11. Hukuk Dairesi 2024/5770 E. , 2025/3981 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1077 Esas, 2024/1236 Karar HÜKÜM : Esastan ret Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin 12.07.2017 tarihinde ihtarname ile feshedildiğini, tebliğden sonra bayinin “Enerjisa Başkent Elektirik Perakende Satış A.Ş.” unvanını kullanarak fatura tahsilatı yaptığı yönünde duyumların alındığını, herhangi bir sözleşmesel ilişki olmadan fatura tahsilatı yapan davalının müvekkilinin çağrı merkezinin telefonlarının astığını, davalının 21.07.2017 tarihli tahsilat fişi ile 10,03 TL'lik fatura için müşteriden 44,80 TL, aynı tarihte 28,82 TL'lik fatura için 64,40 TL tahsil ettiğini, müvekkilinin fatura tahsili için münhasır yetkili olduğunu, yetkisiz kişilerin “Enerjisa” ismini kullanarak fatura tahsilatı yapmasının hukuka aykırılık taşıdığını, davalının yetkisiz şekilde müvekkilinin markalarının güvenilirliğini kullanarak tahsile devam etmesinin davacının kalite standartlarını düşürdüğünü, müvekkilinin itibarına haksız zarar verdiğini ileri sürerek davalının müvekkili adına tahsilat yapmamasına karar verilmesini, müvekkilinin kalite politikasına, ticari itibarına ve manevi kişiliğine zarar vermesi sebebiyle “ENERJİSA” unvanını, markasını, logosunu taşıyan tabelaların ve her türlü ilanın kaldırılmasını, matbu evrakların kullanılmayarak mevcut olanların derhal imhasını, 10.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 21.12.2015 tarihinde Gönder-Al Ödeme Hizmetleri A.Ş. ile Enerjisa Başkent Elektrik Perakende Satış A.Ş.'nin abonelerinin faturalarının tahsilatına ilişkin aracılık sözleşmesi imzaladığını, davacının daha sonra tek taraflı ve mutakabattan yoksun olarak oluşturduğu satış hedeflerine ulaşamadığından bahisle müvekkilinin sözleşmesini feshetmesinin haksızlık içerdiğini, feshin geçersiz olduğunu, müvekkilinin davacı şirkete yönelik yetkisiz tutum niteliğinde ve marka hakkına tecavüz kapsamında muarazanın durdurulmasını gerektirecek bir eyleminin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 10.08.2017 tarihinde davalı iş yerinde yapılan incelemede, işyerinin girişinde bulunan plastik tabelada “FATURA ÖDEME NOKTASI” yazdığı, kapının kenarında “......” marka ve logolarının kullanıldığı, iş yerinin iç tarafında “FATURA ÖDEME- PARA TRANSFERİ” ibaresinin ve “KREDİ KARTI İLE FATURA ÖDEYEBİLİRSİNİZ” biçiminde açıklamanın bulunduğunun tespit edildiği, buna karşılık iş yerinin içerisinde veya dışarısında “ENERJİSA” ibaresine, davacıya veya davacının çağrı merkezine ilişkin bilgi ve belgeler ile davalının davacının yetkili ödeme noktası olduğuna ilişkin herhangi bir açıklama ve belgeye rastlanmadığı, uyuşmazlık konusu ENERJİSA ibaresi ile aynı veya karıştırılma ihtimali doğuracak derecede benzer bir ibare kullanımı bulunmadığı, tespit edilen kullanımların davacı adına tescilli markalardan doğan haklara tecavüz etmediği, davalı iş yerinde yapılan incelemede tespit edilen kullanımların haksız rekabet teşkil etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporunda davalının iş yerinin içerisinde veya dışarısında “ENERJİSA” ibaresine, davacıya veya davacının çağrı merkezine ilişkin bilgi veya belgelere veya davalının davacının yetkili ödeme noktası olduğuna ilişkin herhangi bir açıklama veya belgeye, davacı marka ve logolarına benzer ya da karıştırılma ihtimali doğuracak bir kullanıma rastlanmadığının belirtildiği, yazar kaşa fişlerinin davalı tarafından davacı adına tahsilat yapıldığını kesin tespiti için yeterli gelmediği, serbest muhasebeci mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen raporda da, davalının sözleşmenin feshinden sonra davacı adına tahsilat yaptığı kanaatini oluşturacak bir bilgiye ulaşılamadığı, bilirkişi raporundaki ihtimale dayalı yorumlara itibar edilemeyeceği, davalı hakkında dava konusu marka hakkına tecavüz eylemi nedeniyle açılan davada verilen beraat kararının kesinleştiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hakkına tecavüzün durdurulması ve önlenmesi ile manevi tazminat istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,03.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.