Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/4637 E., 2025/3042 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/4637 E., 2025/3042 K. (05.05.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4637
Karar No
2025/3042
Karar Tarihi
05.05.2025

11. Hukuk Dairesi 2024/4637 E. , 2025/3042 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1472 Esas, 2024/557 Karar HÜKÜM : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/666 E., 2021/64 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirket aleyhine ihtiyati haciz talebinde bulunulduğunu, verilen ihtiyati haciz kararından sonra esas takibe geçildiğini, takibe dayanak bonoların dava dışı borçlu ... tarafından düzenlenip alacaklı ...'a teslim edildiğini, bu bonolarda müvekkili şirketin kaşesinin bulunmadığını, ancak davalının sonradan kaşe basarak müvekkili şirketi borçlu konumuna düşürdüğünü, üç adet toplam 360.000,00 TL'lik bono üzerine müvekkili şirketin kaşesini vurduğunu ve bu şekilde icra takibine başlandığını, haciz tehdidi altında müvekkilinin 435.155,00 TL dosya borcunu ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek davalıya ödenen 435.155,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiline ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, takip dosyasına dayanak senet asıllarında davacı şirketin kaşesi olduğu halde müvekkiline teslim edildiğini, davacı tarafından sunulan senet fotokopileri yanında asılları elden teslim aldım ibaresi ve imzanın müvekkiline ait olmadığını, takip dayanağı senetlerin ... tarafından hazırlandığını, müvekkiline teslim edildiğini, senetler üzerinde isim yazılmadığını, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/2972 sayılı soruşturma sayılı dosyasında takipsizlik kararı verildiğini, müvekkilinin davacı şirketten halen alacaklı olduğunu, protokolün tarafların iradesi ile imzalandığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, taraflar arasında imzalanan ve savcılık soruşturma evrakı ile de değerlendirilen 13.03.2017 tarihli protokolün incelenmesinde, alacaklı ... ile borçlu ... İnşaat Ltd. Şti. arasında akdedildiği, Antalya 2. İcra Dairesinin 2016/13805 E. sayılı dosyasında takibe konu borcun tahsil harcı hariç 417.955,00 TL olduğu, bu borçtan peşinat olarak verilen 110.000,00 TL'nin mahsup edildiği ve kalan borç için şirket tarafından verilecek çeklerin vade ve miktarlarının ayrıntılı olarak belirtildiği, tarafların bu protokol ile birbirlerini ibra ettiklerini bildirdikleri, ayrıca protokolün ikinci sayfasında 17.200,00 TL tahsil harcının da borçlu şirket tarafından ödeneceğinin, borçlu taahhütlerini yerine getirdiğinde icra dosyasından feragat edileceğinin ve şirketin Antalya 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nde açtığı davadan da feragat edeceğinin kararlaştırıldığı, sözleşme tarihinden sonra tarafların birbirlerinden hiçbir nam ve ad altında bedel talep etmeyecekleri hususunda anlaştıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, istirdat istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 05.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 02e2bec795ad1f59 bbf0719dab2ddd35

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı