Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/3941 E., 2025/4069 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/3941 E., 2025/4069 K. (05.06.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3941
Karar No
2025/4069
Karar Tarihi
05.06.2025
Konu
Tapu

11. Hukuk Dairesi 2024/3941 E. , 2025/4069 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1874 Esas, 2024/512 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/232 E., 2021/270 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 03.06.2025 günü hazır bulunan davacı vekilleri Av. ... . ile Av. . . ve davalı vekili Av. .. . dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin hali hazırda ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin %40 oranında ortağı olduğunu, söz konusu şirketin %60 hissesinin de müvekkilinin kardeşi ... isimli kişinin üzerinde bulunduğunu, şirketin imza yetkisinin genel kurul kararına göre %60 pay sahibi olan ortak ...'de olduğunu, ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin vergi borçlarından dolayı şirkete ait olan .. ili ... ilçesi ... Mahallesi 2815 parselde kayıtlı taşınmazın mal kaçırmak maksadı ile muvazaalı olarak 05.02.2009 tarihinde ... isimli kişiye 40.000,00 TL satış bedeli gösterilerek tapuda devredildiğini, ...'ın söz konusu taşınmazı alacak ekonomik durumunun bulunmadığını, şirkete ait taşınmazı ...'ın da ...'ün talimatı ile 20.04.2017 tarihinde yine muvazaalı olarak ve 49.000,00 TL satış bedeli gösterilerek ...'ün eşi ... üzerine devrettiğini, iki satış işleminin de muvazaalı olduğunu ileri sürerek .. ili .. ilçesi ... Mahallesi 2518 parselde kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptali ile ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne tesciline, bunun mümkün olmaması halinde dava konusu taşınmazın güncel değerinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin ilk ortaklık hisse durumunun %30 ..., %30 ..., %40 ... şeklinde olduğunu, davaya konu edilen işlemlerin yapıldığı tarihlerde ortaklık yapısının bu şekilde olup, dava dışı ...'ün daha sonradan kardeşi ...’ün hissesini devralmak suretiyle hisse oranını %60’a çıkarttığını, ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin akaryakıt istasyonu olarak faaliyet gösterdiğini, dava konusu taşınmazın söz konusu şirketin tek taşınmazı olup, akaryakıt istasyonunun da üzerinde bulunduğu taşınmaz olduğunu, ... San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin işletilmesinden kaynaklı bir takım sorunlar nedeniyle dava konusu taşınmazın 2009 yılında dava dışı ...’a devredildiğini, davacının bizzat devir işleminin merkezinde yer aldığını, zira taşınmazın satıldığı ...'ın davacı ile yakın arkadaşlık ettiğini, taşınmazın bu şahıs adına satışını davacının bizzat kendisinin istediğini, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan akaryakıt istasyonunun kurulduğu ilk günden bu yana davacı ve çocukları tarafından işletildiğini, bu nedenle ...'ün bilgisi dışında dava konusu taşınmazı ile ilgili herhangi bir tasarrufta bulunulmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın davalı ...'e devri hususunda keşifte dinlenen tanıkların tamamının "dava konusu akaryakıt istasyonunun ilk olarak ...'a devrinde tarafların borçlularından mal kaçırmak maksadı ile birlikte hareket ettikleri, komşuları olan ...'a devir için teklif götürdükleri, onun da kabul etmesi ile istasyonu ona devrettikleri, daha sonra davacı ve kardeşinin birlikte geri almak için kendisine istek yönelttiklerinde taşınmazın ...'e devrini yaptığı" yönündeki beyanları doğrultusunda davacının tapuda taşınmazın ...'e devri hususunda bilgisinin ve olurunun olduğu, ayrıca yine keşifte dinlenen davacının diğer kardeşi ...'ün ve davacının dayısının oğlu ...'ın da ifadelerinde davacının yapılan işlemlerin tamamında bilgisi ve oluru olduğu hususunun ifade edildiği, 01.05.2017 tarihli ... Akaryakıt İstasyonu İşletme Sözleşmesi başlıklı sözleşmenin de tanık ve davalı savunmalarını desteklediği, tanıklardan birinin davacının kardeşi bir diğerinin davacının halasının oğlu, birinin de tarafların ortak komşusu ve mal kaçırma eyleminde birlikte hareket ettikleri bir kişi olduğu, tanık beyanlarına itibar edildiği, davacı tarafından muvazaalı olarak taşınmazın devir alındığı iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının muvazaa iddiasını ispatlayamadığı, muvazaalı olduğunu iddia ettiği devir işleminin içinde kendisinin bulunduğu, kimsenin kendi muvazaasına dayanamayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 05.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı