Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/6371 E., 2025/3982 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/6371 E., 2025/3982 K. (03.06.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6371
Karar No
2025/3982
Karar Tarihi
03.06.2025
Konu
Tazminat

11. Hukuk Dairesi 2024/6371 E. , 2025/3982 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/633 Esas, 2024/901 Karar HÜKÜM : Esastan ret Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirketin benzer sektörde faaliyet gösteren firmalar olduğunu, davalı şirket tarafından televizyon, gazete/dergi ve internet dahil tüm işitsel, görsel ve yazılı mecralarda davalının "Yıl sonuna kadar haftada iki gün cepten internet" kampanyasının tanıtımı için reklam filmleri yayınlamaya başladığını, davalı tarafından yayınlanan reklam filminin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 55.maddesi ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'a aykırı olup, TTK'nın 54. maddesi uyarınca da haksız rekabet oluşturduğunu, reklamdaki ifadelerle rakipler ve rakiplerin ürün ve hizmetlerinin kötülendiğini ve tüketicilerin yanıltıldığını, tüketici nezdinde kötüleme yapıldığını, davalı tarafından yayınlanan reklam filminin gerçeği yansıtmadığını ve reklam filmindeki üstünlük iddiasının hiç bir objektif ve somut veriye dayanmadığını, davacı tarafın haksız rekabet yaratan eylemleri ile müvekkili şirketi maddi ve manevi olarak zarara uğrattığını ileri sürerek davalı tarafın haksız rekabet teşkil eden eylemlerine son verilerek müvekkili şirketin dava sonuçlanıncaya kadar hak kaybına uğramaması için söz konusu televizyon reklamlarının yayınlarının durdurulmasına, davalı tarafın haksız rekabet yarattığının tespitine, 50.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; reklamda davacının iddia ettiği üzere rakip şirketlerin iş ürünlerinin ve/veya hizmetlerinin hiçbir suretle kötülenmediğini, reklamda müvekkili şirketin yıl sonuna dek haftada 2 gün internet faydasının tanıtıldığını, bu tanıtımın haksız rekabete yol açmayacağını, reklamda yer verilen tüm hususların doğru olduğunu, reklamda yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici herhangi bir unsurun bulunmadığını, maddi ve manevi tazminatın koşullarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile reklam filmindeki ifadelerin haksız rekabet niteliğinde olmadığı, aynı zamanda somut reklamı izleyen davacı müşterilerinin reklamdan etkilenerek salt kötülemeden dolayı numarasını taşıması beklenemeyeceği gibi reklam sonrasında davacının müşteri sayısında azalma, reklam giderlerinde bir artış görülse dahi bu durumun reklamla ilişkilendirilmesinin mümkün olmadığı, davacının rekabet içinde olduğu davalının haksız rekabet teşkil edecek nitelikte eylemi olmadığı kanaatine varıldığı, reklamda yer alan ifadelerin alaycı bir üslupla ortaya konulduğu, incitici ifadelerin yer almadığı gerekçeleriyle maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine, haksız rekabet oluşturan fiilin üzerinden geçen sürede reklamın yayından kaldırıldığı anlaşıldığından, davacının reklamların yayından kaldırılmasına ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, yazılı ve görsel basında yayınlanan davalıya ait reklamın haksız rekabet oluşturduğunun tespiti, haksız rekabetin önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 03.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 3bbf7bb8cef8da2d 36c78e04f7581447

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı