11. Hukuk Dairesi 2024/6142 E. , 2025/3997 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1219 Esas, 2024/1425 Karar HÜKÜM : Kısmen Kabul Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, 11.12.1963 tarihinde kurulan müvekkilinin ticaret unvanının esas unsurunu “...” ibaresinden oluştuğunu, müvekkilinin kuruluşundan bu yana ticaret unvanını nizasız fasılasız kullandığı gibi ticaret unvanının esas/ ayırt edici unsuru olan “...” ibaresini marka olarak da tescil ettirdiğini, “....” markasının Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tanınmış kabul edildiğini, davacının 09.02.1996 tarihinde “www......com.tr” alan adının tahsisini sağladığını, müvekkiline ait tescilli tanınmış markası ile ticaret unvanının esas unsuru olan “...” ibaresinin ayırt edilemeyecek derecede benzerinin/ aynısının davalı şirket tarafından izinsiz olarak kullanıldığını, davalının hem “....com.tr” sitesinde, hem yazılı ve basılı evraklarında hem de tabelasında markayı kullanmaya devam ettiğini, taraf markaları arasında benzerlik değil ayniyetin söz konusu olduğunu, davalının faaliyet alanı ile müvekkilinin markalarının kapsamında olan emtia guruplarının örtüştüğünü, müvekkilinin 45. sınıfın tamamında markalarının olduğunu, davalının faaliyet alanı ile ilgili 2018/47723, 2018/45690, 2006/20182, 2004/17761 sayılı markaları yanında 2019/15845 ve 2004/15189 sayılı markalarının da olduğunu, davalının kullanımının gerek müvekkilinin tanınmış “...” markası gerekse “.. ..”, “.....”, “... ..” ibareli markalar ile iltibasa sebebiyet verdiğini, davalının bu kullanımlarının hem müvekkilinin tescilli tanınmış markası, hem ticaret unvanı, hem de alan adıyla iltibas oluşturduğunu, haksız rekabet niteliği taşıdığını, davalının markasal kullanımının müvekkilinin ticaret unvanının yanı sıra müvekkiline ait “www......com.tr”, “www...sistem.com.tr” ve “www....digital.com” alan adlarına da tecavüz ettiğini ileri sürerek davalının, müvekkiline ait tescilli tanınmış markalarından doğan haklarına vaki tecavüzünün tespiti ile durdurulması ve önlenmesine, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve durdurulmasına, “....bilisim.com.tr” adresli alan adının tahsisinin iptaline ve kullanımına son verilmesine, “... Bilişim Bilgisayar İletişim Gıda Otomotiv San. ve Tic. Ltd. Şti.” ticaret unvanının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin ticaret unvanının 12.10.2005 tarihinde sicile kaydedildiğini, ticaret unvanında ortağının ve ortağının babasının soyadı olan “....” ibaresinin kullanıldığını, tescil tarihinden önce müvekkilinin yetkilisi ...’un babası ...’un “.... Bakkaliyesi” ismiyle esnaflık faaliyeti gösterdiğini, müvekkilinin iyiniyetli davrandığını, ticaret unvanında kullanıldığı şekil dikkate alındığında soyadı hariç davacı ile ilgili hiçbir marka ve şeklin kullanılmadığını, hatta müvekkilinin kurulduğunda davacı holdinge bağlı şirketlerin o sektörde faaliyeti olmamasına rağmen müvekkilinin marka tescil başvurusu yapmadığını, müvekkilinin 2005 yılından beri sürekli olarak aynı çevrede faaliyet gösterdiğini, kullandığı unvan ve şeklin yıllardır aynı olduğunu, davacının tescilli çok sayıda markasının varlığı karşısında soyadı “...” olan herhangi birinin sadece davacı tescilleri sebebiyle soyadı ile faaliyet gösteremeyeceğinin kabulünün yasalara uygun dürüst kullanımı dahi engelleyeceğini, dava konusu işaretler arasında benzerlik olmadığını, iltibas ihtimalinin de bulunmadığını, tüketicilerin bilişim sektöründe uzman bir alıcı kitlesine hitap ettiklerini, haksız rekabet koşullarının oluşmadığını, iyiniyetli