Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Temmuz 2025 › 2024/6568 E., 2025/4830 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/6568 E., 2025/4830 K. (03.07.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6568
Karar No
2025/4830
Karar Tarihi
03.07.2025

11. Hukuk Dairesi 2024/6568 E. , 2025/4830 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1081 Esas, 2024/1366 Karar HÜKÜM : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/12 E., 2020/56 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şahsın 2016/90407 sayılı ve "..." ibareli marka başvurusuna müvekkilinin "..." ve ...'S" ibareli markalarını mesnet göstererek yaptıkları itirazın davalı ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu markanın, 19. ve 35. sınıftaki emtialar için tescil edilmek istendiğini, dava konusu yapılan 35/05 sınıfta düzenlenen mağazacılık hizmetlerinin müvekkili şirketin itiraza/davaya dayanak gösterilen markaları kapsamında koruma altında olduğunu ve müvekkili şirket markasının mağazacılık hizmetleri bakımından tanınmış marka vasfı taşıdığını, yani taraf markalarının aynı ve aynı tür mal ve hizmetleri kapsadığını, davalı markasının emtia listesinin tümünün müvekkili şirket markaları kapsamında koruma altında bulunduğundan işaretlerin de benzer olması dolayısıyla taraf markaları arasında iltibas tehlikesinin kaçınılmaz olduğunu, YİDK kararında "bims" kelimesinin ponza taşına verilen isim olduğu şeklindeki gerekçelerin ancak 19. sınıfta düzenlenen yapı malzemeleri için geçerli olacağını, ancak dava konusu markanın tescil kapsamı incelendiğinde 35. sınıfta yapı malzemesi kategorisinde değerlendirilmeyecek malların satış hizmetleri için de tescil edilmek istendiğini, taraf markaları arasında iltibas tehlikesinin kaçınılmaz olduğunu, müvekkili şirketin kurulduğu tarihten bu yana "..." markası için büyük yatırımlar ve reklam faaliyetleri yaptığını ve bu faaliyetler neticesinde markasını meşhur ve maruf bir marka haline getirdiğini, "..." markalı mağazaları gören tüketicinin, müvekkili şirketin farklı konseptlerde mağazalar açmaya başladığını düşünebileceğini ileri sürerek YİDK’in 06.11.2017 tarih ve 2017-M-9638 sayılı kararının 35/05 sınıf hizmetler (mağazacılık hizmetleri) bakımından iptali ile dava konusu markanın tescili halinde 35/05 sınıf (mağazacılık hizmetleri) bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı TÜRPATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markada yer alan "bims" ibaresinin “volkanik bir kayaç türü” olan ponzanın diğer adı olduğu, bimsin, son yıllarda inşaat sektöründe özellikle ısı ve ses yalıtımında sıklıkla kullanıldığı, başvuru markasında yer alan “tong” kelimesinin ise İngilizce'de “kıskaç, maşa” anlamına geldiği, "bims" ibaresinin 19. sınıftaki ürünler ile bu ürünlerin satış hizmetleri bakımından yoğun tanımlayıcılık içeren zayıf bir marka işareti olduğu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 19.04.2019 tarih ve 2018/1593 E., 2019/3243 K. sayılı, 06.05.2019 tarih ve 2018/1810 E., 2019/3394 K. sayılı kararlarında bu ibarenin 19. sınıftaki mallar ile bu malların satış hizmetleri bakımından herhangi bir kişinin tekeline verilmeyen, farklı unsurlar ve kompozisyonlar dahilinde üçüncü kişilerce kullanımına izin verilen zayıf bir ibare olduğunun belirtildiği, somut uyuşmazlık bakımından 19. sınıftaki malların satış hizmetleri bakımından yapılan iltibas değerlendirmesinde, taraf markalarının görsel, işitsel ve anlamsal kompozisyonlarının yeterli ayırt ediciliği sağladığı, bu hizmetler bakımından benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunmadığı, başvuru