11. Hukuk Dairesi 2025/1204 E. , 2025/5698 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1965 Esas, 2024/2177 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/25 E., 2021/185 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 2018/47390 sayılı "p" ibareli marka başvurusuna, müvekkiline ait 2008/57577, 2015/781 71... /78170 tescil numaralı "p" ibareli markaları gerekçe göstererek, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmüne dayalı itirazlarının, TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) 2019-M-8740 sayılı kararı ile reddedildiğini, oysa karşılaştırmaya tabi markaların her ikisinin de orta kısmında küçük bir "p” harfinin yer aldığını, her iki markada da bu "p” harfinin dış kesiminin dairesel bir şekil ile çevrelendiğini, markalar arasında ayırt ediciliği sağlayacak herhangi bir kelime unsurunun yer almadığını, markaların neredeyse birebir mahiyette olduğunu, müvekkilinin markalarının 9. ve 35. sınıflarda da tescilli bulunduğunu, yine müvekkilinin "..." alan adının da sahibi olduğunu, bu alan adının 13.12.2000 tarihinden beri müvekkili adına tescilli bulunduğunu, alan adında da müvekkilinin markasını kullandığını, ihtilaf konusu markaların, müvekkilinin hak sahibi ve markalarının tescilli olduğu 9. ve 35. sınıflarda kullanımlarının nihai tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek kadar benzerlik arz ettiğini ileri sürerek, davalı ... YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Diğer davalı ... Group Dış Ticaret Ltd. Şti. temsilcisi cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları bir bütün olarak karşılaştırıldığında; mal ve hizmet benzerliği bulunduğu tespit edilen 9.sınıf emtialar ve bu emtiaların 35. sınıfta yer alan satışı hizmetlerinin bir kısmının dikkatli ve bilinçli tüketici kesimine (sözgelimi; deniz altı radarları), diğer bir kısmının ise makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı ortalama tüketici kesimine hitap ettiği (sözgelimi; pil, termometre), davacıya ait "Logo+..." markası ile dava konusu marka arasında iltibas tehlikesi oluşturacak şekilde benzerlik bulunmadığı, zira davacı markasının esas unsurunu "..." kelimesinin oluşturduğu, logoda bulunan "p" harfinin "..." kelimesinin baş harfine atıfta bulunduğu ve "..." kelimesine göre markasal ayırt edicilik incelemesinde nispeten arka planda yer aldığı, bu nedenle davacıya ait bu itiraz markası ile dava konusu marka arasında iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzerlik bulunduğunun söylenemeyeceği, davacıya ait 2008/575 77... /78171 sayılı "p" logolu markaları ile dava konusu marka karşılaştırıldığında; markalarda müşterek olarak "p" harfinin bulunduğu, ayrıca şekil unsurları da ihtiva ettikleri, markalarda müşterek olarak bulunan "p" harfinin Türkçe alfabede sınırlı olarak bulunan 29 harften biri olduğu, tek harften oluşan markaların somut ayırt ediciliklerinin düşük bulunduğu, bu şekilde ayırt edicilikleri düşük tek harf markalarında yapılan ufak değişikliklerle iltibas tehlikesinin bertaraf edilebileceği, zayıf markaların koruma kapsamı değerlendirilirken iltibas tehlikesinin yapılacak küçük bir değişiklik ile dahi bertaraf edilebileceğinin göz önüne alınması gerektiği, karşılaştırılan markalar arasında "p" harfinden kaynaklı müştereklik bulunsa da, bu harf haricinde "p" harfinin tertip tarzı, rengi, markalarda "p" harfi haricinde yer alan basit şekil unsurlarının farklı şekilde dizayn edilmesinden kaynaklı olarak; gerek dikkatli ve bilinçli tüketici kesimi nezdinde, gerekse makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı ortalama tüketici kesimi nezdinde, markalar arasındaki iltibas tehlikesinin bertaraf edildiği, davacının "p" logolu markalarının ayırt edici gücünü kullanım yolu ile arttırdığını ispatlayamadığı, bu nedenle salt ayırt ediciliği düşük harf ortaklığından kaynaklı olarak tüketicilerin yanılma riski içinde bulunduğunun söylenemeyeceği, karşılaştırılan markalar arasında SMK'nın 6/1 hükmü uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunmadığı; yine davacıya ait alan adının ayırt edici unsurunu oluşturan "pe" ibaresi ile dava konusu marka arasında iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzerlik bulunmadığından SMK'nın 6/6 hükmü koşulunun somut olayda gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 25.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.