müvekkilinin kullanımın engellenemeyeceğini, müvekkili kullanımının meşru olması sebebiyle unvan terkin talebinin de haksızlık içerdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalının “.... .. .” şeklindeki kullanımlarının bilişim hizmetlerinin ortalama tüketicileri nezdinde davacının 2018/ .. sayılı “.... . .. . .”, 2018/. sayılı “... .. .. . .”, 2004/... sayılı “... ..” , 2004/.. sayılı “...” ve 2019/.. sayılı “.... .” markaları ile karıştırılma ihtimali doğurduğu, davalının ticaret unvanının “...” şeklinde olmasına karşın, ihtilaf konusu kullanımlarının ticaret unvanından tamamen farklı nitelikte “... ..+..” biçimindeki markasal kullanım niteliği arz ettiği, davalının ticaret unvanının “... .. ..” şeklindeki markasal kullanımlar için herhangi bir hak sağlamadığı, davalının tabela ve internetteki bu kullanımlarının haksız rekabet ilkelerine aykırılık içerdiği, davacı “... .. A.Ş” ile davalı ... Bilişim Bilgisayar İletişim Gıda Otomotiv Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’nin iştigal konuları arasında bağlantı olduğu gibi tarafların ticaret unvanlarının asli ayırt edici unsuru olan “...” ibareleri arasında da aynılık bulunduğu, davacının 1963 yılında; davalının yaklaşık 42 yıl sonra, 2005 yılında kurulduğu, ticaret unvanları arasında iltibas bulunduğu, davacının, davalının tescilinden yaklaşık 15 yıl sonra davacı tarafın ticaret unvanının terkinini istediği, davalının ticaret unvanını kötüniyetle tescil ettirdiğine dair kanaatin dosya kapsamına göre oluşmadığı, dolayısıyla hem davalı ticaret unvanından “...” ibaresinin hem de bu ticaret unvanına bağlı olarak “www.....com.tr” ibareli davalı alan adının terkini istemi yönünden sessiz kalmakla hak kaybına uğradığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının davacıya ait tescilli “..” ibareli tanınmış markalarından doğan haklarına vaki tecavüzün tespiti ile durdulmasına, önlenmesine, davalının, davacı adına tescilli “...” markası ile tüketiciler nezdinde iltibas oluşturacak şekilde marka/ tanıtma vasıtası olarak kullanmak şeklindeki fiillerinin haksız rekabet olduğunun tespitine, önlenmesine, durdurulmasına, alan adının ve ticaret unvanının iptali talebinin reddine karar verilmiş, karar, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ancak yargılama gideri tutarının, hangi tarafa ve hangi oranda yükletildiğinin hükmün altında gösterilmesi gerektiğini, hüküm kısmında toplam yargılama giderinin 2.034,80 TL, hükümden sonraki masraf dökümü bölümünde ilk masrafın 62,20 TL, bilirkişi ücretinin 3.750,00 TL, posta pulunun 170,50 TL ve toplamının 3.982,70 TL olduğunun belirtildiği, bu durumda taraflardan tahsil edilecek yargılama giderleri bakımından infazda tereddüt oluştuğu gibi hüküm kısmında belirtilen yargılama giderinin dosya kapsamı ile uyumlululuk içermediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulüne, davalının, davacıya ait tescilli “...” ibareli tanınmış markalarından doğan haklarına tecavüzünün tespiti ile durdulmasına, önlenmesine, davalının, davacı adına tescilli “....” markası ile tüketiciler nezdinde iltibas oluşturacak şekilde marka/ tanıtma vasıtası olarak kullanmak şeklindeki fiillerinin haksız rekabet olduğunun tespitine, önlenmesine, durdurulmasına, alan adının ve ticaret unvanının iptali talebinin reddine karar verilmiş, karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması, ticaret unvanı ve alan adı terkini istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 03.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 1d331a9f52a3e2eb 2b76e01686d9937a