kapsamındaki diğer sınıftaki malların mağazacılık hizmetleri bakımından ise başvurunun davacının "..." ibareli markasının yeni bir versiyonu veya türevi gibi olduğu, davacı markasının tanınmış olmasının iş bu hizmetler itibariyle iltibası artıran bir unsur olarak değerlendirildiği, 19. sınıftaki malların satışına ilişkin 35/05 alt grubundaki mağazacılık hizmetleri bakımından ise "bims" ibaresinin tanımlayıcılık içermesi sebebiyle 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8/4 maddesi hükmünde sayılan koşulların gerçekleşmediği, kötü niyet iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile YİDK'nın 06.11.2017 tarih ve 2017-M-9638 sayılı kararının davacının itirazının reddiyle ilgili kısım yönünden kısmen 35/05 gruptaki 01, 02, 03, 04, 05, 06, 07, 08, 09, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 20, 21, 22, 28 ve 31. sınıflardaki malların biraraya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir) yönünden iptaline, YİDK iptaline yönelik fazlaya dair talebin reddine, hükümsüzlük talebinin kısmen kabul, kısmen reddi ile davalı şirket adına tescilli 2016/90407 sayılı "..." ibareli markanın tescilli olduğu, 35/05 gruptaki 01, 02, 03, 04, 05, 06, 07, 08, 09, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 20, 21, 22, 28, 31. sınıflardaki malların biraraya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir) yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, hükümsüzlüğe ilişkin fazlaya dair talebin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili ile davalı Kurum vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının mesnet markalarının asli unsurunu "..." ve "BİMS" kelimelerinin oluşturduğu, dava konusu markanın asli unsurunun ise "..." ibaresinden oluştuğu, dava konusu başvuruda davacının tanınmış markasını oluşturan ibarenin aynen bulunması ve markaların tüketiciler tarafından daha çok dikkat çeken başlangıç kısmında yer alması nedeniyle markaların aynı/aynı tür/benzer mal ve hizmetlerde kullanılmaları halinde 556 sayılı KHK'nın 8/1-b hükmü uyarınca taraf markalarının halk tarafından karıştırılma ihtimali bulunduğu ve bu karıştırılma ihtimalinin markaların ilişkili olduğu ihtimalini de kapsadığı, öte yandan başvuruda yer alan "bims" kelimesinin "volkanik kökenli, silikat esaslı, camsı ve gözenekli, hafif, ısı ve ses yalıtım amaçlı, gözenekli bir yapı malzemesini" ifade ettiği, bu hali ile 19. sınıfta yer alan inşaat malzemeleri malları ile bu malların satışına özgülenmiş 35/05. sınıf mağazacılık hizmetleri yönünden tanımlayıcı nitelik taşıdığı ve başka ibarelerin ilavesi sureti ile herkesçe kullanılabileceği, dolayısıyla 19. sınıf malların mağazacılık hizmetleri bakımından taraf markaları arasında iltibas ihtimali bulunmadığı, başvuru kapsamındaki diğer malların mağazacılık hizmetleri yönünden ise dava konusu başvurunun davacının mağazacılık hizmetlerinde tanınmış markaları arasına sızmasının kaçınılmaz olduğu, bu yönden 556 sayılı KHK'nın 8/4 hükmündeki koşulların da oluşacağı, nitekim, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 25.01.2021 tarih ve 2020/1448 E., 2021/323 K., 20.01.2021 tarih ve 2020/952 E., 2021/239 K., 18.11.2019 tarih ve 2019/597 E., 2019/7285 K. sayılı kararlarının da aynı yönde olduğu gerekçesiyle davacı vekili ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili ile davalı Kurum vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı ile davalı Kurum vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacı ... davalı Kurum'a ayrı ayrı yükletilmesine, 03.07.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Temmuz 2025 kararlarının tamamı