Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/5251 E., 2025/3730 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/5251 E., 2025/3730 K. (27.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5251
Karar No
2025/3730
Karar Tarihi
27.05.2025
Konu
Tazminat

11. Hukuk Dairesi 2024/5251 E. , 2025/3730 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1616 Esas, 2024/1293 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/635 E., 2021/154 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında 10. Sınıf Dil ve Anlatım Soru Bankası, 10. Sınıf Edebiyat Soru Bankası, 11. Sınıf Dil ve Anlatım Soru Bankası, 11. Sınıf Edebiyat Soru Bankası isimli eserlerin hazırlanması için 03.07.2012 tarihli ve 9. Sınıf Dil ve Anlatım Soru Bankası, 9. Sınıf Dil ve Anlatım Kazanım Tarama Testleri, 9. Sınıf Edebiyat Kazanım Tarama Testleri isimli eserler için de 02.09.2011 tarihli sözleşmelerin imzalandığını, müvekkilinin bu eserlerin yanı sıra 9.Sınıf Dil ve Anlatım Örnekli Konu Anlatım Föyleri, 9.Sınıf Edebiyat Örnekli Konu Anlatım Föyleri, 9.Sınıf Edebiyat Soru Bankası 9.Sınıf Dil ve Anlatım-Edebiyat Kazanım Tarama Testi, 10.Sınıf Dil ve Anlatım Örnekli Konu Anlatım Föyleri, 11.Sınıf Dil ve Anlatım Örnekli Konu Anlatım Föyleri, 11.Sınıf Edebiyat Örnekli Konu Anlatım Föyleri, LYS Edebiyat Soru Bankası. YGS Türkçe Soru Bankası. YGS Türkçe Deneme Kitabı. YGS Türkçe Dökme Test, YGS Türkçe 30'lu Deneme Sınavı isimli eserleri de hazırladığını, bunlarla ilgili yazılı bir anlaşma olmadığını, ancak eser sahibi olarak müvekkili adına bandroller alındığını, müvekilinin davalı iş yerinden ayrıldıktan sonra da bu eserlerin basılmaya devam edildiğini, ancak müvekkili davacının adına yer verilmediğini, taraflar arasında yapılan mali hak devir ve kullanma ruhsat devir sözleşmeleri gereğince müvekkiline net satış üzerinden toplam %6 oranında telif ücreti ödenmesi gerektiğini, ancak bandrol sayısına uygun olamayacak şekilde cüzi ödemeler yapıldığını, sözlü anlaşma gereğince basılan eserler için de %6 oranında telif ücreti ödenmesi kararlaştırıldığı halde hiç bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek ödenmeyen telif alacaklarının tespitine, davalının elde ettiği karın üç katından az olmamak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla, satış tarihlerinden itibaren liste satış fiyatı üzerinden işleyecek reeskont faiziyle birlikte zararının değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere şimdilik 50.000,00 TL maddi tazminatın ait olduğu yıllar itibariyle faiziyle hüküm altına alınmasına, bu talebin belirsiz alacak olarak kabulüne, yeni basılarda müvekkili davacının adının yazılmasına, bazı eserlerde adının yazılmaması nedeniyle 100.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 04.09.2013 - 10.09.2015 tarihleri arasında müvekkili şirkette hizmet sözleşmesi kapsamında çalıştığını, 2013 yılından önce de yine müvekkili şirket grubunda görevinin orijinal soru hazırlamak ve orijinal konular oluşturmak olduğunu, nitekim bu görev tanımının taraflar arasında akdedilen iş sözleşmesinde açıkça belirtildiğini, yine sözleşmenin 8.maddesinde de meydana gelen eserler üzerinde işverenin eser üzerindeki mali haklarını kullanma yetkisine sahip olacağının belirlendiğini, davacının iş akdinin sona ermesinden sonra da bu hakların müvekkili şirket tarafından kullanılabileceğini, davacının dilekçesinde belirtilen 4 adet eserin tüm mali haklarının tam devir olarak müvekkili tarafından devralındığını ve telif bedelinin de peşin olarak ödendiğini, dava dilekçesinde belirtilen 6 adet eserin de sözleşme kapsamında telif ödemelerinin yıllara sari olarak davacıya eksiksiz olarak ödenmekte olduğunu, davacının isminin tüm eserler üzerinde yer alması nedeniyle bu talebin de haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu edilen kitapların ilim ve edebiyat eseri niteliğinde oldukları, davacının bu kitapların bir kısmında tek başına, bir kısmında ise başka yazarlarla birlikte yazar olarak yer aldığı, 07.12.2009-30.06.2010, 18.10.2010-31.08.2011 tarihleri arasında davalı grup şirketi olan ... Eğitim Grupları A.Ş.'de, 18.10.2010-31.08.2011, 01.09.2011-31.03.2012, 04.09.2013-10.09.2015 tarihleri arasında ise davalı şirkette hizmet akdi ile çalıştığı, taraflar arasında 04.09.2013 tarihli belirli iş sözleşmesinin de mevcut olduğu, aralarındaki özel sözleşmeden veya işin mahiyetinden aksi anlaşılmadıkça, memur, hizmetli ve işçilerin işlerini görürken meydana getirdikleri eserler üzerindeki hakların bunları çalıştıran veya tayin edenlerce kullanılacağı, bu nedenle davacının iş sözleşmesi ile çalıştığı dönemde yazdığı ve taraflar arasında ayrıca özel bir sözleşme yapılmayan 9. sınıf Dil ve Anlatım (örnekli) Konu Anlatım Föyleri, 9. sınıf Edebiyat (örnekli) Konu Anlatım Föyleri, YGS Türkçe Deneme Kitabı, YGS Türkçe Dökme Test, YGS Türkçe 30'lu Deneme Sınavı LYS Edebiyat Soru Bankası, YGS Türkçe Soru Bankası (Yazarlar ..., ..., ..., ...) ve LYS Edebiyat Soru Bankası isimli eserler için mali hak sahibinin davalı olduğu, davacının bu eserler için telif alacağı talebinde bulunamayacağı, ancak taraflar arasında imzalanan sözleşmeler uyarınca davacıya satışı yapılan kitaplar için satış sayısına göre satış bedelleri üzerinden %6 oranında telif ücreti ödenmesi gerektiği, telif ücretinin Kültür Bakanlığı'ndan alınan bandroller üzerinden yapılan hesaplama ile kitap satış adedi, kitap fiyatı ve telif bedeli oranının çarpılması sonucu hesaplanması gerektiği, her ne kadar davalı vekilince ticari defter ve kayıtlarında yer alan satışlar dışında kalan kitapların imha edildiği ve sözleşmelerde açıkça satılan kitap sayısına göre telif ücreti ödeneceğinin kararlaştırıldığı savunularak, bandrol sayısı üzerinden hesaplama yapılamayacağı yönünde itirazda bulunulmuşsa da, dava konusu kitaplar için alınan bandrol sayısına göre davalının ticari defterlerinde satış kayıtları yer almayan kitapların mevcut olduğu, bu kitapların imha edildiğinin veya halen davalı şirketin elinde bulunduğunun davalı tarafça ispatlanması gerektiği, ancak davalı vekiline verilen kesin süre içerisinde buna dair bir delil sunulmadığı, bu nedenle her bir kitap için satılan kitap sayısının alınan bandrol sayısı olarak kabul edilmesi gerektiği, bandrol sayısına göre yapılan hesaplama sonucunda, bilirkişi raporunda yapılan bariz hesap hatasının mahkemece giderilebileceği, davalı lehine usuli kazanılmış hak doğuramayacağı, kitaplar davalı tarafından sözleşme kapsamında basıldığından davacının üç katı kadar telif ücreti talep edemeyeceği, ancak davacının yazarı olduğu 10. sınıf Edebiyat Soru Bankası ve 9. sınıf Edebiyat Soru Bankası kitaplarının 2013 yılı baskılarında davacının adına yer verilmeyerek manevi hakkının ihlal edildiği, tarafların mali durumlarına, davalının kusur derecesine, ihlalin niteliğine göre 5.000,00 TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, 9. sınıf Dil ve Anlatım Soru Bankası, 9. sınıf Edebiyat Soru Bankası, 9. sınıf Edebiyat Kazanım Tarama Testi, 10. sınıf Dil ve Anlatım Soru Bankası, 10. sınıf Edebiyat Soru Bankası, 11. sınıf Dil ve Anlatım Soru Bankası, 11. sınıf Edebiyat Soru Bankası kitapları ile ilgili davacıya ödenmediği tespit edilen toplam 71.028,00 TL telif bedelinin yarısına 30.01.2013, diğer yarısına ise 30.06.2013 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanarak, faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının adına 10. sınıf Edebiyat Soru Bankası ve 9. sınıf Edebiyat Soru Bankası isimli kitaplarda yazar olarak yer verilmemesi nedeniyle 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10. sınıf Edebiyat Soru Bankası ve 9. sınıf Edebiyat Soru Bankası isimli kitaplarda yazar olarak davacının adına yer verilmeksizin bu kitapların davalı tarafça basılmasının yasaklanmasına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı tarafça istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında imzalanan sözleşmeler uyarınca davacıya satışı yapılan kitaplar için satış sayısına göre satış bedelleri üzerinden %6 oranında telif ücreti ödenmesi gerektiği kararlaştırılmış ise de dava konusu kitaplar için alınan bandrol sayısına göre davalının ticari defterlerinde satış kayıtları yer almayan kitapların mevcut olduğu, ancak davalının bastırılan tüm kitapları satmış olmasının da mümkün olmayabileceği, bu hususların toplanan deliller nazarında açık bir biçimde ortaya konulamadığı, davalı vekilinin 19.09.2019 tarihli celsede, satılmayan kitapların imha edildiğine yönelik savunmada bulunduğu, her ne kadar rapora itiraz dilekçesi ekinde imha tutanakları sunulmuş ise de, bu tutanakların süresinde usulünce ileri sürüldüğünün kabul edilemeyeceği, kaldı ki, her zaman sonradan düzenlenen tek taraflı belge mahiyetinde oldukları, bu nedenle aksi yöndeki istinaf başvuru nedenlerinin yerinde olmadığı, gerek net satış miktarının tam olarak tespit edilememiş olması, gerekse bandrol sayısınca satış olmayabileceği ihtimalinin de olması birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasında menfaat dengesinin sağlanabilmesi için 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 50. maddesi uyarınca tazminat miktarının re'sen belirlenebileceği, bu durum karşısında, somut olayın özellikleri, bilirkişi raporunda yapılan tespitler ile tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alınarak, 50.000,00 TL telif bedelinin davacıya ödenmesinin dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun olacağı, ancak davacının yazarı olduğu 10. sınıf Edebiyat Soru Bankası ve 9. sınıf Edebiyat Soru Bankası kitaplarının 2013 yılı baskılarında davacının adına yer verilmeyerek 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (FSEK) 15. maddesinde yer alan adın belirtilmesi manevi hakkının ihlal edildiği, tarafların mali durumlarına, davalının kusur derecesine, ihlalin niteliğine göre 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin hakkaniyete uygun olduğu, sözleşmeler gereğince telif ücretlerinin yarısı için, sözleşme kaspsamında temerrütün gerçekleştiği 30 Ocak 2013, diğer yarısı için ise temerrütün gerçekleştiği 30 Haziran 2013 tarihlerinden itibaren yasal faiz yürütülmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, diğer yandan, davacının davayı belirsiz alacak davası olarak açtığı, bu nedenle kısmi davalarda olduğu gibi, alacağın dava edilmeyen kısmı için ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesinin mümkün olmadığı, alacağın tamamına temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden davanın kısmen kabulüne dair yeniden esas hakkında hüküm kurulması ile davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş, karar, davalı tarafça temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının eser sahibi olduğu dava konusu bir kısım kitaplarla ilgili sözleşme gereğince ödenmesi gereken telif bedellerinin ödenmediği, bir kısım yardımcı ders kitaplarından isminin çıkartılarak yayınlandığı iddiasıyla açılan telif tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 27.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı