Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2024/6580 E., 2025/5691 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/6580 E., 2025/5691 K. (25.09.2025) – Boşanma

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6580
Karar No
2025/5691
Karar Tarihi
25.09.2025
Konu
Boşanma

11. Hukuk Dairesi 2024/6580 E. , 2025/5691 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1056 Esas, 2024/1230 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/43 E., 2024/77 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 23.09.2025 günü hazır bulunan davacı asil ... vekili Avukat ... ile davalılar vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin hastahane işletmek üzere ... Teşhis Sağlık Mer. A.Ş. (... A.Ş.) isimli şirketi kurduklarını, davacılardan ...'in aynı zamanda doktor olduğunu, karı kocanın tüm bilgi, tecrübe, mesai ve mal varlıklarını bu iş için ayırdıklarını, bir müddet sonra şirkette nakit sıkıntısı doğduğunu, bunu aşmak için ... Finansal Kiralama A.Ş. (... A.Ş.) ile finansal kiralama sözleşmeleri imzaladıklarını, davacı ...'ın kardeşlerinin ve onların ortağı olduğu ... Ltd. Şti.'nin bu sözleşmelerde ... A.Ş.'ye kefil olduklarını, zamanla biriken finansal kira bedelleri sebebiyle ailenin tüm fertlerinin mal varlığına haciz konulması tehlikesinin doğduğunu, birikmiş finansal kira borçlarının ödenmesini sağlamak, ailenin ve ... Ltd. Şti.'nin kefaletlerinden ibra edilmesinin sağlanması için davalılardan ... Sağlık Hiz. A.Ş.'ye (... A.Ş.) %50 hissenin devri konusunda görüşmeler başlattıklarını, ... A.Ş. tarafından müvekkilleri tarafından işletilen hastahanenin son derece değerli olduğu ve gelecekte hastahaneler zinciri oluşturabilecek kapasitede bulunduğu hususunun bilindiğini, taraflar arasında bu çerçevede 3 adet sözleşme imzalandığını, 23.02.2008 tarihli ... Hastahanesi Hissedarlık Anlaşmasının ... A.Ş. ile ... A.Ş. ve davacılar arasında imzalandığını, bu sözleşme ile ... A.Ş.'nin %50 hissesinin ... A.Ş.'ye devredilmesi ve ... A.Ş.'nin ... A.Ş.'deki %82 oranındaki ortaklığının sona erdirilmesi konusunda mutabakata varıldığını, 06.03.2008 tarihli ... Hastahanesi hisse devir ve hisse devir vaadi sözleşmesinin ... A.Ş. ile ... ... arasında imzalandığını, bu sözleşme ile ...'e ait ... A.Ş.'nin %50 hissesine tekabül eden 1000 adet hissenin ... A.Ş.'ye devri ve ödenecek bedel konusunda anlaşmaya varıldığını, 24.07.2008 tarihli protokolün ise ... A.Ş. ile davacılar arasında imzalandığını ve önceki sözleşmelerden kaynaklanan yükümlülükler bakımından tarafların karşılıklı olarak birbirlerini ibra ettiklerini, 24.07.2008 tarihli ibranamenin ... ve ikrah sebebiyle geçersiz olduğunu, davalı ... A.Ş.'nin bu sözleşmede üstlendiği edimleri yerine getirmekte bilerek geciktiğini, bu yolla ... A.Ş.'nin durumunun fiilen ve hukuken daha da kötüleştirdiğini, nihayet müvekkillerini oyalayarak özellikle ... A.Ş. ile olan ilişkisinin kopma noktasına gelmesini sağladığını, planlı bir biçimde müvekkillerini önce zor duruma düşürdüğünü, başka çarelerinin kalmadığını, ibra protokolünü imzalamak zorunda bırakıldığını, hem ... A.Ş.'ye hem de kefil olan müvekkillerinin ailelerine ve şirketlerine haciz tehdidi ile ibranamenin imzalatıldığını, ibranamede devre konu hisselerin çok düşük değerli olarak belirlendiğini, müvekkillerinin ... A.Ş.'den olan cari hesap alacaklarının ve huzur haklarının yok edildiğini, sözleşmeler gereği müvekkillerine ödenecek bedelin ... A.Ş.'ne olan borcun ödenmesi için ve kefaletlerin kaldırılması için ... A.Ş.'ne öncelikle konulup bu borçlar ödendikten sonra müvekkillerine ödeme yapılacağı kararlaştırıldığından dava konusu olan alacaklardan hem ... A.Ş.'nin hem de ... A.Ş.'nin birlikte sorumlu olduklarını ileri sürerek şimdilik 20.000,00 USD'nin, kredi faiz oranları ortalaması oranındaki faiziyle birlikte davalılardan ... A.Ş.'den, huzur hakkı ve cari hesap alacaklarının 20.000,00 TL tutarlarındaki kısmının ise avans faiziyle birlikte her iki davalıdan tahsilini talep etmiştir. 2.Davacılar vekili 24.07.2013 tarihli ıslah dilekçesi ile dava konusu alacaklara ilişkin talebini 1.260.000,00 TL'ye çıkartmıştır. 3.Davacılar vekili ıslahtan sonra sunmuş olduğu 28.05.2018 tarihli dilekçesi ile davacı ... için 100.000,00 TL hisse devir bedeli, 530.000,00 TL cari hesap alacağı olmak üzere 630.000,00 TL, davacı ... için 100.000,00 TL huzur hakkı alacağı, 530.000,00 TL cari hesap alacağı olmak üzere 630.000,00 TL'nin davalılardan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; finansal kiralama borcu kapsamında ödeme yapılmasına rağmen sözleşmenin yenilenebilmesi için davacıların üstüne düşeni yerine getirmeyerek hazır olmasına rağmen davacıların söz konusu sözleşmelerde kararlaştırılan kişiler haricindeki kişilerin de, kefaletlerinin kaldırılması talebinin kabul edilmemesi üzerine yenilemekten kaçındıklarını, bunun üzerine davacıların ... A.Ş.'deki bakiye hisselerinin tamamını her iki davacının şirkete olan bütün borç ve alacaklarının silinmesiyle kendileri hakkında herhangi bir sorumluluğa gidilmemesi karşılığında gerek kendileri gerekse kontrolü altında tuttukları hisseleri ... A.Ş.'deki diğer bütün alacaklarından vazgeçerek toplam 1.714.000,00 TL'ye devrini teklif ettiklerini, bunun üzerine gerek hisse devir sözleşmeleri ve protokollerin gerekse finansal kiralama sözleşmelerini yenileme anlaşmalarının aynı anda imzalama kararının karşılıklı olarak verildiğini, 24.07.2008 tarihinde imzalanan bütün protokol, temlikname ve hisse devir sözleşmelerinin ... A.Ş.'nin binasında aynı anda yapıldığını, davacı ...'in 24.07.2008 tarihinde müvekkili şirkete sattığı hisselerin her halükarda piyasa değerinin çok üstünde olduğunun açık olduğunu, her iki davacının ... ve ikrah iddialarının sözleşmeler nedeniyle kendilerine yapılan ödeme sebebiyle müzayaka iddialarının hukuk dışı, dürüstlük ve iyi niyet kurallarına aykırılık taşıdığını, sözleşmeyi ... adına vekaleten ...'ın imzaladığını, imzalanan sözleşmelere karşı bir itirazı var ise vekillik görevini asilin talimatlarına uygun yerine getirmeyen ... olduğundan, taleplerin muhatabının müvekkili şirket değil, adı geçen kişi olduğunu, ... A.Ş.'nin devri ile ilgili gerek ... A.Ş. adına gerek ... adına gerekse kendi adına imzaladığını, dolayısıyla hem alıcı tarafı hem satıcı tarafı temsil ettiğini, ...'in bu işleme muvafakati olmaması halinde, sorumluluğun ...'a ait olduğunu, ...'ın 24.07.2008 tarihinde ... A.Ş. ve ... A.