11. Hukuk Dairesi 2024/5885 E. , 2025/3727 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1063 Esas, 2024/1228 Karar HÜKÜM : Davanın kabulü, esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/257 E., 2022/106 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2020/10111 sayılı "... HAYVANCILIK İŞİMİZ, BESLEME HERŞEYİMİZ. Our business is livestock, feed is our everythings." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı şirketin 2014/46615, 2014/44575, 2016/103493, 2018/83521 sayılı ve "... ", "... ", "", "" ibareli markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazın Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile kabul edildiğini ve başvurularının reddedildiğini, oysa taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, “...” ibaresinin ayırt edici vasfı zayıf bir sözcük olduğunu, markalardaki "vit" ve "fit" eklerinin ayırt edicilik kattığını, markaların bütüncül olarak değerlendirilmeleri gerektiğini, müvekkilinin başvuru konusu ibare üzerinden üstün hakkının bulunduğunu, "..." ibaresinin daha önce 2017/74917, 2018/40435 sayılı başvurularla başka sınıflarda tescil aldığını, dava konusu markanın da bu markaların serisi olarak değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 31. sınıf emtiaları içerecek şekilde tescilli çok sayıda “...” ibaresini içerir markasının bulunduğunu, dava konusu markada da dikkat çeken unsurun “...” sözcüğü olduğunu, dava konusu markanın müvekkili markalarından biri olarak algılanacağını, markaların kapsamlarının aynı olduğunu, müvekkilinin "www.....com.tr" alan adından kaynaklı olarak da üstün hakkının bulunduğunu, müvekkili markalarının tanınmış marka statüsünde olduğunu, davacı yanın müktesep hak iddiasının gerçeği yansıtmadığını, başvurunun kötüniyetle yaptığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka kapsamında yer alan 31. sınıf malların tamamı açısından taraf markaları arasında aynı ya da benzerlik düzeyinde bir emtia ilişkisi mevcut ise de, ilgili tüketici kitlesinin, işaretler arasında bütüne etki eden farklılıklar ve ortak unsur niteliğindeki “.../...” ibaresinin zayıflığı karşısında ve işaretlerin somut anlamda birbirlerinin kurumsal kimliklerinden uzaklaşmayı başardığı bir durumda, birbirinden bağımsız iktisadi kaynaklara ait iki ayrı marka karşısında olduğunu derhal algılayabileceği, tüketicilerin ticaret hayatında “.../...” ibaresini içerir çok sayıda markaya aşina olduğu, dolayısıyla ilgili tüketicilerin her iki tarafa ait markalar altında sunulan malları karıştırmak suretiyle satın alma yahut bu mallardan yararlanma biçiminde bir yanılgıya düşmeyecekleri, gerek bütünsel ve gerekse içerisinde bulunan unsurlar itibariyle başvuru konusu işaretin davalı markalarını sunan işletmeyle idarî ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme tarafından piyasaya sunulduğu biçimde bir algılama oluşmayacağı, işaretler arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK kararının iptaline karar verilmiş, hüküm davalılar vekillerince ayrı ayrı istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu başvurunun, davalının itirazına mesnet markalarından yeterince farklılaştığı, karıştırılma ihtimalinin olmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka başvurusunun reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istekleri halinde ilgililere iadesine, 27.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.