11. Hukuk Dairesi 2024/6145 E. , 2025/3989 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1213 E., 2024/1403 K. HÜKÜM : Esastan ret Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “...” markası ile birlikte “sarı güç” markasını da birlikte kullanıp uzun araştırma ve geliştirme çalışmaları ve büyük yatırımlar yaparak piyasaya sürdüğünü, davacının tescilli marka ve tasarımlarının davalı tarafça şekil, ebat, mizansen, yazı karakterleri, renkleri, genel kompozisyonları ile birebir benzerlik teşkil eden ürünleri müvekkil izni olmadan piyasaya arz ettiğini, reklam ve tanıtım yaptığını, müvekkilinin haklarına tecavüz ettiğini, haksız rekabete neden olduğunu, davalı şirketin “... Hızlı Güçlü Temizlik” ürünü ile davacının “.... ....” ürünlerine dair görseller incelendiğinde, hiçbir teknik zorunluluk bulunmamasına rağmen davalı şirketin şişe tasarımından etiket tasarımına kapak, sprey başlığı, deterjan rengi, vurgulanan yazı karakteri, renkleri, etiketteki görsellerin müvekkilinin ürününe benzerlik teşkil ettiğini, aynı sınıfta, aynı raflarda, yer alacak bu ürünlerdeki benzerliğin ortalama tüketici nezdinde karışıklığa yol açacağını ileri sürerek davalı kullanımlarının müvekkilinin tescilli marka ve tasarımlarına benzerliğinin tespitine, marka ve tasarım haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, menine, tüm sonuçların ortadan kaldırılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; her iki tarafın marka ve tasarımlarında kendine has özellikleri haiz olduğunu, ayırt edilebilir formlarda kullanıldıklarını, genel izlenim itibariyle benzer olmadıklarını, tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimali oluşmayacağını, müvekkilinin “... temizlik” markasını kullanımında markanın esas ve ayırt edici unsurunun “...” ibaresi olduğunu, müvekkilinin markasında “....” ibarelerinin yer almasından hareketle davacının “.. ...” markasının ihlalinden bahsedilemeyeceğini, “....” ibaresinin temizlik malzemelerinde ayırt ediciliğinin son derece zayıf, tali bir ibare olduğunu, www......com. adresinin müvekkiline ait olduğunu, bu adreste davacının markasına benzer hiçbir ibare yer almadığını, diğer online pazaryerlerinin müvekkilinin ürünlerini tedarik eden herkesin satış yapabildiği gibi bu üçüncü kişilerin satışlarını ne şekilde yapacaklarıyla ve ürünlerini tüketiciye ne şekilde lanse edecekleriyle ilgili olarak müvekkilinin herhangi bir tasarrufu ve kontrol hakkı bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının ".... Temizlik" şeklindeki markasal kullanımları ile davacının 2020 43207 sayılı markasındaki asli unsur "...." ibareli 03 ve 05. sınıftaki tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, markalar arasında iltibas, karıştırılma ve benzerlik koşulu oluşmadığından davalı eyleminin marka tecavüzü niteliği taşımadığını, davalı tarafın ticarete sunduğu şişe ve etiket tasarımı ürünleri ile davacının 2019/04505, 2020/02864 sayılı tasarımları arasında bilgilenmiş kullanıcı açısından yenilik ve ayırtedicilik koşulununun sağlandığı, davalı ürünleri ile davacı tasarımları benzer olmadığından davalı eyleminin tasarım tecavüzünü oluşturmadığı, davalının üründeki kullanımı ile davacının 2020 43207 sayılı markası ve 2019 04505, 2020 02864 sayılı tasarımları arasında iltibas, karıştırılma ihtimali olmadığı, davalının ".... Temizlik" şeklindeki markasal kullanımları ile ticarete sunduğu şişe ve etiket tasarımı ürünleri dolayısıyla benzerlik oluşmadığından haksız rekabet koşullarının da oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı şirketin ".....Temizlik" şeklindeki markasal kullanımları ile davacının tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, markalar arasında iltibas oluşmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka ve tasarım hakkına tecavüz, haksız rekabeti tespiti, men, ref, ortadan kaldırma istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 03.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.