Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Temmuz 2025 › 2024/6268 E., 2025/4829 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/6268 E., 2025/4829 K. (03.07.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6268
Karar No
2025/4829
Karar Tarihi
03.07.2025

11. Hukuk Dairesi 2024/6268 E. , 2025/4829 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1083 Esas, 2024/1367 Karar HÜKÜM : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/320 E., 2021/193 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2018/66341 numaralı, "..." ibareli marka başvurusunun, davalı şirketin 2003/06255, 2014/57043, 2004/42844 numaralı, "...", "..." ve "..." ibareli markalarını mesnet göstererek yaptığı itiraz üzerine davalı ...'in Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa markalar arasında görsel, işitsel, anlamsal ve genel intiba bakımından farklar bulunduğunu, müvekkili markasının esas unsurunun “...” olduğunu, bu nedenle ret gerekçesi markalardan farklılaştığını, müvekkilinin daha önceki markaları nedeniyle müktesep hakkının da bulunduğunu, müvekkilinin markalarını 2005 yılından beri kullandığını, “...” ibaresinin zayıf bir işaret olduğunu ileri sürerek 2019-M-5408 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında yalnızca “t” harfinden ibaret fark bulunduğunu, bu durumun markaları benzer kılıp birbirlerinin serisi izlenimi verdiğini, markalar arasında büyük bir yakınlık bulunduğunu, tüketicinin markaları her zaman hatırında tüm detayları ile tutamayacağını, davacının “perakendecilik-mağazacılık” sektöründe kullanmak üzere kendisine tercih edebileceği sayısız işarete rağmen müvekkili markaları ile benzerlik teşkil eden bir işareti tescil ettirmeye çalıştığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları arasında emtia benzerliğinin gerçekleştiği, davacı markalarının yalnızca sözcüklerden oluştuğu, bir frekans biriminin adı olup saniye başına düşen devir sayısını ifade eden İngilizce "..." kelimesinin telaffuzunun yine yazıldığı gibi “...” şeklinde olacağı ve hatta bu telaffuzda “t” harfinin yutulabileceği, başvuruda ön plana çıkan ve tüketici algısına markasal nitelikte hitap edecek tek unsurun “...” olarak algılanacağı, ret gerekçesi markaların esas unsurlarının da sözlük anlamları bulunmayan "...", "..." ve "..." ibareleri oldukları, “...” ve “...” kelimeleri arasında yalnızca tek bir harften oluşan farklılığın, işaretleri birbirlerinden yeterince uzaklaştırmadığı, ilgili tüketici kitlesinin dikkat ve bilgi düzeyinin yüksek olmasının, işaretler arasındaki benzerlik ve karıştırılabilirlik düzeyine üstün olamayacağı, başka bir ifadeyle “...” ve “...” ibarelerinin, bütünsel olarak tüketici nezdinde birbirleri ile karıştırılabilir algılar yaratacağı, ancak aynı kanaate “HERZSAT” markası açısından varılamadığı, bu durumun ise teknik anlamda yapılan nihai incelemeyi ve sonucu etkiler nitelikte olmadığı, bütünsel algıda işaretlerin tüketici nezdinde ilişkilendirilebilir oldukları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının "..." ibareli marka başvuru ile davalı şirketin redde mesnet alınan "..." ibareli markası arasında yüksek düzeyde görsel ve işitsel benzerlik bulunduğu, zira jeneratör anlamına gelen "..." ibaresinin tanımlayıcı olması nedeniyle marka işaretlerinin karşılaştırmasında dikkate alınmayacağı, "..." ve "..." ibarelerinin karşılaştırılmasında ise tek harf farklılığının somut uyuşmazlıkta başvuruyu görsel ve işitsel olarak davalının "..." esas unsurlu markalarından uzaklaştırmaya yetmediği, markaların bu hali ile aynı mal ve hizmetlerde kullanılması hâlinde, markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunduğu, emtia benzerliğinin de gerçekleştiği, bu sebeple davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının esas yönünden reddi gerektiği, ancak dava konusu başvuru sahibi davacının, davalı Kurum nezdindeki itirazında müvekkilinin 2013/58972 sayılı "... ...", 2007/67048 sayılı "INTER ..." ve 2005/59212 sayılı "..." ibareli markaları nedeniyle dava konusu başvuru üzerinde müktesep hakkının bulunduğunu ileri sürmesine rağmen İlk Derece Mahkemesince bu hususta olumlu veya olumsuz bir karar verilmediği, oysa davacının bu iddiasının doğru olması hâlinde, redde mesnet markanın davacının marka tesciline engel olmayacağı, kazanılmış hakkın varlığının kabulü için kazanılmış hakka dayanak teşkil eden tescilli marka ile yeni markadaki ibarelerde, asli unsurların muhafaza edilmiş olması ve eski markanın en azından hükümsüzlük davası açılabilecek kadar belli bir sürede çekişmesiz şekilde kullanılması, karşı taraf markalarına yanaşma niyeti olmadan ve iltibas tehlikesi yaratmayacak şekilde, eski ve yeni markalar arasında işletme ile bağlantının ve tüketici nezdinde yaratılan izlenimin korunmuş bulunması, yeni markada kazanılmış hak iddia edilen markaya nazaran emtia kapsamının genişletilmemiş olması şartlarının bir arada bulunması gerektiği, davacının müktesep hak teşkil ettiğini ileri sürdüğü 2013/58972 sayılı markanın 09.11.2016 tarihinde tescil edildiği, hem dava konusu başvuru tarihi itibariyle uzun süreli kullanım şartını taşımadığı hem de başvuru kapsamındaki hizmetler yönünden tescilli olmadığı, 2005/59212 sayılı markanın da sadece 07. sınıf mallar yönünden tescilli olduğu ve bu marka bakımından da emtia kapsamının genişletilmemiş olması şartının oluşmadığı, 2007/67048 sayılı markada ise farklı bir esas unsurun daha yer aldığı, başvuruda ise "inter" kelimesi yer almadığından başvurunun davalının markalarına yaklaştığının anlaşıldığı, bu durum karşısında müktesep hak koşullarının oluşmadığı, davacının müktesep hak iddiasının yerinde görülmediği, Mahkemece, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında iltibas bulunduğu gerekçesinin yanında, davacının iş bu dava konusu başvuru yönünden müktesep hakkının bulunmadığına dair yukarıda açıklanan gerekçe ile de davanın reddine karar verilmesi gerekirken davacının müktesep hak savunmasının incelenip değerlendirilmemesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 03.07.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! cbc2141d3f0a3ca0 9032766ab273ed72

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Temmuz 2025 kararlarının tamamı