Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2025/87 E., 2025/4351 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/87 E., 2025/4351 K. (19.06.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/87
Karar No
2025/4351
Karar Tarihi
19.06.2025

11. Hukuk Dairesi 2025/87 E. , 2025/4351 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1177 Esas, 2024/1474 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/370 E., 2022/65 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2019/... sayılı "..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, davalı şirketin "..." ve "estd 2016 ... ..." markalarına dayalı olarak müvekkili başvurusuna itiraz ettiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından davalı itirazının kabulü ile müvekkili başvurusunun reddine karar verildiğini, müvekkilince bu karara yapılan itirazın ise Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, müvekkiline ait başvuruda şekil unsurunun son derece ön planda bulunduğunu, başvuru "..." şeklinde iken davalı şirkete ait markanın yalnızca "..." ve "estd 2016 ... ..." şeklinde olduğunu, davalıya ait markada baskın unsur "..." iken müvekkilinin markasının sloganı ve şekli ile birlikte bir bütün oluşturduğunu, bu hali ile markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığını, her iki markada sadece "..." kelimesinin ortak olarak yer aldığını, başvurudaki şekil unsurunun başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağladığını ileri sürerek YİDK'nın 2020-M-8144 sayılı kararının iptaline, müvekkilinin tescil talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacı başvurusundaki şekil unsurunun, kelime unsuruna fon oluşturacak şekilde ve kelime unsurlarından biri olan "..." ibaresine vurgu yapacak şekilde oluşturulduğunu, özel bir tasarım veya ayırt edici bir özellik taşımadığını, müvekkili markaları ile davacı başvurusu arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının "... ...+şekil" ibareli marka başvurusu ile davalıya ait "..." ibareli tescilli markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunduğu, taraf markaları arasında emtia benzerliğinin de olduğu, ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde başvuru konusu işaret ile davalının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı oluşabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...+şekil" ibareli başvuru ile redde mesnet "..." ibareli markalar arasında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira başvurunun asli unsurunun "..." ibaresinden oluştuğu ve "..." ibaresinin, şekil unsurunun içine gizlenmesi nedeniyle başvurunun "..." olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu, bu durumun da markaların karıştırılmasına yol açacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 19.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı