11. Hukuk Dairesi 2024/5946 E. , 2025/4008 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/756 Esas, 2024/1226 Karar KARAR : Esastan ret Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Grubu olarak adlandırılan davalıların, 27.10.2000 tarihinde Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (TMSF) devredilen .... A.Ş.'nin eski sahibi ve yöneticileri olduğunu, dava dışı .... A.Ş.'nin TMSF'ye devrinden önce davalılardan ...'in yönetim kurulu başkanı sıfatıyla imzaladığı .... A.Ş. yönetim kurulunun 09.05.2000 tarihli kararı ile müvekkili davacıya 2.500,00 TL (2.500.000.000 ETL) tutarında kredi kullandırılarak konuyla ilgili 11.05.2000 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığını ve kredinin müvekkilinin hesaplarına geçtiğini, .... Grubunun talebi üzerine söz konusu kredinin bedelinin müvekkili şirket tarafından .... Grubunun hesaplarına aktarıldığını ve bu suretle belirtilen kredinin davalılar lehine çekilip kullandığının taraflar arasında tartışmasız olduğunu, kredi sözleşmesinin akdedilmesi ve kredinin kullanılmasının akabinde .... A.Ş.'nin 27.10.2000 tarihinde TMSF'ye devredildiğini, anılan kredinin ... Grubuna aktarıldığının 11.05.2001 tarihli Bankalar Yeminli Murakıbı Raporu ile tespit edildiğini, söz konusu raporda İpekyol firmasına 11.05.2000 tarihinde 2.500,00 TL olarak kullandırılan kredinin bankanın Şişli şubesinden çekilmiş gibi gösterildiğini ve söz konusu tutarın ... ve .... Holding A.Ş.'nin Eti Menkul Kıymetler A.Ş. hesabına gönderilerek ... Holding A.Ş.'nin İMKB (BİST)'de işlem görmekte olan hisse senetlerinin destekleme alımları dolayısıyla borçlarının tasfiyesinde kullanıldığı tespitinin yer aldığını, paranın geri ödemesinin de banka sahibi davalı grup tarafından yapılacağının kararlaştırıldığını ancak davalı tarafça bu ödemelerin yapılmadığını, ...'ın kredinin çekilmesinden bir müddet sonra TMSF' ye devredilmesi nedeniyle borcun tamamının müvekkili İpekyol tarafından ödenmek zorunda kalındığını, dava dışı TMSF ile .... Grubu arasında akdedilen 17.11.2003 tarihli protokol ile de davalı ... Grubu'nun, anılan kredinin kendi sorumlukları içinde olduğunu kabul ederek borcu TMSF'ye ödemeyi kabul ve ödemeyi taahhüt edip borcu üstlendiğini, davalılardan ... tarafından imzalanıp TMSF'ye verilen 27.04.2006 tarihli yazı ile de bu sorumluluk beyanının tekrarlandığını, TMSF ile davalılar arasında akdedilen 17.11.2003 tarihli protokol ile davaya konu borcun davalılarca üstlenildiğini ve ödeme taahhüdü verilmesine rağmen davalıların ödeme yükümlülüklerini yerine getirmediğini, müvekkili şirketin .... A.Ş. ile akdedilen 11/05/2000 tarihli genel kredi sözleşmesinden doğan ve davalılar tarafından kullanılan anapara 2.500.000,00 TL bedelindeki kredi borcuna karşılık olan .... A.Ş'ye, 818.787,50 TL karşılığı 1.196.828,53 USD ve 4.177.366,26 USD, 40.000,00 TL olmak üzere toplamda 5.374.194,79 USD ve 40.000,00 TL tutarında ödeme yapmak zorunda kaldığını, müvekkilinin kapamasını yaptığı kredinin nihai kullanıcısı ve asıl borçlusunun .... Grubu olması nedeniyle TMSF tarafından ... Grubundan bu kredi nedeniyle bir tutar tahsil edilmesi halinde müvekkilinin ödediği tutarın TMSF tarafından kendisine iade edileceğinin kararlaştırıldığını, müvekkili şirketin iadeye ilişkin taleplerde bulunduğunu ancak TMSF tarafından verilen cevaplarda ... Grubu tarafından İpekyol kredisi için bir tutar ödenmediği için iade edilmesi gereken bir tutarın bulunmadığının belirttiğini ileri sürerek kısmi dava olarak 5.374.194,79 USD ve 40.000,00 TL'nin tahsili zımnında fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik 200.000,00 USD'nin ödeme tarihi olan 14.10.2005 tarihinden itibaren işleyecek Devlet Bankalarının USD mevduata ödediği bir yıllık en yüksek faiz ve 40.000,00 TL'nin ödeme tarihinden işleyecek en yüksek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının bir alacağının bulunduğunu kabul etmemekle birlikte alacağının zamanaşımına uğradığını, davacının sebepsiz zenginleşme iddiasını ve bu durumun öğrenilmesi tarihinin 25.09.2023 olduğunu kabul anlamına gelmemek ihtirazi kaydı ile, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 82. maddesinde, sadece sebepsiz zenginleşmenin öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıllık zamanaşımı değil aynı zamanda zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten itibaren 10 yıllık zamanaşımının da düzenlenmiş olduğunu, davacı tarafından yapıldığı iddia olunan tüm ödemeler için zamanaşımı süresinin yıllar önce geçtiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalıların davacıya yönelik bir borç taahhüt belgesinin bulunmadığı, murakıp raporu ve davalıların TMSF'ye verdiği taahhütlere dayanılarak eldeki davanın açıldığı, taraflar arasında bir kredi kullandırımı ve aktarımı yapıldığı iddiasının 2000 yılına dayandığı ve davalıların varsa o tarihte borcunun doğduğu, davalıların iddia edilen borcu ödememesi nedeniyle ise davacının en son ödemeyi 2005 yılında TMSF'ye yaptığı, dolayısıyla borcun varlığı kabul edilse bile o tarihte muaccel hale geldiği ve zamanaşımının başladığı, sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan bir yıllık zamanaşımı yanında 10 yıllık genel zamanaşımının da dava tarihi itibarıyla dolduğu, talebin bu açıdan zamanaşımına uğradığı, davalıların dava dışı kişilerle birlikte TMSF'ye verdiği 17.11.2003 tarihli protokol kapsamındaki taahhüdün davacı lehine verilmediği, sadece ... tarafından TMSF'ye gönderildiği anlaşılan faks çıktısının davalıları davacıya karşı borç altına sokmadığı, bu protokoller ve yazıların borcun yenilenmesi sonucunu doğuracak nitelikte olmadığı, bu durumda zamanaşımının davacı açısından son ödemenin yapıldığı 2005 yılından başlatılması gerektiği ve bu sürenin dolduğu, davalıların zamanaşımı definin yerinde ve süresinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, alacak talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 04.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.