Ş. arasındaki sözleşmeleri imzalarken her iki şirketin de yönetim kurulu başkanı ve imza yetkilisi olduğunu, davacıların ... A.Ş.'nin içinin boş olup olmadığı konusunu daha iyi bilmesi gerektiğini, hisse devir bedelleri arasındaki farkın iddia edildiği gibi olmadığını, ... A.Ş.'ye yönelik huzur hakkı talebinin diğer sözleşmelerden bağımsız olması sebebiyle tefriki gerektiğini, yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı ödenmesinin, ana sözleşmede hüküm bulunması ya da şirket genel kurulu tarafından kararlaştırılması halinde söz konusu olduğunu, ana sözleşmede bu yönde hüküm bulunmadığı gibi genel kurulda da gündeme gelmediğini, bu nedenle huzur hakkı talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacıların geçersizliğini talep ettiği 24.07.2008 tarihli ek protokolün ... A.Ş. ile doğrudan herhangi bir ilgisi bulunmadığını, buna dayalı taleplerin ... A.Ş. bakımından tümüyle reddi gerektiğini, öte yandan ... A.Ş.'nin de ... A.Ş.'deki huzur hakkı ve cari hesap alacağıyla bir ilişkisi bulunmadığını, davacılardan ...'ın ... A.Ş.'de hiçbir zaman ortak ve yönetim kurulu üyesi olmadığını, 24.07.2008 tarihli protokolün 5. maddesinde bilançoya aksetmemiş şirket borçlarını ödediğine ilişkin belgelerin 30.09.2008 tarihine kadar ibrazı halinde davacıya ödeme yapılacağının kararlaştırıldığını, ancak herhangi bir belge ibraz edemediği gibi dava dilekçesinde de herhangi bir belge ve makbuz bulunmadığını, ... A.Ş.'nin davacılar adına SGK, vergi dairesi, icra dosyaları ile tedarikçilere yaptığı ödemeler toplamının 6.437.597,39 TL olduğunu, talebe konu faiz oranının da yasal mesnedi bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararından sonra alınan bilirkişi raporunda, davacı tarafın iddia ettiği gibi 24.07.2008 tarihli protokol ile davacıların daha önce 23.02.20 08... .03.2008 tarihli sözleşmeler ile kararlaştırılan bir takım haklarından vazgeçildiği, bunun da ortağı oldukları ... A.Ş.'nin finansal kiralama sözleşmesinden dolayı ... A.Ş.'ye olan birikmiş kira borçlarından ötürü kaynaklandığı, davalı ... A.Ş.'nin ilk iki sözleşme gereğince edimlerini yerine getirmemesi sonucunda ağırlaşan koşulların da etkisiyle 24.07.2008 tarihli protokolü imzaladıkları, 24.07.2008 tarihli bu protokolde davacılar yönünden ilk iki sözleşme ile elde edilen hakların müzayaka oluşturacak şekilde ketim edildiği kanaatine varıldığı, davacı ... ... (bilahare boşanmakla ...) yönünden 100.000,00 TL hisse devir bedeli, davacı ... yönünden 100.000,00 TL huzur hakkı alacağı ve her iki davacı yönünden de 530.000,00'ar TL cari hesap alacağının devam ettiğinin tespit edilmesi sonunda davanın kabulüne karar verildiği, bu bedellerden her iki şirketin birlikte ve müteselsilen sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirket hisse değeri tespit edilirken şirketin 31.01.2008 tarihinden sonra doğan 1.200.000,00 TL borç nazara alınmış olup ayrıca şirketin 31.01.2008 tarihine kadar olan borçlarının ödenmesi halinde davacı ...'in hisse devir bedeli alacağından düşüleceği kararlaştırıldığına göre davalı ... A.Ş.'nin 28.03.2008 tarihinde ... A.Ş. adına yaptığı 1.230.697,39 TL tutarlı ödemenin davacı alacağından mahsubunun mümkün olmadığı, davacı ...'in ... Hastanesi Hisse Devir ve Hisse Devir Vaadi Sözleşmesine konu hisse devri nedeniyle davalı ... A.Ş.'den 1.179.700,00 TL hisse devri nedeniyle bakiye alacağı bulunmakta iken davalının ibra edildiği, İlk Derece Mahkemesince alınan 14.02.2023 tarihli bilirkişi raporunda, davacı ... ...'ın devrettiği 342 adet hissenin değerinin 1.450.285,20 TL karşılık geldiğinin hesaplandığı, ancak davacı ...'ın devrettiği 199 hisse de nazara alındığında toplam 541 hissenin değeri sözleşmeye göre 1.714.000,00 TL olduğu nazara alındığında 342 adet hisseye isabet eden sözleşme değeri 1.083.526,80 TL itibariyle davacı ... ... yönünden hisse değerinin 366.758,40 TL eksik belirlendiğinin tespit edildiği, 24.07.2008 tarihli ek protokolün 1. maddesinde ... Hastanesi'ne ilişkin hisse devir bedelinin nakten ve tamamen ödendiği ve tarafların birbirlerini ibra ettiği belirtilmiş ise de, hisse devri nedeniyle 1.179.700,00 TL bakiye alacağın ödenmesine ilişkin bir belge de bulunmadığı nazara alındığında, bu alacak yönünden davalı ... A.Ş.'nin ibra edilmiş olmasının açık bir nispetsizlik teşkil ettiği, davacıların ... A.Ş.'nin ticari defterlerine göre saptanan cari hesap alacağı ile 24.07.2008 tarihli ek protokolün 5. maddesinde yazılı 1.855.696,00 TL cari hesap alacağı (bu miktar üzerindeki alacaktan vazgeçilmiş olacağı için) arasında açık bir nispetsizlik bulunduğu, 24.07.2008 tarihli ek protokolün kendi adına asaleten ... ... adına vekaleten davacı ... tarafından imzalandığı, kural olarak vekille yapılan sözleşmelerde ... iddiası dinlenemez ise de, sözleşme görüşmelerinin asille yapıldığı ve sözleşmenin asilin talimatlarına göre hazırlandığı, yani vekilin sözleşme içeriğine etki etmeyip sadece imzacı olarak yer aldığı durumlarda asilin ... hükümlerinden yararlanabileceği, davacı ... ... tarafından davalı ... A.Ş.'ne çekilen ... 2. Noterliğinin ihtarnamesinde, söz konusu protokolün 23.07.2008 tarihinde protokol ve eklerinin kendisine gönderildiğini beyan etmesi, ayrıca vekaletin kapsamının belli olmaması ve ayrıca davacı ...'ın da söz konusu protokolde taraf olması, bunların yanı sıra protokolün davacı ... ... adına davacı ...'ın iradesi ile hazırlandığının ispatlanamamış olması karşısında davacı ... ...'ın ... hükümlerinden yaralanmasına engel bulunmadığı, 24.07.2008 tarihli ek protokolün müzayaka halinde imzalanması ve ibraya ilişkin hükümlerinde edimler arası aşırı ve açık nispetsizlik bulunması nedeniyle gabinin şartlarının gerçekleştiği, davacıların hisse devri ve cari hesap nedeniyle davalı taraftan alacakları, davacı ...'ın da huzur hakkı alacağının bulunduğu, hisse devrinden kaynaklanan alacak davalarında 10 yıllık zamanaşımı süresi geçerli olup dava ve ıslah tarihi itibariyle bu istemin zamanaşımına uğramadığı, cari hesap alacağı yönünden ise alacak ödünç sözleşmesine dayalı olup temerrüt şartı gerçekleşmediğinden dava ve ıslah tarihi itibariyle zamanaşımının dolmadığı, huzur hakkı olarak adlandırılan ödeme ise 20 08... yılı boyunca belirlenmiş olup 2009 dönemi için bu alacak kalemi bakımından da dava ve ıslah tarihi itibariyle zamanaşımının dolmadığı, davalıların tarafı oldukları sözleşmeler nedeniyle davacılara karşı sorumlu olup İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı ... Teşhis Sağlık Mer. A.Ş. ile Tasfiye Halinde Bsk Sağlık Hizmetleri A.Ş. vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, ... ve ikrah sebebine dayalı olarak ibranamenin iptali ve hisse devir bedeli ile cari alacağın tahsili davasıdır. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (BK) 21. maddesinde ..., "Bir akitte ivazlar arasında açık bir nispetsizlik bulunduğu takdirde, eğer mutazarrırın müzayaka halinde bulunmasından veya hiffetinden yahut tecrübesizliğinden istifade suretiyle vukua getirilmiş ise, mutazarrır bir sene zarfında akdi feshettiğini beyan ederek verdiği şeyi geri alabilir. Bu müddet, akdin inikadından itibaren cereyan eder" şeklinde düzenlenmiştir. Taraflar akdin konusunu Kanunun getirdiği sınır dairesinde serbestçe tayin edebilirler Hukuk sistemimizde sözleşme yapma özgürlüğü vardır. Ancak sözleşme yapma özgürlüğü de maddi ve hukuki yönden bazı sınırlamalara tabi tutulmuştur. ... de sözleşme yapma özgürlüğüne getirilen bir sınır olup kanun koyucu BK'nın 21. maddesi hükmünde öngörülen şartların oluşması hâlinde sözleşmede karşılıklı edimlerin kapsamının serbestçe tayin edilmesini sınırlamıştır. Hükme göre "bir sözleşmede ivazlar arasında açık bir nispetsizlik bulunduğu takdirde eğer ... zarar görenin müzayaka halinde bulunmasından veya hiffetinden, yahut tecrübesizliğinden istifade suretiyle vukua getirilmiş ise zarar gören bir sene zarfında akdi feshettiğini beyan ederek verdiği şeyi geri alabilir". Görüldüğü gibi gabinin söz konusu olabilmesi için edimler arasında aşırı bir değer farkı olması, bu durumun diğer tarafın müzayaka (darda kalma) veya hiffetinden veya tecrübesizliğinden yararlanılarak meydana getirilmiş bulunması gerekir. Somut uyuşmazlığa gelindiğinde; dava konusu edilen, taraflar arasında akdedilen sözleşmede hak ve borçların ayrıntılı olarak düzenlendiği, ibraların kapsamının, içeriğinin detaylandırıldığı görülmektedir. Dosya kapsamına sunulan belgeler, aldırılan bilirkişi raporları, tarafların tüm iddia ve savunmaları bütün olarak değerlendirildiğinde, davacılar tarafından ... hukuki sebebine dayanak kılınan sebepler ile İlk Derece Mahkemesince ve Bölge Adliye Mahkemesince gerekçeye dayanak kılınan olguların gabinin (aşırı yararlanma) varlığına sebebiyet verecek nitelikte olmadığı, 24.07.2008 tarihli protokol (sözleşme) konusu ibraların geçerli olduğu anlaşılmaktadır. Zira gabinden, yani, aşırı yararlanmadan bahsedebilmek için edimler arasındaki aşırı oransızlığın aşikâr olması, işten anlayan herkesin gözüne çarpacak yükseklikte bulunması, bu oransızlığa, karşı yanın özel durumu, onun darda kalması (müzayakası), hafifliği (hiffeti) veya tecrübesizliğinin sebebiyet vermesi gerekir. Eldeki uyuşmazlıkta, edimler arasında aşırı oransızlık olmadığı gibi davacıların müzayaka altında sözleşme akdetme iddiaları da ispat edilmiş değildir. Bu çerçevede davacılar tarafından sözleşmenin ... sebebiyle geçersizliğine sebebiyet verecek olgular ispatlanmamış olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulması ve bu hükme yönelen istinaf itirazlarının esastan reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine, peşin alınan temyiz karar harçlarının istekleri halinde ilgililere iadesine, 25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı