ibareli başvurunun yapıldığını, davacı tarafa ait "..." markaları ile müvekkiline ait başvurunun işitsel, anlamsal ve bütünsel açıdan hiçbir benzerlik göstermediğini, "..." ibareli marka tescillerinin, davacıya "..." ibaresi ile başlayan kelimelerin tekel hakkını vermediğini, müvekkiline ait başvurudaki logonun da davacı markalarına benzemediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "...+ şekil" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "..." ibareli tescilli markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/hizmetler algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 maddesi anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, davacı tarafın, başvuru üzerinde SMK'nın 6/3 maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği iddiasının kanıtlanmadığı, yine taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK'nın 6/5 maddesindeki koşulların da gerçekleşmediği, davacının başvuru üzerinde SMK'nın 6/6 maddesi anlamında bir hakkının ve dava konusu başvurunun kötüniyetli yapıldığı iddialarının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvurunun "..." ibaresinden oluştuğu, başvuruda ayrıca stilize bir yaprak şekline yer verildiği, davacının itirazına ve davasına mesnet markaların ise "..." ibareli olduğu, başvuruda "..." ibaresinin "..." ibaresiyle birleşerek yeni ve anlamlı bir kelime oluşturmadığı, ortalama tüketiciler tarafından "..." ve "..." şeklinde iki farklı kelime olarak algılanacağı, "..." ibaresinin kapsamında bulunan mallar için tanımlayıcı ve tasviri nitelikte olmadığı, bu ibarenin ayırt edicilik taşıdığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 01.04.2019 tarih ve 2018/923 E.- 2019/2475 K. sayılı ilamının da bu yönde bulunduğu, bu hale göre başvuru ile davacının "..." ibareli markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin olduğu, başvurunun, davacının seri markalarından biri olarak algılanabileceği, zira başvuru markasının davacının itiraza mesnet markalarından yeterince farklılaşmadığı, gerçekten de başvuruda farklı olarak yer verilen "..." ibaresinin de bir yiyecek türünün adı olup, başvuru kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden ayırt edicilik taşımadığı, yine başvurudaki şekil unsurunun da ayırt ediciliği sağlamaya elverişli bulunmadığı, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 26.09.2018 tarih ve 2016/14718 E.- 2018/5701 K. sayılı kararında "... ..." ibareli markanın davacının "..." esas unsurlu markalarıyla benzer bulunduğu, somut olayda marka işaretleri yönünden SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibas koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf taleplerinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kısmen kabulüne,YİDK'in 17.04.2020 tarih 2020-M-... sayılı kararının, başvuru kapsamında 30. sınıfta yer alan, "Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Pekmez" malları ile 35. sınıftaki "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil).Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Pekmez mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" yönünden kısmen iptaline, aynı emtialar yönünden markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiş, karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, aşağıda yazılı harcın istekleri halinde davalılara iadesine, 17.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı