11. Hukuk Dairesi 2024/6208 E. , 2025/4042 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16.Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/940 Esas, 2024/1483 Karar HÜKÜM : Esastan ret Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; mahkemece verilen menfi tespit davasının kabulüne ilişkin kararın önce İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16.Hukuk Dairesinin 2019/5 E., 2021/517 K. sayılı ilamı akabinde Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2023/1706 E., 2023/3937 K. sayılı kararı ile onandığını ve kesinleştiğini, davacı tarafın İstanbul 5.Ağır Ceza Mahkemesinde verilen mahkumiyet kararını gerekçe göstererek müvekkilinin alacaklısı olduğunu, icra takibi sebebi ile davacının müvekkiline bonodan kaynaklı borcun olmadığına karar verildiği ve söz konusu takibin durdurulduğunu, mahkemenin davayı kabul kararına dayanak yaptığı İstanbul 5.Ağır Ceza Mahkemesinin mahkumiyet kararının ortadan kaldırıldığını ve müvekkili hakkında beraat kararı verildiğini, dolayısıyla mahkemenin aleyhlerine verdiği kararın dayanağı olan kararın kalkması ve mahkemenin verdiği kararın tamamen değiştirecek nitelikte bir durum ortaya çıktığını ileri sürerek yargılamanın yenilenmesini talep etmiş ve İstanbul 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/276 E., 2018/258 K. sayılı kesinleşen kararının infazı ile birlikte İstanbul 9.İcra Müdürlüğünün 2013/7941 E. sayılı icra dosyasındaki hacizler kalkacağından ve bu taşınmazların 3.kişilere devredilmesi neticesinde alacaklarının tahsili mümkün olmayacağından, Mahkemece verilen 2017/276 E., 2018/258 K. sayılı kararın icrasının durdurulması hususunda tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 11.01.2024 tarih ve 2023/673 E., 2024/22 K. sayılı kararıyla; "Davacı tarafından mahkememizde açılan menfi tespit davasında dava konusu edilen senet aslının davalı ...'nın avukatı tarafından imza incelemesi yapılmak üzere ibraz edilmemesi, senedin A4 kağıdına yazılı olarak düzenlenmesi ... tarafından ipotek karşılığı ve vermiş olduğu borçların teminatı olarak senet alındığı iddiasına rağmen ...'ya verilen ipoteğin senet bedelinin çok altında bir miktar olması, ... tarafından davacı ve dava dışı ....'a borç verildiğine dair herhangi bir belgenin olmaması, 5.000.000,00 USD gibi yüklü bir miktardaki senedin 1.000,00 TL'lik kısmının haricen ödendiği iddiası ile icra dosyasından geri alınması ve geçimini Türkiye'de bir bayanın yanında hizmetli olarak çalışarak sağlayan yabancı uyruklu davalı ...'ya bu kadar yüklü bir miktarda senedin verilmesinin ve bu miktarda yüklü bir paranın elden nakit olarak verilmesinin hayatın olağan akışında mümkün olmaması'' sebebiyle menfi tespit davasının kabulüne, davacının bu senetten dolayı davalılara borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmiş olup, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 74. maddesi kapsamında hukuk hakiminin ceza mahkemesindeki beraat kararı ile bağlı olmadığı da dikkate alındığında yargılamanın yenilenmesini gerektirecek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 375. maddesinde sayılan hiçbir koşulun gerçekleşmediği gerekçesiyle yargılamanın iadesi talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılamanın yenilenmesi sebepleri HMK'nın 375 ve devamı maddeleri ile sınırlı olarak düzenlenmiş olup davacının ileri sürdüğü İstanbul 5.Ağır Ceza Mahkemesinin kararı kesinleştiği belirtilmiş ise de, Mahkemesine yazılan müzekkereye verilen yazı cevabında kararın temyiz edildiği, kesinleşmediği, davacı yanın diğer ileri sürdüğü sebeplerin yargılamanın yenilenmesi sebebi olarak kabulünün mümkün olmadığı, bu nedenle davacının yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, yargılamanın iadesi talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 04.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.