11. Hukuk Dairesi 2024/6585 E. , 2025/4680 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/768 Esas, 2024/1302 Karar HÜKÜM : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/445 E., 2022/915 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin ortağı ...'ın davacı şirketin de kurucu ortağı olduğunu, hisselerini önce eşine sonrasında kayınvalidesine devretmekle fiili ortaklığının devam ettiğini, davalı tarafça icra takibine konu iki adet faturanın yazılım programına ilişkin olduğunu, ancak fatura içeriği programın müvekkiline teslim edilmediğini, faturaya konu yazılımın ... denetiminde üretilmesi gerektiğini, fatura içeriği teslim edilmediğinden faturaların bedelsiz kaldığını ileri sürerek müvekkilinin, davalı tarafından düzenlenen iki adet faturadan dolayı borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; fatura konusu yazılımın üretilip, faturası kesilerek çalışır vaziyette davacıya teslim edildiğini, davacının başka mahkeme dosyasına sunduğu 2014-2015 mizan kaydına göre davacının demirtaş listesinde yer aldığını, ödemesi yapılmadığı halde ödeme yapılmış gösterildiğini, ürünü 5 yıllık amortismana tabi tuttuğunu, defterlerine işlendiğini, ürünün ... içinde ya da dışında üretilmesinin mümkün olduğunu, müvekkilinin üretimi ...'ta yaptığını, bunun için istihdan ettiği personelin SGK kayıtlarının olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça tevdi edilen 2010, 2011 ve 2012 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunmadığı, 31.12.2010 tarihi itibariyle ticari defterlerinde davalının davacıdan 348.000,00 TL alacaklı olduğu, 31.12.2011 tarihi itibariyle davalının davacıdan 265.000,00 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, diğer yıllara ilişkin ticari defterlerin davacı tarafça incelemeye sunulmadığı, davalının ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davalının davacıdan 765.418,00 TL alacağının bulunduğu, davaya dayanak fatura konusu Performans Değerlendirme Temelli Kurumsal Kaynak Planlama Yazılı ürününün her iki taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve davalıya ait BS formlarında faturaların bildirildiği, bu kapsamda ürünlerin davacıya tesliminin yapılmış olduğunun anlaşıldığı, davacı tarafça ticari defterler sunulmadığından takip tarihi itibariyle davalıya olan borç/alacak tutarının tespitinin yapılamadığı, buna karşın takip konusu alacağa dayanak faturaların davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu anlaşıldığından davacının bu faturaları ödemiş olması halinde borçlu olmadığının kabulünün gerekeceği, ancak davacının ödeme evrakını da ibraz etmediği, davalının ticari defterlerine göre takip tarihi itibari ile davacıdan 765.418,00 TL alacağının bulunduğu, davalı açısından kötü niyet tazminatı koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça 2012-2013-2014 yıllarına ait ticari defterlerin ibraz edilememesine ilişkin ceza dosyasındaki maddi vakıaların dikkate alınması gerektiği ileri sürülmüş ise de takip konusu faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu gözetildiğinde mahkemece ilgili ceza davasının dikkate alınmamasının yerinde olduğu, öte taraftan eldeki davada ispat külfeti davalıda olmakla beraber icra takibine konu faturaların davacı defterinde kayıtlı olması nedeniyle davalının ispat külfetini yerine getirdiği, davacının aksini kesin delillerle ispatlamadığı ve faturaların ödendiği yönünde herhangi bir iddia ve ispatının bulunmadığı gözetildiğinde faturalara konu yazılım programının teslim edilip edilmediği olgusunun bilişim sektöründe uzman bilirkişi marifetiyle tespiti sonuca etkili olmadığı gibi mahkemece davacının davalıya borçlu olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, icra takibine konu iki adet faturadan dolayı borçlu olunmadığının tespiti talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 30.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a4f40c2bd9190126 e34e1fc979a9e6d8