Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/6284 E., 2025/4349 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/6284 E., 2025/4349 K. (19.06.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6284
Karar No
2025/4349
Karar Tarihi
19.06.2025

11. Hukuk Dairesi 2024/6284 E. , 2025/4349 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1080 Esas, 2024/1369 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/217 E., 2021/61 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "..." ve "..." esas unsurlu markalarının bulunduğunu, bu markaları mesnet göstererek davalı şirketin 2018/... no.lu ve “... MAK. İNŞ. TEKS. SAN. TİC. LTD. ŞTİ.” ibareli başvurusuna yaptığı itirazın nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkilinin davalı Kurum nezdinde tescilli çok sayıda “...” ve“...” esas unsurlu markaların gerçek hak sahibi olduğunu, bu ibareleri uzun zamandır ticari faaliyetlerinde kullandığını ve tanıttığını, taraf markalarının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmü uyarınca görsel, sesçil ve anlamsal olarak ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, markalar arasında 35. sınıf hizmetler bakımından da benzerlik ve çakışma bulunduğunu, başvurunun iltibasa sebebiyet vereceğini, müvekkilinin tanıttığı ve kendisi ile özdeşleştirdiği söz konusu markaların benzerlerinin bu şekilde tescil edilmesinin davalı şirketin kötü niyetli olduğunu gösterdiğini ileri sürerek müvekkilinin itirazının reddine ilişkin Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) 2019-M-3113 sayılı kararının aleyhe olan hususlarının iptaline, 2018/... sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket yetkilisi cevap dilekçesinde; yetkilisi olduğu şirket ile davacı şirketin iştigal konuları farklı olduğu gibi faaliyetlerinin de aynı türdeki mal ve hizmetleri kapsamadığını, şirket unvanı içerisinde yer alan “...” ibaresinin şirketin kurulma aşamasındaki ortakları olan “......” ve “... ...” isimlerinin ve soyadlarının baş harflerinden oluştuğunu, dürüstçe kullanılan kişi adlarının marka sahibi tarafından engellenemeyeceğini, marka tescili yapılan şirket unvanı ile davacı markaları arasında ortalama tüketici nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak iltibas tehlikesine yol açacak derecede bir benzerliğin söz konusu olmadığını, davacının itirazlarına gerekçe gösterdiği markaların tanınırlığının yüksek olmadığını, ayrıca farklı mal ve hizmetleri kapsadığını, başvurunun kötüniyetli olarak yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı adına tescilli "..." esas ibareli markaları ile davalının "... MAK. İNŞ. TEKS. SAN. TİC. LTD. ŞTİ." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının başvuru markasını gördüğünde bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu, taraf markaları arasında iltibas tehlikesi bulunduğu, iltibas tehlikesi tespit edilmiş olmakla SMK'nın 6/5 hükmünün davanın esasına etkisinin bulunmadığı, tanınmışlığı ispatlamaya dair dosyada herhangi başka bir belge de bulunmadığı, yine SMK'nın 6/9 hükmü kapsamında davalının marka tescil başvurusunda kötüniyetli davrandığına yönelik ileri sürülen iddiaların kanıtı yönünde dosyaya herhangi bir bilgi/belge sunulmadığı gibi davalı yanın da anılan başvuruyu kötüniyetli olarak gerçekleştirdiğini gösterir herhangi bir emareye dosya kapsamında rastlanılmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile YİDK'in 2019-M-3113 sayılı kararının iptaline, davalıya ait 2018/... sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları arasında emtia benzerliği şartının gerçekleştiği, başvurudaki ayırt ediciliği bulunmayan tanımlayıcı ibareler çıkartıldığında marka esas unsurunun "..." ibaresinden oluştuğu, bu ibarenin davacının itiraza mesnet markalarının da esas unsurunu oluşturduğu, bu hâle göre taraf markaları arasında "..." ibaresinin ortak olarak yer almasından kaynaklı benzerlik bulunup başvuruya yeterli ayırt edicilik katılmadığından markaların bütünsel olarak bıraktıkları umumi intiba itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak benzer oldukları, SMK'nın 6/1 hükmü hükmü uyarınca tescil engelinin bulunduğu, öte yandan, tanınmışlık ve kötüniyet koşullarının oluşmadığının İlk Derece Mahkemesince açıklandığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 19.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! c362fb56071eb16b 31922d4310c543e1

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı