11. Hukuk Dairesi 2024/5776 E. , 2025/3985 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/914 Esas, 2024/1076 Karar HÜKÜM : Esastan ret Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile dava dışı Amerika Birleşik Devletleri menşeili satıcı Z-Medica LLC arasında hemostatik kanama durdurucu (toplam 450 adet) alımı konusunda sözleşme yapıldığı, müvekkilinin alınan emtia bedeli olan 29.716,00 USD’yi 14.08.2020 tarihinde dava dışı satıcı firmaya peşin olarak ödediğini, sözleşme konusu emtianın havayolu ile taşınmak üzere 14.08.2020 tarihinde davalı kargo şirketine teslim edildiğini, gümrükte vergi vs toplam 2.600,00 USD tutarında masrafın da yine davacı şirket tarafından karşılandığını, emtianın tesliminin bir türlü yapılmaması ve görüşmelerden netice alınamaması nedeniyle davalıya noter ihtarnamesinin gönderildiğini, söz konusu emtianın ivedilikle teslimi veya oluşan 32.316,00 USD bedelin ödenmesinin ihtar edildiğini, sorunun çözümü konusunda ihtarname öncesinde ve sonrasında yapılan tüm iyi niyetli girişimlere rağmen, bugüne kadar davalının ne söz konusu emtiayı teslim ettiğini ne de davacı şirketin zarar ve ziyanını karşıladığını ileri sürerek öncelikle emtianın müvekkiline teslimine, bu mümkün değilse şimdilik yapılan masraflar toplamı 704,00 USD’nin, ihtarnamenin tebellüğ edildiği tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin taşıyıcı değil, ABD'deki taşıyıcı yerel UPS'nin Türkiye'deki acentesi olduğunu, acente olarak gümrüklenen gönderinin, Türkiye Gümrüğünden alınıp, gönderi alıcısı davacı firmanın adresine kadar, acentesi olduğu ABD'deki taşıyıcı adına taşımayı üstlendiğini, zaten davacının ABD'deki taşıyıcı yerel UPS'den kayıp tazmin talebinde de bulunduğunu, acenteye karşı doğrudan husumet yöneltilemeyeceğini, Montreal Sözleşmesi'nin 35. maddesinde, taşıma esnasında meydana gelen hasar / kayıp ve geç taşıma sebebiyle dava açma süresinin, taşınan eşyanın ulaşması gereken tarihten itibaren iki yıl olduğunu, iki yıl içinde açılmaması halinde hakların geçersiz olacağının hüküm altına alındığı, konşimento ile ve Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/662 E. sayılı dosyası ile sabit olduğu üzere, hasarın 22.08.2020 tarihinde meydana geldiğini, huzurdaki davanın ikame tarihinin 26.10.2022 olmakla arabuluculuk sürecinin, 22.08.2020 - 26.10.2022 tarihleri arasındaki süreden mahsup edilse dahi, huzurdaki davanın iki yıllık süre içinde ikame edilmediğini, taşıyıcının kargonun tahrip olması / hasara uğraması veya kayıp edilmesi halinde her bir kilogram için sorumluluğunun (19) SDR karşılığı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile meydana gelen zarardan dava konusu işletmenin işleteni konumundaki UPS Hızlı Kargo Taşımacılık A.Ş.’nin sorumlu olduğu, taşımanın Montreal Konvansiyonlarının kapsamında bulunduğu, bu halde SDR birimiyle yapılan hesapta davalının kendi kayıtlarında da yer alan kayıp eşyaların ağırlığı olan toplam 32 kg’ın dikkate alınmasının gerekeceği, yapılan tazminat hesaplamasında davalı tarafın davacıya ödemesi gerekecek olan azami tazminat tutarının da 291,59 USD olacağı, bu alacağa reeskont faizi değil ve fakat Devlet bankalarınca USD para cinsinden mevduata uygulanacak en yüksek faizin talep edilebileceği, Montreal Sözleşmesinin 35. maddesi gözetildiğinde, söz konusu kargonun 22.08.2020 tarihinde hasara uğradığı ve işbu davanın ise 26.10.2022 tarihinde açıldığı gerekçesiyle davanın zaman aşımı nedeni ile reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut uyuşmazlığa Montreal Sözleşmesinin 35. maddesi uyarınca 2 yıllık zaman aşımı süresinin uygulanmasında bir isabetsizliğin bulunmadığı, buna göre davanın 22.08.2020 hasar tarihinden itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresinde açılmasının gerektiği, işbu davanın ise 26.10.2022 tarihinde açıldığı, her ne kadar davacı vekilince aynı sebebe dayalı olarak davalı aleyhine Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/662 E., 2022/675 K. numarası ile alacak davası açılmışsa da 09.09.2023 tarihinde anılan davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, davanın zamanaşımını kesme etkisinin dahi sona ereceği, dava şartı arabuluculuğun başladığı 29.08.2022 tarihi ile bittiği 24.10.2022 tarihi arasında geçen sürede, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 16/2 hükmü uyarınca zamanaşımı süresinin durduğunun kabul edilmesi gerekirken, Mahkemece bu konuda karar yerinde hiçbir değerlendirmenin yapılmaması doğru değilse de, anılan sürelerin dikkate alınması halinde dahi 26.10.2022 tarihinde açılan davanın süresinde olmadığı, Mahkemece davanın zamanaşımı süresinin geçirilmesi nedeniyle reddine karar verilmesinin sonuca itibariyle doğru olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 03.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.