11. Hukuk Dairesi 2024/4948 E. , 2025/3044 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/834 Esas, 2024/983 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/220 E., 2021/432 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 2016/70614 sayılı ''...'' ibareli marka tescil başvurusuna karşı ''FORM'' esas unsurlu markaları ve ''FORM'' ibaresini ihtiva eden tasarımları ile iltibas oluşturacağını, markalarının tanınmış olduğunu ve hak sahipliğinin mevcut olduğu gerekçeleriyle itirazda bulunduklarını, ancak itirazlarının nihai olarak reddedildiğini, müvekkilinin ''FORM'' markalarını ilk olarak 1990 yılında tescil ettirdiğini ve bu marka üzerine büyük yatırımlar gerçekleştirdiklerini, müvekkilinin çok sayıda ''FORM'' ibaresi içerir tescilinin bulunduğunu, ayrıca başvurularının WIPO nezdinde de tescilli olduğunu, yine ''FORM'' ibaresi içerir tasarım tescillerinin de bulunduğunu, dava konusu marka ile müvekkilinin ''FORM'' markalarının tescil edildiği sınıfların benzer olduklarını, müvekkilinin markalarının tanınmış olması nedeniyle alelade markalara göre koruma alanının daha geniş olduğunu, dava konusu markanın bütün sınıflarını kapsar şekilde hükümsüzlüğünün gerektiğini ileri sürerek davaya konu Yeniden Değerlendirme ve İnceleme Kurulu (YİDK) kararının iptali ile dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ''...'' markası altında faaliyet gösterdiğini, "FORM"' kelimesinin dilimize yabancı dilden geçmiş ve bir şeyin istenilen ve olması gereken durumu anlamında kullanıldığını, eva ibaresinin ise ..., ilk yaratılan kadın anlamına geldiğini ve bu şekilde forma ulaşmak gibi bir anlam verilmeye çalışıldığını, ayrıca markanın FOR ve MEVA olarak ayrılabileceğini, meva ibaresinin ... anlamına geldiğini, for ibaresinin İngilizce kökenli olup için anlamında kullanıldığını ve böylece ... için anlamına geldiğini, taraf markaları arasında yazılış ve okunuş bakımından farklılıklar bulunduğunu, hiçbir müşterinin bu iki markayı karıştırmayacağını, davacı markalarının ağırlıklı olarak 30. sınıfta, az sayıda markasının ise 05, 29, 30, 32 ve 38. sınıflarda tescilli olduğunu, müvekkilinin markalarının ise 05, 43 ve 44. sınıflarda tescilli bulunduğunu, davacının 30. sınıf emtiaları dışında fiili kullanımının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka ile davacı yan markaları arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (KHK) 7/1-b maddesi anlamında ayniyet ya da ayırt edilemeyecek düzeyde benzerlik bulunmadığı, KHK'nın 8/1-b bendi anlamında da benzer görülen emtialarda markaların yalnızca "FORM" ibaresinden kaynaklı olarak iltibasa yol açacak düzeyde bir benzerlik taşımadığı, KHK'nın 8/4. maddesinin şartlarının somut uyuşmazlıkta oluşmadığı, davacı yanın KHK'nın 8/5. madde çerçevesinde üstün bir hakkının mevcut olmadığı, başvuru konusu markanın kötüniyetli tescil edildiğinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 05.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! f64ebbc434e15c06 74a37270f0df62a1