Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/5141 E., 2025/4158 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/5141 E., 2025/4158 K. (16.06.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5141
Karar No
2025/4158
Karar Tarihi
16.06.2025
Konu
Tazminat

11. Hukuk Dairesi 2024/5141 E. , 2025/4158 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1803 Esas, 2024/599 Karar HÜKÜM : Asıl ve birleşen davada davanın kabulü Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı .... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Asıl davada ve birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalılardan .... şirketi arasındaki ticari ilişki kapsamında avans olarak verilen çekin karşılığında mal tesliminin gerçekleşmediğini, çekin bedelsiz kaldığını belirterek 30.09.2016 tarihli 95.000,00 TL, 05.11.2016 tarihli 90.000,00 TL, 31.12.2016 tarihli 150.000,00 TL ve 30.11.2016 tarihli 100.000,00 TL bedelli çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespitiyle çeklerin iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... ..vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirkete kayyım atandığını, daha sonra şirketin TMSF'ye devredildiğini, ceza dosyalarının beklenmesinin gerektiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde 2016 yılının başında yapıldığı iddia edilen sözleşmenin mahkemeye sunulmasını talep ettiklerini, davacı tarafın teslimi söz konusu olan malların fiyatının indirimine gidilmesi talebi karşısında bu talebin kabul edilmediğini, bunun üzerine anlaşma sağlanamadığını, bu hususta anlaşma sağlanamamışken malların teslim edilmesinin ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkili şirket ile diğer davalıların bağımsız ayrı tüzel kişilik olduklarını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket ile diğer davalıların bağımsız ayrı tüzel kişiliğe sahip olduklarını, müvekkili ile davacı arasında herhangi bir hukuki ilişki bulunmadığını savunarak davanın reddi ne karar verilmesini istemiştir. 3.Davalı .... Halı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket ile diğer davalıların bağımsız ayrı tüzel kişiliğe sahip olduklarını, müvekkili ile davacı arasında herhangi bir hukuki ilişki bulunmadığını savunarak müvekkili şirket aleyhine açılan haksız ve usul ve yasaya aykırı davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 4.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; asıl ve birleşen davaya konu çekleri iyiniyetli üçüncü kişi olarak devraldıklarını, davalı ... A.Ş'ye finansman sağladıklarını, şahsi defilerin kendilerine karşı ileri sürülemeyeceğini, davacı şirketin faktoring işlemi içinde olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, asıl ve birleşen dava, menfi tespit ve çek istirdadı istemlerine ilişkin olup, davalı ... şirketinin çekleri iktisabında ağır kusurlu olduğu, çekler hakkında, keşideci olan davacıya başvurması halinde davacının borcu teyit etmeyeceği, çekleri avans olarak verdiğini ve karşılığında mal alamadığını, bu nedenlerle de çeklerin bedelsiz kaldığını öğrenme imkanı varken anılan davalının bu araştırmayı yapmamış olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kabulüne, kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, karar, davacı ve davalı .... vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı ve davalı .... vekillerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacı keşidecinin çekler nedeniyle faktoring şirketi ve davalılara karşı menfi tespit istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı ve davalı .... vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 16.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! c96e4d4bf4a1da87 b84b9ca22504c83d

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı