Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/5304 E., 2025/3430 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/5304 E., 2025/3430 K. (15.05.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5304
Karar No
2025/3430
Karar Tarihi
15.05.2025

11. Hukuk Dairesi 2024/5304 E. , 2025/3430 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI :2022/865 Esas, 2024/1137 Karar HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2020/144 E., 2020/349 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin "..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “... TARIM+ŞEKİL” ibareli 2019/49925 sayılı marka tescil başvurusuna itirazlarının nihai olarak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, oysa müvekkili şirketin, 1923 yılında faaliyetlerine başlayarak pastırma ve sucuk başta olmak üzere 100’e yakın özellikle et ve et mamulü gibi ürünlerde üretimine devam ettiğini, YİDK kararına konu olan "... TARIM" ibareli 2019/49925 sayılı markanın, müvekkili adına tescilli "..." unsurlu markalar ile aynı/ayırt edilemeyecek ve kamuoyunda iltibasa yol açacak derecede benzer olduklarını, marka başvurusunda dikkate alınması gereken hususun kelime unsuru olarak "..." ifadesi olduğunu, marka başvurusunda her ne kadar farklı ... görseli kullanılmış olsa da bunun farklılık yaratmaktan öte müvekkilline ait ... görselinin türevi olabileceği ihtimalini barındırdığını, müvekkili şirket tarafından vücuda getirilen "..." unsurlu markaların Paris Sözleşmesi anlamında da tanınmış markalar olduğunu, müvekkillerinin "..." esas unsurlu markalarının gerçek hak sahibi olduğunu, başvurunun kötüniyetli olduğunu ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK'in 2020-M-1176 sayılı kararın iptali ile dava konusu 2019/49925 başvuru numaralı “... TARIM+ ŞEKİL” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı Şirket davaya cevap vermemiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; başvuruya konu “... Tarım” ibareli markanın bir bütün olarak davacının "..." ibareli markalarından farklı bir algılama yarattığını, davalı markasının, 35. sınıfta yer alan hizmetler üzerinde tescil olunmak istendiğini, davacı markalarının gıda emtiaları ve onların satışına ilişkin hizmetler üzerinde tescilli olduğunu, aralarında benzerlik ya da ilişkilendirilme ihtimalinin mevcut olmadığını, başvuru konusu marka davacı markalarına benzer olmadığından, tanınmışlığın huzurdaki davaya etkisi olmadığını, başvurunun kötüniyetle yapıldığı yönünde kanaat oluşmadığından kötüniyet iddiasının yerinde görülmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna göre taraf markalarında yer alan tek ortak nokta olan “...” ibaresinin tek başına markaları benzer kılmadığı, markalarda yer alan farklı ibarelerin söz konusu benzerliğin derecesinin düşmesine neden olduğu, görsel açıdan, markalarda yer alan ortak ibareyi betimleyen şekil kompozisyonlarının ise ilk bakışta anlaşılacak şekilde farklı olduğu, taraf markalarının bu hali ile karıştırılma ihtimaline neden olabilecek derecede benzer olmadıkları, davalının başvurusu nedeniyle davacı markaları açısından tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği kanaatine varılamadığından, dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) 6/5 maddesinde yer alan koşullar oluşmadığı gibi taraf markaları arasında SMK’nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı ve dolayısıyla tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı, davalı şirketin kötüniyetli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "... TARIM+ŞEKİL" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira başvuruda "..." unsurunun öne çıkarılmadığı, "..." ibaresinin davalı şirketin ticaret unvanına vurgu yaptığı, markalarda yer alan şekil unsurlarının da benzer olmadıkları, bu itibarla, davacının, markalar arasında iltibas olduğu yönündeki iddiasının yerinde bulunmadığı, marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından ve SMK'nın 6/5. maddesinde öngörülen hallerin gerçekleşeceği ispat edilmediğinden, davacı markalarının tanınmış olmalarının da tescil engeli oluşturmayacağı, başvurunun kötüniyetli yapıldığının ispat edilemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: YukarIda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 15.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı