11. Hukuk Dairesi 2024/6571 E. , 2025/4681 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/904 Esas, 2024/1367 Karar HÜKÜM : Yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/613 E., 2021/273 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının ... Tahkim Kurumu (DIS) nezdinde açtığı davanın reddedildiğini, işbu davaki tenfiz taleplerinin, tahkim kararında hükmedilen vekâlet ücreti ile yargılama giderlerine yönelik olduğunu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın kaynaklandığı acentelik sözleşmesinde tahkim şartı bulunduğunu, yabancı hakem kararının ... Hukuku uyarınca kesinleştiğini, verildiği ülkede kararın iptali için dava açılmadığını, Türkiye'nin Yabancı Hakem Kararlarının Tenfizi Hakkındaki .. ... Sözleşmesi'ne (.. ... Sözleşmesi) taraf olduğunu, tahkim kararına konu davanın bizzat davalı tarafından açıldığını, bu sebeple davalının tahkim şartının geçerli olmadığını ileri süremeyeceğini, davalının hakem tayininden haberdar edildiğini, tahkim sözleşmesinde uyuşmazlığın DIS kurallarına göre çözümleneceğinin kararlaştırıldığını, tenfizi istenen hakem kararının Türk Hukuku'na göre aranan tenfiz şartlarını taşıdığını ileri sürerek DIS'ın 20.02.2018 tarihli ve SV-JR-623/16 sayılı dosyasından verdiği kararın tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın nisbi harca tabi olduğunu, davacının teminat göstermediğini, .. ... Sözleşmesi'nin V(a) hükmü uyarınca taraf ehliyetinin re'sen incelenmesi gerektiğini, tenfizi istenen kararın Türk kamu düzenine aykırı olduğunu, DIS'ın yetkili olmadığını, taraflar arasındaki sözleşmede tahkim şartında DIS kurallarının uygulanacağı belirtilmiş ise de, DIS'ın bu hususta yetkili kılınmadığını, hakem heyetinin usulüne uygun oluşturulmadığını, hakem kararının usulüne uygun tebliğ edilmediğini, hakem kurulunun adil yargılama yapmadığını, davacının haklarına dayanaksız bir şekilde üstünlük tanıdığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tenfizi talep edilen ... Tahkim Kurumu'nca görülen dava konusu karar ve eklerine göre uyuşmazlığın, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinden kaynaklandığı, acentelik sözleşmesinde uyuşmazlıkların DIS kuralları uyarınca normal yasal yollara başvurulmadan kesin olarak çözümleneceği, tahkim yerinin ..-....olacağına ilişkin tahkim kaydının bulunduğu, davalı tarafça davacıya karşı hakem heyetine başvuru yapıldığı, davacı lehine 74.023,27 euro yargılama giderlerine hükmedildiği, davacının talebinin söz konusu yargılama giderinin tahsiline ilişkin kararın tenfizi talebine ilişkin olduğu, karar içeriğinde kamu düzenine ilişkin bir durumun bulunmadığı, dolayısıyla tenfizi elverişli kararlar arasında yer aldığı, kararın ... Hukukuna göre kesin ve nihai olduğu, ... ile .... Cumhuriyeti arasındaki sözleşmede karşılıklılık ilkesinin benimsendiği, bu nedenle davacının teminat göstermekten muaf olduğu, uyuşmazlığın Türk Mahkemelerinin münhasır yetkisine girmediği, davalının kendisinin sözleşmedeki tahkim kaydına dayanarak tahkim yoluna başvurduğu, söz konusu hakem kararına karşı verildiği ülkede iptal davası açılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında, 12.11.2012 tarihli acentelik sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin 12. maddesinde uyuşmazlıkların ... Tahkim Kuralları müessesi kurallarına uygun olarak üç hakem ile çözüleceğinin kararlaştırıldığı, davalı tarafça, sözleşmedeki tahkim şartı kapsamında hakeme başvurulduğu, yabancı hakem kararlarının tanınması ve tenfizi hakkında uygulanacak hükümlerin 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (MÖHUK) 60-62. maddeleri ile Türkiye'nin de taraf olduğu 1958 tarihli New York Sözleşmesi olduğu, yabancı hakem kararının tanınması ve tenfizinin New York Sözleşmesi kapsamına girmesi halinde MÖHUK hükümlerinin değil New York Sözleşmesi hükümlerinin uygulanacağı, davalı tarafından, hakem kararının kesinleşmediği veya iptal davası açıldığı yönünde bir ispat vasıtası ibraz edilmediği gibi esasen bu yönde bir iddia da ileri sürülmediği, dolayısıyla davaya konu hakem kararına ilişkin süresi içerisinde başvuru yapılmadığından kararın nihai ve bağlayıcı hale geldiği, hakem kararının tenfizi için mahkemeye başvuru yapıldığında, davalı tarafın, tahkim sözleşmesinin yetkili temsilci ile yapılmadığı ve hukukun belirsizliği nedeniyle, geçersizliğine dayandığı, New York Sözleşmesi'nde, taraf ehliyetine ve tahkim sözleşmesinin geçersizliğine hangi hukuk kurallarının uygulanacağının düzenlenmediği, bu halde, taraf ehliyetine ve tahkim sözleşmesinin geçersizliğine ilişkin olarak tanıma ve tenfiz başvurusunun yapıldığı ülke kanunlar ihtilafı kurallarının uygulanacağı, dolayısıyla eldeki istem yönünden Türk kanunlar ihtilafı kurallarının uygulanacağı, MÖHUK'un 30/2 hükmüne göre, temsilcinin bir fiilinin, temsil olunanı üçüncü kişiye karşı taahhüt altına sokabilmesi için aranan şartlara temsilcinin işyeri hukukunun uygulanacağı, davalının ticari merkezi Türkiye olduğuna göre, davalının yöneticilerinin temsil yetkisinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) hükümlerine göre belirlenmesi gerektiği, ancak, tenfize konu tahkim yargılamasında tahkim şartının düzenlenmesinde ehliyet eksikliği bulunduğunun davalı tarafça ileri sürülmediği ve tahkime de davalı tarafça başvurulmuş olması nedeniyle Yargıtay kararlarında benimsendiği üzere tahkim anlaşmasının geçersizliğinin ilk defa tenfiz aşamasında ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinde uygulanacak hukuka ilişkin hüküm bulunmamakla birlikte tahkim yargılamasında davalının (tahkimde davacı) tahkim işlemlerinin ... Hukukuna tabi olduğunu beyan ettiği, bu hususa davacı (tahkimde davalı) tarafından da itiraz edilmediği, kaldı ki hakem kararının süresinde iptalinin de istenmediği, bu hali ile davalı tarafça dayanılan ret sebeplerinin ispatlanamadığı, uyuşmazlığın Türk Hukukuna göre tahkime elverişli olması ve hakem kararında Türk kamu düzene aykırılık teşkil eden bir husus bulunmaması nedeniyle davayı konu hakem kararının tenfizi şartlarının oluştuğu, bu nedenle, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği, ancak, hakem kararlarının tenfizi davalarında nispi harç alınacağına dair bir düzenleme bulunmadığından, maktu harç alınması gerektiği, İlk Derece Mahkemesince yargılama harcına nispi olarak hükmedilmesinin isabetli olmadığı, yine yerleşik içtihat doğrultusunda karar harcı ile davacı yararına takdir edilen vekâlet ücretinin nispi değil, maktu olarak belirlenmesi gerektiği, İlk Derece Mahkemesince, nispi harç ve davacı yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, buna göre davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, yabancı hakem kararının tenfizine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 30.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 6b580b399f6f3b97 36324639b192d8da